Kendisini ‘AK’lamaya çalıştı, yine de başaramadı!

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

sozsoy

SEDAT ÖZSOY’UN 22 DÖNÜMLÜK “YOL ARTIĞI” KURNAZLIĞI!

SARIYER BELEDİYESİ’NİN; ŞU AN ÜZERİNDE İSTİNYEPARK BULUNAN 22 DÖNÜM MÜSTAKİL TAPULU ARAZİSİNİ SÖZDE “YOL ARTIĞI” DİYE GÖSTERİP İHALESİZ, KDV’SİZ VE 1 YIL TAKSİTLE ÜSTELİK VADE FARKSIZ SATTIĞI ORTAYA ÇIKTI!

İSTİNYEPARK’ın üzerinde kurulduğu 22 dönümlük belediye arazisini kıyak bir protokolle DOĞUŞ’a sattığı ortaya çıkan Sedat Özsoy, yandaş gazeteleri toplayıp basın açıklaması yaptı, kendini savundu. 22 dönüm müstakil tapulu belediye arazisini sözde “yol artığı” gösterip, DOĞUŞ’a; ihalesiz ve KDV’siz sattığı anlaşılan Özsoy, basına dağıttığı belgeyle de kendi kendini yalanladı… İşte Sarıyer Belediyesi’nin 22 dönümlük arazisinin ANAP’lı Sedat Özsoy döneminde nasıl iç edildiğini gösteren olaylar ve basın açıklamasıyla kamuoyunu yanıltmak isteyen Özsoy’u yalanlayan gerçekler;

1-4

SATILAN YERLER; YOL ARTIĞI DEĞİL, BELEDİYENİN MÜSTAKİL TAPULU ARAZİSİYDİ

Sarıyer Gazetesi, AK Parti aday adayı Sedat Özsoy’un, Sarıyer’de belediye başkanlığı yaptığı dönemde İstinyepark’ın üzerinde kurulduğu 21.750 metrekarelik belediye arazisini kıyak bir protokolle Doğuş’a sattığını BELGELEMİŞTİ. Tamamı 22 ayrı parselden oluşan toplam 21 bin 750 metrekare büyüklüğündeki belediye arazisinin “yol artığı” olmamasına rağmen sanki yol artığıymış gibi satıldığı ve Sedat Özsoy’un DOĞUŞ’a 2001 yılı rakamıyla yaklaşık 1.2 trilyon KDV kıyağı ile 12 ay faizsiz taksitli ödeme jesti yaptığı ortaya çıkarmıştı.

ANAP sonrası AK Parti’de Sarıyer Belediye Başkan Yardımcılığı yapan Yılmaz Karakaya’nın İSTİNYEPARK arazisinin satışındaki usulsüzlükleri ortaya çıkarıp, yasa dışı satışın Cumhuriyet Savcılığı’na bildirilmesini isteyen resmi başvurusu ise o günkü siyasi dengeler yüzünden sümen altı edilmiş, olay kapatılmıştı. Sarıyer Gazetesi yaklaşık 20 gün önce İSTİNYEPARK arazisiyle ilgili bu gerçekleri tüm detayları ve belgeleriyle yayınlamış, Özsoy’un devleti trilyonlarca lira zarara uğrattığını yazmıştı…

20 GÜN SONRA KENDİNİ SAVUNDU AMA …

İşte Sarıyer Gazetesi’nin ortaya çıkardığı bu rezalet gündeme bomba gibi düştü. AK Parti’den aday adaylık mücadelesi veren eski ANAP’lı ve MHP’li Sedat Özsoy, SARIYER GAZETESİ’nde yayınlanan bu haberden sonra gerek İl Başkanlığı gerekse Genel Merkez’den gelen “Bu konuda basın açıklaması yap, kendini savun” tarzındaki telkinler üzerine 20 gün aradan sonra gecikmeli olarak bir basın toplantısı düzenledi. Pazar günü AK Parti İl Başkanlığı’na çağrılan ve SARIYER GAZETESİ’nin ortaya çıkardığı haber ve yayınladığı belgelerle ilgili kamuoyunu bilgilendirmesi istenen Özsoy, (pazartesi) akşam saatlerinde İstinye Sosyal Tesisleri’nde bir basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısına sadece AK Parti’ye yakınlığı ile bilinen yandaş gazeteler çağırılırken, asıl haberi yayınlayan Sarıyer Gazetesi ise özellikle davet edilmedi. Sedat Özsoy’un basın toplantısı esnasında hemen yanında; CHP’li Sarıyer Belediyesi’nin resmi avukatı aynı zamanda AK Parti İlçe Yöneticisi Şevket Cankur ile Avukat Abdullah Akşahin ve eski ANAP’lılar da hazır bulundu.

sedat-belge-detay

21.750 METREKARE “TAPULU” ARAZİYİ SÖZDE YOL ARTIĞI GÖSTERİP, 17. MADDEYE GÖRE KDV’SİZ SATMIŞLAR

Sedat Özsoy, yandaş gazetelere yaptığı basın açıklamasında, İstinyepark arazisinin satışının yasal olduğunu ve söz konusu arazinin İmar Kanunu’nun 17. maddesine göre “yol artığı” olduğu gerekçesiyle KDV’siz olarak satıldığını iddia etti. Özsoy, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 17. maddesi gereğince bu tür satışlardan KDV alınmayacağını gösteren ve Maliye Bakanlığı İstanbul Defterdarlığı’ndan alınan bir belgeyi de basın mensuplarına dağıttı.

Yandaş basın da Özsoy’u aklamak için sözde o belgeyi manşetlere çıkardı. Oysa Özsoy’un dağıttığı o belge; bizzat kendisini yalanlayan ve satışın usulsüz yapıldığını gösteren bir belgeydi. Peki nasıl mı? İşte Özsoy’un “yol artığı” cinliği ve bu araziyle ilgili peş peşe yapılan usulsüzlükler zinciri;

[nggallery id=68]

MÜSTAKİL TAPULU BELEDİYE ARAZİSİNİ “YOL ARTTIĞI” STATÜSÜYLE SATTILAR, DEVLETİ KDV ZARARINA SOKTULAR!

  • 1- Hemen belirtelim, Sedat Özsoy’un “yol artığı” diyerek sattığı arazi, resmi olarak yol arttığı statüsünde değil. Çünkü 22 parselden oluşan 21.750 metrekarelik bu arazi tamamen SARIYER BELEDİYESİ’nin üzerine tapulu araziydi. Tapulu arazinin yol artığı olması ve bu statüyle satılması diye bir durum söz konusu olamaz. Dolayısıyla bu arazilerin tamamı Sarıyer Belediyesi üzerine müstakil tapulu ve haliyle her birisinin parsel numarası vardı. Üstelik yaklaşık 22 dönüm büyüklüğündeki bir arazinin yol artığı olması mümkün değil. Bu yüzden bu arazinin 17. madde statüsüyle yani KDV’siz olarak satılması yasal değil.
  • 2- Bu arazilerin, Sarıyer Belediye Meclisi’nden yetki alınarak satılması gerekiyordu, oysa Özsoy konuyu meclise dahi getirmedi. Çünkü bu arazilerin satışını sözde “yol artığı” olarak göstererek konuyu meclis dışına çıkardı. Belediye meclisini saf dışı bırakıp encümen kararı aldırdı.
  • 3- Sedat Özsoy, 15 Mayıs 2001 tarihli encümen kararından sonra tek başına hareket edip belediye başkanlığı sıfatını kullanarak yasal yetkisi olmadığı halde 10 Temmuz 2001 tarihinde Doğuş Turizm Sağlık Yatırımları ve İşletmeciliği San. ve Ticaret A.Ş ile özel bir protokol imzaladı. Oysa bu protokolün yapılabilmesi için meclis onayı gerekmekteydi. Üstelik protokolün onaylanması için de meclis şartı bulunuyordu.
  • 4- Altında Sedat Özsoy’un imzası bulunan protokolün C maddesinde; “Bu satışla alakalı olarak meri mevzuata göre; her hangi bir KDV taahhuk ve dolayısıyla tediyesinin gerek olmadığı” ifadesi yer alıyordu. Oysa D maddesinde ise KDV’yle ilgili ilerde ortaya çıkacak borcun alıcıya ödetilmesini içeren bir madde konulmuştu. Dolayısıyla protokoldeki D maddesi, KDV konusunda Özsoy’un kendinden emin olmadığını ve gelecekte de kendisini güvence altına almak istediğinin açık ispatıydı.
  • 5- Sedat Özsoy, Doğuş Grubu’yla yaptığı ikili protokol ile, belediyenin bu satıştan alacağı 7 trilyon 73 milyar 625 milyonu yasal olmadığı halde kişisel inisiyatif kullanarak 12 ay vadeye böldürdü. Buna göre 1 trilyon 73 milyar 625 milyon peşin ödenirken kalan 6 trilyona ise aylık 500 milyar lira 12 ay taksit yapıldı. Bu taksitlendirme karşılığında hiçbir fiyat farkı istenmemiş böylece Sarıyer Belediyesi, en gözde arazisinin parasını peyder pey almıştı. Kamu alacaklarının taksitlendirilmesi durumunda fiyat farkı işlettirilmesi gerekirken belediye ise alacaklarını faizsiz olarak tahsil etmiş oldu.

SONUÇ olarak; Sedat Özsoy düzenlediği basın toplantısında kamuoyunu yanıltmak istemiş ve bu dev satıştaki usulsüzlükleri örtbas etmeye çalışmıştır. Sarıyer Belediyesi’nin İstinye’deki en değerli arazisi, “yol artığı” olmadığı halde yol artığı statüsünde gösterilerek ihalesiz, KDV’siz ve vade farksız 12 ay taksitle Doğuş’a adeta peşkeş çekilmiştir.

Oysa bu arazi; meclisten yetki alınarak, ihale yöntemiyle ve kıyak protokol yapılmadan satılmış olsaydı Sarıyer Belediyesi trilyonlarca lira fazladan gelir elde edecek, devlet de 2001 yılı rakamıyla tam 1.2 trilyon lira KDV gelirinden olmayacaktı.

TURBAN KONUSUNDA CAN ALICI SORU!

Hatırlanacağı üzere Sedat Özsoy, Kilyos Turban Tesisleri‘ni kendi partisinden yakın arkadaşı ve başkanı olduğu Sarıyerspor’un yöneticisi olan Erdal Delikara’ya kiraya vermiş, belediye tahsil edemediği trilyonlarca lira kira geliri yüzünden zarara uğratılmıştı. Turban’da o dönemden kalan kira alacakları bugün bile halen daha tahsil edilebilmiş değil.

Yandaşların katıldığı basın toplantısında kendisini savunan Özsoy, TURBAN’da devleti zarara uğratmasını ise “Bizden sonraki belediyeler TURBAN’dan kalan kira alacaklarını neden tahsil etmedi” diyerek geçiştirmiş ve topu AK Partili Yusuf Tülün’e atmış oldu.

Ancak kimse kendisine “Neden işi ehline değil de yandaşına verdin” diye sormadı, soramadı. Üstelik; işletmeci Erdal Delikara’nın ihale şartnamesinde belirtilen “TURBAN’ı işletecek kişinin en az 4 yıldızlı otel işletme belgesi sahibi olmalıdır” şeklindeki bir belgeyi dosyaya koyamadığı biliniyor. Ayrıca Özsoy’un, mahkemenin feshettiği kira sözleşmesine rağmen TURBAN’da, işletmeci Delikara’ya bir süre daha resmi işletme hakkı verdiği görülüyor.

Bu arada 11 Mayıs 2002 tarihinde Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Yalçın Bayer’in “Kilyos Turban’ın başına gelenler” başlıklı yazısındaki Sedat Özsoy ile Turban arasındaki ilişki bağını anlatırken kullandığı ifade oldukça dikkat çekici ;”… İnanmak istemiyorum ama Başkanın da gizli ortağı olduğu konuşuluyor. ” Hürriyet Yazarı Bayer; Sedat Özsoy’un TURBAN’ın gizli ortağı olduğu yönünde ortalıkta dolaşan iddiaları “İnanmak istemiyorum ama” diyerek o dönemki gazetesinde işte böyle köşesine taşımıştı. Biz de inanmak istemiyoruz ama diyerek o yazıyı tekrar okumanızı öneriyoruz! (İşte Yalçın Bayer’in o köşe yazısı)

sedat-ozsoy-sariyergazetesi

sedat-ozsoy

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Bu haber 19 Kasım 2013 tarihinde yayınlanmıştır. (5 sene önce)

Habere yorum yaz