AK Parti Sarıyer’i neden kaybetti? İşte o nedenler;

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

ayrac

Genel Yayın Yönetmenimiz Bekir Batu, AK Parti’nin seçimi neden kaybettiğini yorumladı. AK Parti’nin ve Sedat Özsoy’un Sarıyer’de belediyeyi kazanacağını düşünmek, sokağın nabzını anlayamayanların başından beri düştüğü tipik bir yanılgıdan ibaretti. Dünden itibaren AK Parti içinde yaşanan hayal kırıklığının büyüklüğüne bakılırsa, partinin Sarıyer’de sokaktan ne kadar kopuk olduğunu hep birlikte bir kez daha görmüş olduk…

ayrac

Peki AK Parti ve Sedat Özsoy Sarıyer’i bir kez daha neden kaybetti, 25 bin farklık hezimet nasıl yaşandı? İşte ana nedenleri;

bekirbatu-ak-parti-neden-kaybetti

1- AK Parti’nin Sarıyer’deki başarısızlığının en büyük nedeni mevcut İlçe Başkanı Hüseyin Özdemir ve onun her hatasını sahiplenen, koruyan kollayan hemşerisi Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem’dir… İkili arasındaki hemşericilik ve abi kardeşlik boyutu o denli ileri gitmişti ki Özdemir, bu müthiş referansı hep kendi hatalarını örtmek için kullandı, kendisini bu sayede Sarıyer’de hesap sorulamaz hale getirdi. Öyle ki Ekrem Abi’nin sayesinde İl Başkanlığı’nın bile kendisine karışamadığı, hatalarını sorgulayamadığı bir kişi olarak sivrildi. Adı konulmaz bir dokunulmaz zırhına büründü ve bu zırhı partisi için değil kendi siyasi ve ticari geleceği için kullandı. Adeta siyasi özerklik ilan etti, Sarıyer’i, İl Başkanlığı’nın bile söz geçiremediği tek ilçe haline getirdi. Her ne kadar resmiyette kendi üzerine dikkat çekici bir serveti bulunmasa da onun, belediyelerden ve 3. şahıslar üzerinden aldığı trilyonluk ihaleler sayesinde müthiş bir zenginliğe sahip olduğu ilçede herkesin dilindeydi. Bu yüzden parti içinde saygınlığı, güvenirliği, dava adamlığı ve aldığı kararları hep tartışılır hale geldi. Onun, Sedat Özsoy’un adaylığına “kontrol edilebilir ve yönetilebilir” bir aday özlemiyle destek verdiği herkesin malumuydu. Kısaca Ekrem Abi ile Özdemir’in aldıkları kişisel kararlar, partinin genel menfaati için alınmış kararlarmış gibi teşkilata dayatılmak istendi. Sarıyer; sokağın ve teşkilatın görüşü sorulmadan abi-kardeş mantığıyla yönetilmeye çalışıldı. İkili arasında bugüne kadar alınan hatalı kararları denetleyen yada hesap soran hiç kimse olmadı, olamadı. Çünkü Ekrem Abi sadece 1 numaraya hesap verebiliyordu.

ayrac

2- Sedat Özsoy; aday olarak hatalı bir tercihti. Başbakan’a ve parti üst yönetimine yanlış ve eksik bilgilerle tanıtıldı. Topbaş’ın da referans olması son anda Başbakan’ın hatalı tercih yapmasına ve yanlış aday seçmesine neden oldu. Bugüne kadar 2 kez (şimdi 3 oldu) seçim kaybetmiş ve 4 parti değiştirmiş bir kişi, besleme gazetenin sipariş haberleriyle “efsane başkan” diye lanse edilerek tepe yönetimine pazarlandı. Aklı selim hiç kimse “Bu nasıl efsane ki peş peşe 2 kez seçim kaybetmiş. Efsanelik ancak uzun yıllar hizmet eden ve kalıcı eserler bırakan kişilere yakışır. Madem halk onu o kadar çok seviyordu neden her seçimde tekrar onu seçmedi” diye sormadı, soramadı. Parti içindeki bazı çıkarcılar ve yalakalar Özsoy’u “Şükrü Genç ondan çok korkuyor, bu yüzden onun hakkında yalan yanlış haberler yaptırıyor” diyerek müthiş bir PR çalışmasıyla siyaseten pazarladı ve neredeyse herkesi de buna inandırdı. Oysa Şükrü Genç, aynı Sedat Özsoy’u bir önceki seçimde 30 bin farkla yenmişti, dolayısıyla hiç kimse çıkıp da “Öyleyse o zaman asıl Sedat Özsoy, Şükrü Genç’ten çekinmeli” diye sormayı akıl edemedi…

Sonuç itibariyle Sedat Özsoy, Sarıyer’de bazı çevreler tarafından gerçekten sevilen ve belli bir oy potansiyeli olan bir adaydı, ancak Özsoy’un getireceği oyları hesaplayanlar onun partiden götüreceği oyları hiç mi hiç dikkate almadılar. Örneğin, en basitinden MHP tabanının Özsoy’a kesinlikle oy vermeyeceğini göremediler. Göstermelik transferlerle “MHP, Sarıyer’de bizi destekliyor” havası yaratılmaya çalışıldı. Ancak bu sadece Ankara’yı kandırmaya yönelik tipik senaryolardan biriydi ve beklendiği üzere sokağa yansıyan pozitif bir durum olmadı, aksine bu taktik MHP tabanını Şükrü Genç’e daha da yaklaştırdı. Bu arada siyasette çok tanınmak bazen dezavantaja dönüşebilir, kimi zaman hiç tanınmamak yepyeni bir sayfa anlamına gelebilir. İşte Selami Uzun ismi Sarıyer’de bu yüzden çok büyük bir şanstı, ancak AK Parti onu Sarıyer uzantılı basit ayak oyunlarına kurban etti. Uzun da Sarıyer’i kazanamayabilirdi ancak hiç değilse Sarıyer’de böylesi utanç verici bir hezimet tablosunun yaşanmasına izin vermezdi. Üstelik Sarıyer Belediye Meclisi’ne çıtası çok daha yüksek isimlerin girebilmesi sağlanarak Sarıyer’e önemli bir katkı sağlanmış olurdu. “Sarıyer’e uzun uzuuuun baktı” diye haber yaptırdıkları Uzun’u Sarıyer siyasetinde şarampole yuvarlayanlar, gittikleri yolun uçurum olduklarını ancak 30 Mart gecesi anlayabildiler… Aynı şekilde bir Şems Çakıroğlu ismi de heba edilmemeliydi…

ayrac

3- AK Parti’nin meclis üyesi listesi bir iktidar partisinin listesine yakışmayacak kadar çıtası düşük isimlerden oluştu. İçlerindeki kaliteli isimler azınlıkta kaldı ve toplumda listeye karşı genel olarak “olumsuz” bir intiba uyandırdı. Hüseyin Özdemir ve ekibinin listeyi daha güçlü göstermek için yapmadıkları cinlik kalmamasına rağmen bu algı değiştirilemedi. Listedeki ilkokul mezunlarının lise, liselilerin de üniversiteli gibi gösterilmeye çalışılması ise tam bir komediden ibaretti. Öyle ki serbest meslek sahipleri, tek tuşla işletmeci ve esnaf oluvermişti. Bu yüzden liste, parti içinde ve dışında hep tartışma konusu oldu. AK Partililer, “En azından CHP listesinden iyiyiz” diyerek kendilerini teselli etmeye çalıştılar. Evet CHP’nin de listesi kötü sayılırdı ancak bu durum, AKP’nin ayıbını örtmesine yetmiyordu. Bu arada listeye alınmayan deneyimli meclis üyeleri ve çok sayıda etkili isim bu süreçte partiye hep oy kaybettirdi.

ayrac

4- AKP İlçe Başkanı Hüseyin Özdemir ve onun gölgesindeki bazı isimler, malum yandaş gazetenin yalan yanlış haberleriyle masa başında ilçedeki siyasi dengeyi kendi lehlerine çevireceklerini sandılar. Öylesi aleni konularda bile yalan haberler yapıldı ki, resmen “Sarıyer halkının aklıyla dalga geçilmeye, alay edilmeye” çalışıldı. Haberler o denli çarpıtıldı ki “Normal bir ticari belge bile, sanki yolsuzluğun belgesiymiş” gibi gösterilmeye, Şükrü Genç’e nasıl iftira atarız diye kullanılmaya çalışıldı. Yalan haberler ve Şükrü Genç’e yönelik tüm bel altı haberleri, AKP’nin beklediğinin aksine CHP’ye yaradı. Tüm bu haberler Şükrü Genç’in halk tarafından sevilmesini önleyemedi, aksine halktan karşılık bulamadı. Sarıyer halkının, Şükrü Genç’e olan sevgisini hafife alanlar, bu gönül bağını yalan haberlerle koparmayı başaramadılar. Şükrü Genç’in halkçılığının bu denli oya dönüşeceğini hiç  mi hiç hesaba katmadılar, üstelik onun bu yönünü kimi zaman alay konusu yaptılar.

ayrac

5- AKP Sarıyer’de, her sıkıştığında rakip parti CHP’nin içerisini karıştırmaya çalıştı, zaman zaman kendisine oksijen alanı yaratmayı başardı. Bunu hem malum yerel gazetenin yalan haberleriyle hem de parti içindeki siyasi hainleri kullanarak gerçekleştirmek istedi. Bu süreçte fiilen AKP’ye çalıştığı bilinen Erol Aydın ve ekibine çok fazla bel bağlandı. Erol Aydın ve ekibinin CHP’yi ciddi oranda böleceğine inandılar ve kendilerinin yapmaları gereken muhalefeti onlara yüklediler. Erol Aydın’ın ekibi de AKP’lilere mahcup olmamak için canla başla çalıştı, gerek sosyal medyada gerekse sahada Şükrü Genç’e oy yok diyerek çaktırmadan Sedat Özsoy’a oy istediler. Seçimden bir önceki gece ve seçim günü sosyal medya üzerinden “Şükrü Genç’e oy yok” fotoşoplarıyla halkı CHP’ye karşı kışkırtmaya kalkıştılar. Bu arada malum gazeteye yaptırılan sipariş röportajlar ve uyduruk suç duyurusu haberleri AKP’lileri boş yere umutlandırdı. AK Parti, sokakta çözüm odaklı projeler üretip halkın güvenini ve oylarını kazanacağına, işin kolayına kaçıp CHP içindeki muhaliflere olduğundan çok daha fazla umut bağladı. Neticede muhaliflerin de etkisi bir yere kadardı. Sarıyer’de çok saygın bir konumdayken hatalı siyasi tavırlarıyla kendisini çıkmaz sokağa götüren Erol Aydın’ın desteği de AKP’yi kurtarmaya yetmedi. Erol Aydın’ın, Şükrü Genç’e karşı olan önlenemez rekabet hırsı onun hep hata yapmasına neden oldu.

ayrac

6- Hüseyin Özdemir ve ekibi, hiçbir seçimden ders almadı, alma gereği bile duymadı, üstelik ona seçim hezimetlerinin hesabını adam gibi soran da hiç olmadı. Böylece aynı hataları devam ettirmesine göz yumuldu, adeta yol verildi. Kaybettikleri her seçimde sorumluluğu başkalarına attılar, hayali senaryolarla sürekli faturanın başkalarına kesilmesini sağladılar. Öyle ki Sarıyer’de, kendilerinin neden oldukları krizlerden kurtulmak için bile sorumluluğu çoğu zaman Sarıyer Gazetesi’ne (Bekir Batu’ya), çoğu zaman da parti içindeki rakiplerine attılar. Öyle ki Özdemir, İstinye’de kira rantı iddiaları yüzünden ulu orta dövülmesinden sonra, ortada hiçbir somut delil yokken gazetemizi azmettirici diye savcılığa şikayet edecek kadar partisini ve partililerini komik duruma düşürmeyi bile göze aldı. Tüm teşkilatı da bu rezilliğe ve komediye ortak etti, savcılığın takipsizlik kararıyla tüm Sarıyer’e mahcup oldular.

Hemen belirtelim Özdemir ve yakın ekibi her kriz ortamından bile kazançlı çıkmayı, krizi avantaja çevirmeyi bildiler. Ankara’da başta Ekrem Abi olmak üzere herkesi kendilerine inandırmayı başardılar. Zaten onlar da Sarıyer’deki krizlerin gerçek nedenini hiçbir zaman araştırma ve ders çıkarma gereği duymadılar. Çoğu zaman zaten olayların baş sorumlusu olan İlçe Başkanı Hüseyin Özdemir’e inanmakla yetindiler. Böylece iktidar partisi olduklarını unuttular, Ak Parti’yi hemşeri ve abi kardeş partisine çevirdiler. 2009 yerel seçimlerinde AKP’nin kaybetmesine neden olan nedenlerin aynısının 30 Mart’ta da oluşmasına zemin hazırladılar. Asıl revizyon yapılması gereken İlçe Başkanı olması gerekirken hatayı hep başka isimlerde, ilçe yöneticilerinde aradılar. 2009 seçimleri öncesinde Sarıyer Gazetesi’nde yazdığımız “AKP’liler Sarıyer’de Uhud Savaşı’ndaki okçular gibi hareket ediyor, zafer kazanılmadan ganimet bölüşmeye başladılar, seçimi kaybedecekler” şeklinde uyarıcı yazımızı bile dikkate almadılar. Bu seçimden bir gün önce 29 Mart gecesi “Yarın ki seçimin galibi CHP olacak ve 25 bin oy farkıyla seçimi alacak” şeklinde mesajımızı da tebessümle okudular, altına alaycı yorumlar yazdılar. “Pazartesi mesaiye devam” haberlerimizi de hafife aldılar. Sarıyer Gazetesinin haberlerini ve gücünü bir kez daha hafife alarak Sarıyer’i yine yeniden kaybetmeyi göze aldılar. “Bilgi, kullanılmamasının intikamını bir gün mutlaka alır” atasözünün ne denli doğru olduğunu bir kez daha gösterdiler…

Sonuç itibariyle yazacak çok ama çok şey var. Ancak ne yazık ki AK Parti Sarıyer’de kendi sonunu bizzat kendi eliyle hazırladı, bu yüzden kendi düşen ağlamaz,… Haaa bu arada İlçe Başkanı Hüseyin Özdemir hiçbir zaman kaybetmedi, hep kazandı hep kazançlı çıktı, kaybeden sadece AK Parti ve AK Parti’ye gönül veren temiz dava insanları kaldı. Bu saatten sonra kendisine ne tür bir ceza kesilir, yoksa gönderilip tekrar mı getirilir bilinmez ama, Sarıyer artık; Kadıköy, Beşiktaş, Bakırköy’le aynı ligte yerini dünden itibaren almış bulunuyor… Bu arada CHP, AKP’nin kalesi olarak bilinen ilçeleri yeni Hüseyin Özdemir’lere ihtiyaç duymadan alabilmeyi başaracak politikalar üretmeye ağır vermeli…

Neyse daha fazla lafa gerek yok, belki bundan sonra AK Parti Sarıyer yöneticileri “Bir musibet bin nasihatten iyidir” sözünü unutmazlar… 2019’a daha çok var o zamana kadar bakalım kim öle kim kala…

huseyin-ozdemir-sarıyer

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Bu haber 31 Mart 2014 tarihinde yayınlanmıştır. (3 sene önce)

Habere yorum yaz

  1. selin yegen dedi ki:

    Sarıyer’de Akp İçin Gösterilebilcek tek Aday Şems Çakıroğluydu O bile Zordu Sarıyer İçin Sonuçta Sarıyer İlk Kez İkinci Kazanan Belediye Başkanı Oldu Şükrü Genç Herkes Bunun farkında Olabilmeli Bu Şuurla Hareket Etmeli!

  2. ali a dedi ki:

    Sarıyer sadece merkezden ibaret değil.. Emirgan,Tarabya,İstinye ve Yeniköy gibi oldukça kaliteli semtlere sahip bir ilçe.. Bu bakımdan CHP’nin tekrar kazanması çok doğal, tıpkı diğer kaliteli ilçeleri kazandığı gibi.. Ayrıca Şükrü Genç herkes tarafından sevilen ve herkese ulaşabilen bir isim.. Sarıyer’de yaşayanlar sahtekarlığa değil dürüstlüğe oy verdi, Şükrü Genç’i tebrik ediyorum..

  3. Mustafa necati dedi ki:

    Sedat Özsoy 2004 seçimlerinde Anavatan partisini bırakıp AK partiye geçse şuanda Sarıyer kalkınmıştı. Sizler de bunu biliyorsunuz. Ancak o %1 lik partiden %28 oy almıştır ki o zaman kurucu üye olarak davet edilmiştir ancak o Anavatanı bırakmamıştır. 2009 seçimlerinde CHP Sedat Özsoy un peşine koşmuştur ancak Sedat Özsoy asla CHP ye üye olmamıştır. Meral Akşener evine kadar gidip rica ettiği için MHP den aday olmuştur. Bugün seçimlerde Sarıyerdeki oylar 2katına çıkmasına rağmen Sedat Özsoy un aldığı oya yaklaşamamıştır bile. AK Parti dende Sedat Özsoy’a Sarıyer’e yaptığı hizmetlerden dolayı çok sevilen bir insan olduğu için dürüst olduğu için aday göstermek istemiştir. Hüseyin Özdemirin adaylığında hiçbir etkisi yoktur direk Aziz Babuşçu ve Kadir Topbaş ın istekleri üzerine aday olmuştur. SEDAT ÖZSOY asla aday olmak için uğraşmamıştır her zaman istenen tercih edilen adam olmuştur. Bir tane pankart bile asmamamısının nedeni menfaati için değil hizmet için aday olduğudur. Kendini aday adayı diye gösterme ihtiyacı duymamasıdır. Sedat Özsoy un 78 tane projesini Büyük şehirle beraber yaparak Sarıyeri kalkındıracaktı ancak Sitelerin Sarıyerli olmayan binlerce insanın sadece ideolojiye oy atarak Sarıyeri baltalamışlardır çünkü onların Sarıyer umrunda diildir sadece tek düşündükleri kendi siteleridir işten eve evden işe giden insanlardır. Sarıyerin gençleri işsiz mi Sarıyer li hizmet alıyormu umurlarında değildir.

    Sedat Özsoy kaybetmemiştir SARIYER Kaybetmiştir. Tek isteği Sarıyer e hizmet etmek olan bir insandır. Biraz tanısanız anlarsınız.

  4. ahmet yıldız dedi ki:

    2009 SEÇİMLERİNDE SEDAT ÖZSOY AK PARTİYE DEMEDİĞİNİ BIRAKMIYODU. 2014 SEDAT ÖZSOY YİNE SAHNEDE BU SEFER GİYDİRDİĞİ AK PARTİ SAFLARINDA. A BENİM CANIM SAF MAHALLE TEŞKİLATLARIM NE ZAMANA KADAR BU AYAK OYUNLARINA KURBAN GİDİCEKSİNİZ. SİZ BİR OYUN PEŞİNDEYKEN ONLAR İHALELERİN PEŞİNDE OLDULAR. YAĞMUR ÇAMUR DEMEDEN KAPI KAPI DOLAŞTINIZ.ONLAR TOPHANEDE NARGİLE TÜTTÜRDÜLER. ŞİMDİ SÖZ SİZDE BU DURUMA SESSİZ KALMAYIN HAKKINIZI ARAYIN

  5. emrah özyurt dedi ki:

    EEEEE İKİ BEKİRDE BOL BOL DEDİLER.BU İŞ BÖYLE OLMAZ TEPKİSİ VEBALİ BÜYÜK OLUR DİYE. AMA KİMSE DİNMELEDİ YADA DİNLEMEK İSTEMEDİ.UZUNNN UZUNNN KONUŞULACAK BU KONULAR DİNLESEYDİNİZ ŞİMDİ BU POZİSYONDA OLMAZDINIZ. VALLAHİ BU SAATTEN SONRA ONURUYLA ŞEREFİYLE İSTİFA ETMELİ İLÇE BAŞKANI. NE TEŞKİLAT ÜZERİNDE BİR YAPTIRIMI KALDI NEDE BÜYÜKŞEHİR ÜZERİNDE.

  6. sarıyerli sokak çocukları dedi ki:

    sarıyerde iki bekirin dediği oluyor.biri bekir batu,sedatla olmaz kazanılmaz dedi.diğeri bekir karakuş hüseyin özdemirle bu iş olmaz büyük fark yeriz demişti.kendi küçük makamı büyük abiler dinlemedi, gene iki bekir haklı çıktı. neymişşşşş; bekirler ne derse o…. yukarıdaki çukur olup büyük görünen abiler aklınızı başınıza alın burası sarıyer

  7. metin kal dedi ki:

    Sn.Batu size tamamen katılıyorum.uzun uzun yazmayacağım.tek neden İlçe başkanı Hüseyin Özdemir’in halka yukarıdan bakan tutumu ve Kentsel dönüşüm ile ilgili tutumu seçimi akp ye kaybettirmiştir.
    Sn.Şükrü genç hep halktan yana olurken Sn.İlçe başkanı ve ekibi hem ranttan yana oldu.

  8. mehmet dedi ki:

    harika bir yazı bu suçun sorumlusu Özdemir ve ilçe yönetimi mahalle başkanları

  9. Ali Murat dedi ki:

    Kimse kimseyi kandırmasın. Chp Sarıyer’i Sivaslılar sayesinde aldı. Ortamlarda Mhp, Bbp, Akp destekçisi Sivaslılar, sandıkta koyu Chpli oldular.

  10. Kuzey dedi ki:

    Mustafa Necati, Arkadaşım bunları söylemek için çok geç kaldın. Yıl 2014… Sen bunları 2009 Yılında Sedat Özsoy MHP adayı iken konuşacaktın. O zaman hırsız diyordunuz Akp’ye katılınca mı aklandı ? Sedat Özsoy’a 2009 yılında demediğinizi bırakmadınız. Adama aklınız başınıza şimdi mi geldi diye sorarlar… Geçmiş olsun