AK Parti’li Hicran Hamza Çelikyay; “Devlet öldürmesin, yaşatsın”

turexit
Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

hicran-hamza-celikyay7

 Sarıyer Belediye Meclisi’nde CHP’lilere yönelik sert muhalefetiyle tanınan AK Partili Meclis Üyesi Hicran Hamza Çelikyay; “Cinsel istismar gibi adi suçlarda idam ve benzeri cezalar kısa vadede toplum vicdanını rahatlatır gibi görünse de toplumdaki etkileri bakımından çok iyi kurgulamadan ceza  sistemimize idamı koymak doğru gelmiyor” diye konuştu.

 

Röportaj: Elif Özge Yalçın

hicran-celikyay1 (3)

AK Parti’nin Sarıyer’deki aktif isimlerinden İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi ve Sarıyer Belediyesi Meclis Üyesi Hicran Hamza Çelikyay, Sarıyer Gazetesi’nin sorularını yanıtladı. Mecliste yaptığı etkili konuşmalar ve CHP’ye yönelik sert muhalefetiyle tanınan Çelikyay, ilçe ve ülke gündemindeki konuları gazetemize değerlendirdi. İşte gazetemizin soruları ve aldığımız yanıtlar;

*Siyasi yaşantınıza nasıl başladınız, Sarıyer’de siyaset yapmaya nasıl karar verdiniz?

Sarıyer, İstanbul’un nadide ilçelerinden biri. Çok önceden, çocukluk yıllarımdan Sarıyer’i tanıdım. Her İstanbullu aile gibi bu ilçe bizim de sosyal etkinliklerimiz için tercih ettiğimiz bir ilçeydi. Boğaziçi Üniversitesi’ni 1992 yılında kazandıktan sonra Sarıyer ile bağım daha da arttı. Öğrencilik yıllarımda haftanın her gününü Sarıyer’de geçirirken, mezun olduktan sonra da mezun ve öğrenci vakfımız aracılığıyla bölgede çeşitli etkinliklerde görev alma fırsatım oldu.

Uzmanlık alanımın yerel yönetimler olması, yaşadığım kenti yorumlamama ve anlamama yardımcı oldu. Sarıyer’i, her yönüyle – hem barındırdığı güzellikler ile hem de kentleşmenin getirdiği sorunlarıyla birlikte tanıdım. 2014 Yerel seçimlerinde Sarıyer’den aday olurken kenti tanıyor olmak benim için bu anlamda avantaj oldu.

*Son zamanlarda ülke gündemine oturan kadın cinayetleri, taciz ve şiddet olayları ile tüm bunların akabinde gelişen idam tartışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce kadına şiddet ya da kadın cinayetleri nasıl önlenebilir, idam ya da alınacak yasal tedbirler bu olayları sonlandırabilir mi? Sizce bu konuda çözüme nasıl ulaşılabilir?

hicran-celikyay1 (1)

Cezaların ve infaz şekillerinin yeterince caydırıcı olmadığını ifade etmek isterim. İdam çözüm mü? Cinsel istismar gibi adi suçlarda idam vb. cezalar kısa vadede toplum vicdanını rahatlatır gibi görünse de toplumdaki etkileri bakımından çok iyi kurgulamadan ceza sistemimize idamı koymak doğru gelmiyor. Kolay karar verilebilecek bir konu değil uluslararası ve ulusal düzeyde tartışılması gereken bir konu olduğu açık.

Bu konu enine boyuna, din adamları, toplumun kanaat önderleri, eğitimciler sosyal bilimciler, akademisyenler, hukukçular nezdinde tartışılması gereken bir konu. İdam tartışmalarını, AB üyelik sürecinde olan bir ülke olmamızı da düşünürsek bugüne kadar adaylık süresince yapılan iyileştirmeler bakımından da bir geri adım olarak görüyorum. Kaldı ki idam geçmişte de ceza sistemimizde vardı. Ama hatıralarımızda hep kötü olaylarla anılan bir konu. Her şeyin ötesinde devletin öldürmesi fikri bir vatandaş olarak sıcak gelmiyor bana. Devlet öldürmesin, yaşatsın.

Özgecan olayından sonra her ne kadar toplum dinamikleri cezalandırma sisteminin değişmesi üzerinden tartışmalara yoğunlaşsa da cezalandırma şiddet ortaya çıktıktan sonraki süreçle ilgilidir. Asıl önemli olan; şiddet ortaya çıkmasın diye sosyal politikalar üretmektir. Şiddet insanlık tarihiyle yaşıt,  hep vardı yeryüzünde bir kaç kavmin dışında dünya üstünde her toplumda kadına karşı şiddet var maalesef.  Ayrıca şiddeti sosyal ve ekonomik düzeyle ilişkilendirmek de doğru değil çünkü toplumun her kesiminden kadın şiddete maruz kaldığı gibi şiddet faili de toplumun her kesiminden çıkabiliyor. Bu bakımından meseleye bütüncül bir yaklaşımla bakmak önemlidir.

hicran-celikyay-10

Şiddet faillerinin şiddeti çoğunlukla hatta her zaman bir problem çözme yöntemi olarak kullandığını görüyoruz. Örneğin doğru iletişimi bilmediği için bağıran küfreden kişi sözel şiddete başvuruyor. O da yetmiyor fiziksel şiddete girişiyor Demek ki temel sorun doğru iletişim kurmada. İletişimin ilk başladığı yer aile bilinçli, çocuğuyla doğru iletişim kuran anne ve baba rol modelleri önemli. Sonra anne ve babadan alınan ilk ahlaki değerler okulda ve diğer sosyal alanlarda da geliştirilmeli.

İffet, namus, ahlak sadece kadına özgü erdemler değil. Hep kadın üzerinden bu erdemleri yaşatmaya çalışmak zihniyeti değişmeli bu toplumda. Kadının statüsü güçlenmeli. Güçlendirilmeli. Bu da daha fazla eğitim ve kadın istihdamıyla mümkün. Ailede cinsiyet adaleti geliştirilmeli kız çocuğuyla erkek çocuğu arasındaki ayırım daha ailede başlıyor. Çünkü medyada şiddet haberlerinin bütün açıklığıyla verilmesi de aslında medyatik şiddeti doğuruyor ve besliyor.

Sonuç itibariyle şiddet ve özelinde kadına yönelik şiddet toplumsal bir hastalık olarak kabul edilip tedavi edilmesi, üstünde ciddi ciddi düşünülmesi gereken bir mesele. Devletin geliştirmesi gereken politikaların yanı sıra biz bireylerin de üzerinde taşıması gereken önemli bir sorumluluk. Şiddetle mücadele etmek için her birimiz dönüp önce kendimizi sorgulamalıyız.

*Sarıyer Belediye Meclis Üyesi aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi olarak bu konuda (kadına her türlü şiddetin önlenmesi konusunda) her hangi bir çalışmanız oldu mu ya da yapmayı düşündüğünüz çalışmalar var mı?

hicran-celikyay1 (2)

Her iki meclisimizde de kadın çalışmaları ile ilgili komisyonlar var. Sarıyer Belediye Meclisi’nde Kültür ve Kadın Komisyonumuz, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde ise Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonumuz var. İBB’deki Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonumuz önümüzdeki dönemde aktif projeler üretecek. Bu konuda çalışmalar başladı. Ayrıca, İBB’nin bu konu ile ilgili kurmuş olduğu bir merkez var. Kadın Koordinasyon Merkezi, İstanbul genelinde sosyal yardım çalışmalarının yanı sıra meslek kursları, atölyeler düzenlemekte ve kültürel çalışmalar yapmakta.

Ben uzmanlık alanım itibariyle farklı komisyonlarda görev yapsam da her iki komisyondaki arkadaşlarıma çalışmaları konusunda görüş ve önerilerimi sunup ihtiyaç halinde destek vermekteyim. Zaman zaman Kadın Çalışmaları içeren panel ve çalıştaylara da katılım sağlıyorum. Kadın sorunları ve çalışmalarını hedef alan, aile kurumunu güçlendiren ve desteklenmesi için çaba sarf eden, kadının her konumda özellikle siyasette eşit temsili noktasında çalışmalar yürüten, iki önemli STK’ya üyeyim.

* Sarıyer’in sorunları ve bunların çözüm yolları hakkında neler söyleyeceksiniz?

hicran-celikyay6

Sarıyer, coğrafi konumu nedeniyle İstanbul’un göz bebeği bir ilçemiz. Tüm güzellikleri içinde barındırıyor. Yeşil ve mavi renklerinin doğasına hâkim olduğu Sarıyer, bu nedenle geçmişten günümüze cazibe odağı olmuş durumda. Bu güzellikler, aynı zamanda olumsuz şartları da hazırlamış. Maalesef hızlı ve plansız kentleşmeden nasibini almış Sarıyer. Önümüzdeki en önemli sorun mülkiyet probleminin çözülmesi, bunun yanı sıra halkımızın sağlıklı konutlarda yaşamlarını sürdürmesi için kentsel dönüşümün gerçekleştirilmesi gerekmekte.

Uzmanlık alanım itibariyle kentsel dönüşüm konusunda çok şey anlatabilirim ancak daha geniş bir zamanda ayrıntılı konuşabiliriz. Sadece kentsel dönüşümün yerinde dönüşüm ilke ve prensibiyle, tavandan değil tabandan gelen talep ve isteklerle gerçekleştirilmesi, halkın hiçbir yere gitmeden yaşamlarını aynı yerde, daha sağlıklı alanlarda sürdürmeleri sağlanarak gerçekleşmesi gerektiğini; Sarıyerimiz için Kent silüeti ve mahalle kültürünün korunduğu yatay yapılaşmaya dönük bir kentsel dönüşümün hedeflenmesinin daha iyi olacağını düşünüyorum.

* Sizce Sarıyer Belediyesi’nin başarılı ya da başarısız olduğu alanlar neler? Belediye Başkanı Şükrü Genç’i başarılı buluyor musunuz? Şükrü Genç’in iki dönemdir seçilmesini neye bağlıyorsunuz?

Yerel yönetimler, yasalarla belirlenmiş alanlar içerisinde tüm hizmetlerini eşit ve dengeli bir biçimde halka sunmalılar. Kent yönetimi, tüm yönetim bilimleri gibi teknik bir alan olarak görülse de aslında odağında insan var. İnsanın olduğu her yerde yaşamdan doğan temel ihtiyaçların belirlenmesi beklenir. Örneğin, halkın sosyal ihtiyaçları karşılanırken aynı zamanda nitelikli bir kentte yaşama taleplerinin de göz önünde bulundurulması gerekir. Kente artı değer katan projelerin de en az sosyal projeler kadar öncelenmesi gerekmektedir.

hicran-celikyay4

Ülkemizin ve İstanbul’un artan cazibesi ve metropolitan kent marka değerinden Sarıyer’imizin yeterince payını alamadığını hatta İstanbul marka değerine yeterince kendisinden beklenen katkıyı tam olarak sağlayamadığını düşünüyorum. Hem Karadeniz hem de Marmara denize komşuluğu, Ormanları ve Doğal güzellikleri, Üniversiteleri, Balıkçılık, Tarihi ve Dini yapıları ile turizm, eğitim, tarım vs. alanlarında diğer ilçelerden mukayeseli olarak birçok avantajları var iken yönetimsel yetkinlikler ve vizyon eksikliğinden dolayı bu avantajların yeterince değerlendirilemediğini düşünüyorum.

Sarıyer Belediyesi gerçekleştiremediği projeler için bir takım engellemelerle karşılaştığını iddia etmektedir. İstanbul geneline baktığımızda bu tür engellemelerden tek şikâyet eden belediyenin Sarıyer olduğunu görmekteyiz. Ben bu engelleri “sanal engeller” olarak nitelendiriyorum. Sarıyer Belediyesi, “cam tavan sendromu” yaşamaktadır.

Bugüne kadar Sarıyer’e değer katan birçok çalışmanın AK Partili kadrolar tarafından yapıldığını da belirtmem gerekir.  Raylı sistem yatırımları olarak Yenikapı – Hacıosman Metro Hattı, Levent – Rumeli Hisarüstü Metro Hattı’nda yeni istasyonları hizmete açıldı.  95 bin 504 m atıksu şebekesi ve kolektör inşa edildi. Sarıyer ve köylerine 20 yeni park yapıldı. İstanbul Lale Festivali’ni her yıl Emirgan Korusu’nda kutluyoruz. Sarıyer’de yaşlı, engelli ve bakıma muhtaç vatandaşlarımıza 21 bin 576 kez evde sağlık hizmeti verildi. Sarıyer’e 8,2 km uzunluğunda yeni yol kazandırıldı. Hacıosman Korusu Düzenleme Projesi çalışmaları devam etmekte ve Galata-Cendere-Baltalimanı Atıksu Tüneli’ni inşa edilmektedir.

Sarıyer’in çeşitli bölgelerinde dağınık haldeki devlet daireleri, Kaymakamlık binası yapmak suretiyle bir araya toplandı. Sarıyer Devlet Hastanesi, Sarıyer Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi ile Sarıyer, sağlık hizmetleri alma konusunda da tercih edilen ilçe olacak.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 2014 yerel seçimlerde aldığı oy oranının temel nedeni o dönemde Türkiye’nin içinde bulunduğu konjonktürel ortamdan kaynaklanmıştır. Türkiye genelinde bu konjonktür AK Parti lehine sonuçlanmış ancak Sarıyer ölçeğinde CHP’nin yerel seçimi kazanması ile neticelenmiştir.

 * Sarıyer halkına ve özellikle kadınlara mesajınız nedir?

Yerel yönetimler, halkın mahalli müşterek ihtiyaçlarını temin etmek üzere kurulurlar. Katılımcılık ise, yönetişimin temel ilkelerindendir. Sarıyer halkının daha fazla yönetimde rol alması Sarıyer için en büyük kazanım olacaktır. Mevcut belediyenin çalışmalarının denetlenmesi, halkın talep ve görüşlerini iletebilmeleri bu sayede mümkün olabilecektir.

Kadınlarımızın hem siyasette hem de sosyal yaşamda daha fazla yer edinmeleri en büyük isteğim. Çeşitli kurumlar, STK veya siyasi parti temsilcilikleri aracılığıyla bizlerin çalışmalarına destek vermeleri hep birlikte güçlü bir Türkiye için hedefe yürümemize yardımcı olacaktır.

* Hicran Hamza Çelikyay kimdir?

hicran-celikyay9

1974 yılında İstanbul’da doğdum. Babam Safranbolu, Annem Bolu’lu. Nişantaşı Kız Lisesi (Ortaokul) ve Kadıköy Anadolu Meslek Lisesi Mezunuyum. 1996 yılında Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümünden mezun oldum. 3 yıl Bilgisayar Öğretmenliği ve 2000-2009 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde Coğrafi Bilgi Sistemi uzmanı olarak görev yaptım. Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdim. 2010 yılında Bahçeşehir Üniversitesi Kentsel Sistemler ve Ulaştırma Yönetimi yüksek lisansını yüksek onur derecesiyle tamamlayarak, Marmara Üniversitesi Yerel Yönetimler Ana Bilim Dalı Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim Bilim Dalı’nda doktora programına kayıt oldum.

İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi’nde Pedagojik Formasyon Sertifika Programı ve Bahçeşehir Üniversitesi, Hükümet Liderlik Okulu’nda Yerel Yönetimler Akademisi Sertifika Programı’na katıldım. Sivil Toplum Kuruluşları ve Kent konseylerinde çeşitli projelerde görev aldım. Çalışma alanlarım arasında Avrupa Birliği, Yerel Dış Politika, Metropoliten Yönetim, kentsel sistemler, yerel yönetimler ve kent konseyleri bulunmaktadır. Uzmanlık alanımla ilgili dergi ve köşe yazıları, makale ve bildirilerim yayınlanmıştır. Çeşitli kurumlarda eğitim ve seminerler verdim. 2014 yerel seçimlerinde Ak Parti Sarıyer Belediye Meclis Üyeliği ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis üyeliğine seçildim. Sarıyer Belediye Meclisi’nde Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Komisyonunda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde ise Trafik ve Ulaştırma Komisyonunda görev yapmaktayım. Aynı zamanda Türkiye Belediyeler Birliği delegesiyim ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 13 Haziran 2014 tarihli oturumunda alınan karar ile Avrupa Bölgeler Meclisi’ne (The Assembly of European Regions, AER) üye olarak seçildim. Birleşmiş Kentler Yerel Yönetimler Ortadoğu ve Batı Asya Teşkilatı (UCLG-MEWA), Akıllı Şehirler Komitesi altında görev yapmaktayım.

Sivil Toplum Kuruluşlarında aktif görev alıyorum. Boğaziçi Yöneticiler Vakfı (BYV), Mütevelli Heyeti Üyesi, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) ve Uluslararası Kadın ve Aile Derneği (UKADER) – International Women and Family Association (IWFA) üyesiyim. İngilizce biliyorum, Evli ve iki çocuk annesiyim.

 

NOT: Sarıyer Gazetesi olarak, Sarıyer Belediye Meclisi’ndeki isimlerin seslerini duyurmaya devam edeceğiz. Hafta içi CHP’nin sevilen ve başarılı isimlerinden Sevim Yalınkılıç ile yaptığımız röportajımızı yayınlayacağız… Bizi takip edin!

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Bu haber 9 Mart 2015 tarihinde yayınlanmıştır. (2 sene önce)

Habere yorum yaz

  1. Mehmet dedi ki:

    Beldelerimize, ülkemize hizmet eden ve edecek olacak tüm siyasetçilerimize gönülden teşekkür ederiz.