Meclis Başkan Vekili Hüseyin Coşkun: “Türkiye’nin önünü açtık”

turexit
Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

hüseyin coşkun5

CHP Sarıyer Belediye Meclis Üyesi aynı zamanda Uyuşturucu ve Madde Bağımlılığı ile Mücadele Komisyonu Başkanı Hüseyin Coşkun, Sarıyer Gazetesi’nin sorularını yanıtladı. Meclis Başkan Vekilliği görevini de başarıyla yürüten Coşkun; “Hükümet, uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla ilgili hazırladığımız komisyon raporunun dört maddesini noktasına, virgülüne dokunmadan yasa teklifi olarak meclisten geçirdi. Bu raporla Türkiye’nin önünü açtık” dedi.

                                                                               ***

SARIYER GAZETESİ – ÖZEL RÖPORTAJ

Sarıyer Belediyesi’nin başarılı ve sevilen isimlerinden Meclis Başkan vekili Hüseyin Coşkun, Sarıyer Gazetesi’nin sorularını yanıtladı.

Uyuşturucu ve Madde Bağımlılığı ile Mücadele Komisyonu çalışmalarında hangi aşamalara gelindi?

İstatistikler bazen insanı korkutabiliyor, korkutmamak için şunu belirtmek lazım; her türlü bağımlılığın önüne geçmek mümkün, hazırladığımız raporda madde bağımlılığının çeşitli önerilerle, yöntemlerle, çalışmalarla önlenebileceğini anlatmaya çalıştık. Raporu hazırlarken 1500 kişiyle yüz yüze görüştük, konuyu incelerken bizim de psikolojimiz bozuldu. Belediyemizde istihdam ettiğimiz 10 tane psikoloğumuz var bu psikologlarımızdan toplu terapi desteği aldık. İstanbul Üniversitesi Psikiyatri anabilim dalından profesörler ile görüştük, onlardan destek aldık. Biz belediye meclisindeki çalışmayı yaparken bu hale geliyorsak, bağımlıların ve ailelerinin durumlarını düşünün.

 Tedavi ettirdiğiniz bağımlılar var mı?

İşin tedavi boyutu, önleme boyutundan çok daha maliyetli. Bir madde bağımlısının bir kere hastaneye gidip tedavi olması, 8-10 bin TL arasında. Oysa bu parayı bu insanların sağlığına, sporuna, kreşine harcamış olsanız, istihdama, teşvike, yeni iş kollarına harcamış olsanız, belki de insanların bir çoğunu bu illetlerden uzak tutmuş olacaksınız. Yapılması gereken şey  budur.

hüseyin coşkun

 “Göçün etkisi çok büyük”

Devletin teşvik, yatırım politikaları var ama teşvik politikalarında denetim eksikliği var. Örneğin, kırsalda tarım desteği veriliyor ama denetlenmiyor. Acaba ekti mi ekmedi mi? Bunun denetlenmesi demek, insanlara teşvik sağlayıp tarım ve hayvancılıkla uğraşmalarını sağlamanız o insanların metropollere göçünü önler. Raporda, göçün bağımlılık üzerinde büyük etkisinin olduğu saptandı.

Göç politikası, teşvik politikası, eğitim politikası, belediyelerin verdiği hizmetler vs. Bunları denetleyen bir mekanizma olması lazım. Bu raporda şunu dedik: Üniversiteler bu tür çalışmaların içinde olsun, bütün kamu kurumlarının yaptığı işleri denetlesinler. Örnek veriyorum, biz şuan eğitimle ilgili SAGEM’lerde de bir etüt programı uyguluyoruz ve  bizim bu etüt programını, bilimsel olarak analiz ettirecek, bunu tartacak, istatistiki verileri ortaya koyacak bilimsel bir çalışmaya ihtiyacımız var. Bunu da üniversiteler yapsın. Hala Türkiye’de üniversitelerin bağımsız, özerk yapıya sahip oldukları inancı var. Vatandaş, bir üniversite hocasını gördüğü zaman saygı duyuyor, onun aktardığı bilgilere şükür ki bir inanç var, dolayısıyla bu tür işleri ölçen tartan bir mekanizma olması lazım ve madem bu bir eğitim politikası, hangi belediye olursa olsun aynı standardı uygulaması lazım. Örneğin üniversite desin ki “bir çocuğa bir rehber öğretmenin, bir pedagogun yarım saat ayırması yeterli.” Bunu üniversiteler yapsın, başka kimse yapmasın. Saha çalışmalarında da üniversite öğrencileri çalışsın, bu saha çalışmalarıyla oluşturulan bilimsel veriler, madde bağımlılığıyla kim mücadele ediyorsa ona aktarılsın ve önlerine doküman koyulsun.

“Eğitimcilerin eğitimi” diye bir program yakında başlayacak. Bütün okullarda, SAGEM’lerde, bütün kreşlerde, başta öğretmenler eğitilecek, sonra aileler en son çocuklar eğitilecek.

 

Sarıyer Belediyesi böyle bir eğitim programına giriyor, bu bir örnek mi? Yoksa başka belediyelerde de yapılıyor mu?

Çok iyi biliyorum ki bu ilk. Biz raporu beşinci ayda çıkardık, raporun dört tane maddesini hükümet, noktasına virgülüne dokunmadan yasa teklifi olarak geçirdi. Türkiye’nin önünü açtık. Bütün kurumlar kendi görüşlerini bu raporda görecekler. Bir üniversite, bir hastane, konuya ilişkin görüşünü bildirdiği anda olduğu gibi rapora yansıttık ve raporun sonunda 30 tane sonuç maddesi çıkardık. Hangi kurumun ne yapması gerektiğiyle ilgili önerileri de rapora ekledik. Sarıyer’de konuyla ilgili acil psikolojik danışma merkezi oluşturuyoruz. Alt yapısı bitti,  bu merkez sadece bağımlılara, ailelerine ve bağımlı olma ihtimali olanlara yönelik danışmanlık ve psikolojik destek verecek. Bu rapor sayesinde şu anda birçok belediye, bir arayış ve çalışma halindeler.

Çalışmalarınızda uyuşturucu yaşı kaç olarak görünüyor?

En son TÜİK’den aldığımız bilgiye göre, bonzai yaşı 11’e düştü. Bu ortalama bir veri, 9 diyen de var ama oralara takılmamak lazım. Herkesin söylemediğini söylemek ve kimsenin yapmaya cesaret edemediği işleri yapmak lazım. Bunun için de;

Psikolojik danışma merkezlerini bütün belediyelerin kurmasını istiyoruz. Bakanlığın buralara kadro tahsis etmesini istiyoruz.

Her belediyenin sınırları içerisinde açılacak olan hastaneler, klinikler ve tedavi merkezlerinde, sosyolog, psikolog çalıştırma zorunluluğu getirilsin. Psikolojisi bozulmuş bir insanın, kalkıp Cerrahpaşa’ya, Çapa’ya gitmesini istemiyoruz

hüseyin coşkun3

Sarıyer Belediyesi hükümetten ne istiyor?

Çok şey istemiyor. Bir bağımlının detoks sürecinde, devletten çıkan 10.000 TL ve bu ilaç tedavisinden sonra hastanın tekrar gelme olasılığı çok yüksek. Eğer, o insanı rehabilitasyona tabi tutmuyorsanız, psikolojik danışmanlık hizmeti sunmuyorsanız, istihdam olanağı sağlamıyorsanız, başarılı olamazsınız. Bir bağımlı ile ölene kadar uğraşmak zorundasınız. Bir süre sonra herkes, madde bağımlılığının önleme tabanlı hizmetlerle sonlandırılacağını anlayacak.

Her mahalleye kreş açma zorunluluğu istiyoruz, çocuk doğduğu andan itibaren bir eğitim süreci başlamalı, sağlıklı bireyler yetişmeli. Çok güzel sokaklar, çok güzel yollar yapabilirsiniz fakat üzerinde yürüyenler sağlıklı değilse, altından da yapsan hükmü yok. Öyle bir adım atıldı ki bu raporla, Türkiye bu raporun içindekileri konuşuyor farkına varmadan ama Sarıyer bunları çok önceden fark etti. Şükrü Başkan televizyonlarda konuşurken, ‘belediyelerin başka işi mi yok?’ deniyordu, dalga geçiliyordu.

Başka şartlar da getirdik, mahalli müdahale şartı, o da şu: her belediyenin elinde 3-5 ambulans var ve bu belediye ambulansları hasta nakil aracı olarak kullanıyor. Oysa ki bu bir minibüs ile de yapılabilir, bu ambulansların ve belediyelerin elindeki doktorların mahalli sınırlardaki kazalara, bağımlılara müdahale etme şartı getirilsin. Yasa, bu işi sadece 112 yapacak diyor. Biz bunu kaldırmak istiyoruz. Belediyemizdeki ambulans şoförü, tıp teknisyeni, doktor hangi mahallede, hangi hastanın olduğunu zaten bilecek, şu anda da hangi mahallede hangi hasta var biliyorlar, zaman kaybını önlemiş olacağız.

Bu raporda yasa altlığı hazırladık. Her belediyede zabıta var. Bir bağımlıyı tedaviye götürmek için, kolluk kuvveti gerekiyor. Zabıtalara yetki verilsin, eğitimden geçirilsinler, kolluk kuvveti olarak görevlendirilsinler ve bu zabıtalar kimi nereden aldığını, nereye götürdüğünü, kimin çocuğu olduğunu bilsinler. Herkesin birbirinden haberi olması lazım, kaymakamlık kendi başına, belediye kendi başına iş yapıyor.

hüseyin coşkun 4

 Sarıyer’deki eğitim sistemini nasıl görüyorsunuz?

Okulların eksiklikleri çok. Çatısı akan da var, doğalgazı olmayan da var. Bazı okullarımızın salonları rezil bir vaziyette. Bunların hepsi bir programa alındı. Eğitim içler acısı, öğretmenlerin de çok sorunu var. Üç aydan beri bütün ekiplerimiz okullarda çalışıyor. Eğer Sarıyer’in barış, huzur, sevgi ortamı olduğuna inanıyorsak buna katkı sunacak işler yapmak zorundayız, bu yüzden diyoruz ki; okullar lojistik anlamda belediyelere devredilsin. Hangi belediye olursa olsun, bakanlığın bakım onarım ile ilgili bütçesi belediyelere devredilir, belediyelere şart da koyulur, o bütçe sadece okullarda kullanılır, bu olmazsa bu gidişle okullar felakete dönüşecek. Hangi belediye olursa olsun bu sistemle bu sorunlara yetişemez çünkü okula girdiğin zaman çıkamıyorsun. Çözüm: lojistik anlamda. Yani, eğitim öğretim dışındaki bütün konular belediyelere devredilsin. Bununla ilgili yasa teklifi hazırlatmak için altlık oluşturuyoruz, bu konuda biz hazırız. Belediyenin asli işiymiş gibi yapmak zorundayız fakat bazı harcamalar korkunç boyutlara ulaşıyor, örneğin bir okulun mantolamasını yaptığınızı düşünün, ya da doğalgaz tesisatını yenilediğinizi düşünün, bunlar ciddi bütçe gerektiriyor. Belediye, bütçesini yaparken bu kalemleri varsayarak yapmıyor, bunlar bir bakanlığa bağlı, oysa dışarı çıkıp akşam eve gelene kadar, bebek doğduğundan ölene kadar her şeyin sorumluluğu belediyelerde.

 Öğretmenlerin durumu nasıl sizce?

Eğer siz öğretmeni ikinci işte çalışmak zorunda bırakıyorsanız, o öğretmen sağlıklı öğrenciler yetiştiremez. Eğer okullar lojistik anlamda belediyelere verilirse hedefimiz her okulun bahçesine lojman yapmak olacak.   60’lı 70’li yıllarda Türkiye Cumhuriyeti bunu yapmışsa, 2015 Türkiye’sinde hayli hayli yaparız. Gerekirse kaldırım yapmaz, asfalt dökmeyiz, öğretmenin lojmanını yaparız ama öğretmene de deriz ki “bak her şeyini yapıyoruz, sağlıklı bir nesil yetiştir”.

 Belediye önünde gerçekleşen eylemle ilgili neler diyeceksiniz?

Sarıyer 1984’te belediye olmuş, 2015’e kadar hiçbir siyasi parti belediyeyi hedef alarak belediye önüne bir eyleme gelmemiştir. Sarıyer Belediyesi tarihinde böyle bir şey yok,  insanlar tabi ki demokratik haklarını kullanırlar, protesto haklarını kullanırlar, bunlar için meydanlar vardır, çelenk alanları vardır, orada protesto hakkınızı kullanırsınız. Ama sosyal medya üzerinden tahrik edip, insanları galeyana getirmek, huzuru bozmak yanlıştır yakışmıyor.

Seçim döneminde yine bu şekilde provokatif eylemler bekliyor musunuz?

Biz hayalimizi gerçeğe çeviriyoruz, birileri bunu gördükçe ne yapacaklarını şaşırıyorlar. 84’te belediye olmuş bir belediye hizmet binası yok, 23 ayrı yerde belediye hizmet veriyor. Bunları tek çatı altına toplayacağız. İnsanlar sandığa gittiğinde memnuniyetini belirtiyor, bu hizmetler bir rahatsızlık yaratmış belli ama bu hizmet rahatsızlıklarını yaratmaya devam edeceğiz.

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Bu haber 2 Mart 2015 tarihinde yayınlanmıştır. (2 sene önce)

Habere yorum yaz