CHP Sarıyer Belediye Meclis Üyesi Merdan Ali Gürkan yazdı! “Korku”

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

merdan-ali-gurkan1

***

Yeryüzünün neresine giderseniz gidin, 6.5 milyar insanın yüzündeki korku ifadesi aynıdır. Ne ile korkutursanız korkutun, hep aynıdır.

Toplumun idare edilmesinin, yönlendirilmesinin en önemli unsuru korkudur. Dünya siyasal tarihine baktığımızda bunu her devirde görürüz. Hatta dinlerde bile bu durum çok nettir.
İşte AKP tam da bunu yaptı.

***

Peki bunu nasıl yaptı?

Önce “istikrar” vurgusunu kullandı. Koalisyon tartışmaları süresince borsanın inişi, doların yükselişi, yatırım yapmaktan çekinen sermaye grubu. Yani ekonomik kaygı ve sonucunda “Biz olmazsak istikrar sürmez” vurgusu.

Terör!

Hiç şüphesiz, Türkiye siyasi yaşamının çok kullanılan ve en çok da işe yarayan kartı. Bunun için her zamanki gibi PKK’ya ihtiyaç vardı ve hemen imdada yetişti. Her geçen gün artan ve ağırlaşan eylemler, kerpiç ve sıvasız evlere gelen şehitler. Güneydoğu’daki mahallelerde YDG-H’nin (PKK’nin şehir yapılanması) kontrolünde ilan edilen kurtarılmış bölgeler ve sonucunda çatışmalar, ölümler, katliamlar…
Hiç şüphesiz, “Türkiye Partisi” yolunda emin adımlarla ilerleyen HDP’ye yapılacak en büyük kötülük yapılmıştı. Her ölüm karşısında iyice demoralize olan HDP yöneticileri ise PKK’ye mesafe koyamadı. 7 Haziran’a “Seni başkan yaptırmayacağız!” gibi mevcudu muhafaza edeceğini ilan ederek seçime giren HDP, 1 Kasım’a, seçmeninin ölümler karşısında düşen enerjisini yükseltecek bir propaganda unsuru bulamadı.

***

Korku çok büyüdü. Herkesin payına düşecek bir korku artık vardı. Sonuç çok net; milliyetçi – muhafazakar (MHP, SAADET, BBP vb.) güven ve ekonomik kaygılar sebebiyle Türk Devleti ile ayrışmayı istemeyen Kürt seçmenin oyları artık AKP’ye tek başına iktidar yapabilecekti.

Evet, strateji doğruydu. Çok insan öldü mü? Evet. Öldürteni tanıyor muyuz? Evet. Ama inanın ki söz konusu siyaset olunca bunu hiç kimse önemsemiyor. Tek önemsenen, iktidar! Evet biliyorum, mide bulandırıcı. Ama gerçek bu!

Artık Türkiye hiç tartışmasız üç kutuplu sosyo-politik bir zemine oturmuş vaziyette. Muhafazakar Türk- İslam yapısı, Kürt milliyetçisi yapı ve seküler yaşamı savunan laik yapı. Sınıf politikalarından uzak, sağ- sol tartışmalarından uzak bir Türkiye siyaseti. Bu üç kutbunda her geçen gün daha da bir derinleştiğini görüyoruz. Nefret söylemleriyle büyüyen ve birbirlerine karşı bileylenen.

***

Peki bu durum bizi bir iç savaşa sürükler mi? Korkunç bir varsayım ama iç savaşlara en uygun senaryo bu. Ülkesini seven herkesin artık çok daha duyarlı ve sağduyulu olma zamanı. Zafer ilan edenler ya da yas tutanlar, düşünmemiz gereken daha vahim şeyler var.

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Bu haber 3 Kasım 2015 tarihinde yayınlanmıştır. (1 sene önce)

Habere yorum yaz