NOKTA Dergisi’nden Bekir Batu’ya büyük övgü!

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Sarıyer Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Bekir Batu’nun yaptığı haberler Türkiye gündemine oturmaya devam ediyor. Gazeteci Bekir Batu’nun yaptığı Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’nin ”Boğazda Yalı Satın aldı” haberi daha önce ulusal basında Sözcü Gazetesi’nin manşetinde yer almıştı. Haber bu kez de Nokta dergisinin bu haftaki sayısına konu oldu. 

BEKİR BATU’YA BÜYÜK ÖVGÜ

Nokta dergisi Türkiye gündemine oturan haberlere imza atan Genel Yayın Yönetmenimiz Bekir Batu’dan övgü dolu sözlerle bahsetti, Dergi ”Kim bu yalıda oturan şerefsizler” başlığıyla yayınladığı, geniş çaplı araştırma yalı haberleri kapsamında Sarıyer’deki  yalı satışlarını da gündeme getirdi. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’nin boğazda yalı almasını ilk kez belgeleriyle Türkiye gündemine taşıyan Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Bekir Batu’dan haberde övgüyle bahsedildi. Dergi ayrıca Batu’nun Yeniköy’de 100 milyon euroya Katarlılar’a satılan Erbilgin Yalısı’nın el değiştirmesini de ilk kez gündeme taşıdığını hatırlattı.

nokta

Nokta Dergisi haberimizi böyle verdi.

Milyon dolarlık yalıları kimlerin aldığı ilerleyen günlerde başka haberlerin konusu oldu. Türkiye, AK Partili ekonomi bakanı Nihat Zeybekçi’nin Sarıyer’de 10 milyon dolar ödeyerek bir yalı satın aldığını bölgenin kulağı delik gazetecisi Bekir Batu’dan öğrendi. Bekir Batu, 7 haziran seçimlerinden bir gün önce yayınladığı haberinde “tüm belgeleri mevcut” diyordu. Sarıyer İlçe Tapu Müdürlüğü kayıtlarına göre 605 ada 80 parselde 146 metrekarelik arsa üzerindeki yalı, Bakan Zeybekçi’nin sahibi olduğu Aktur Araç Muayene İstasyonları Anonim Şirketi üzerine kaydedilmişti. Bakan Nihat Zeybekçi’nin yüzde 49.5 oranında büyük hissedarı olduğu şirkette, Zeybekçi’nin Denizlili hemşerisi Rıza Akça da hissedarlardı.

kappak

                                                                       ***

NOKTA HABER | 

“Türkiye’nin kaymağını yiyenler, Boğaz’da, yalılarda viskisini yudumlayıp oyunu HDP’ye veren şerefsizler…” 

Gazetedeki Bahçeli’nin ağzından dökülen bu cümleleri okuyunca özel günler için sakladığı o şişe aklına geldi:

25 yıllık The Macallan Sherry Oak!

Bir iş seyahatinde viskinin anavatanı İskoçya’dan bin dolar ödeyerek almıştı.

Tezgaha özel yapım iki ‘double old’ bardak koydu. 

Normalde, bir İskoç maltı olan Sherry Oak’ın sek içilmesi tavsiye edilirdi.

Ama akşam saatleri olmasına rağmen boğaz havası öylesine bunaltıcıydı  ki, “iki buzun zararı olmaz” diye düşündü.

Üçte birini doldurduğu bardakları alıp iskeleye yürüdü.

Hasır şezlongta Ahmet Altan’ın ‘Ölmek Kolaydır Sevmekten’ini okuyan karısına bardağın tekini uzattı.

Cohiba purosunu ‘cızırdatarak’ yaktı.

Malt viskisinden aldığı ilk yudum boğazını yakarak midesine indi.

Damağında kalan keskin aromanın sönmesini bekledi.

Puronun ilk dumanını üfledikten sonra eşine dönerek imalı imalı sordu: “Sahi sen kime oy vermiştin?”

Bu memlekette adettendir.

Başarısız mı oldun? Suçlanacak birileri elbette vardır.

Boğazın sayılı yalıları da kriz anında ilk saldırılacak hedeflerden biridir.

Bir dönem, ‘eşitlik’ sloganıyla meydanları inleten ‘kızıl gomonistlerin’ halk düşmanıydı yalılar. ‘Aşı boyalı’ yalılar, çatıları uçmasın diye kamyon lastiğiyle takviye edilmiş gecekondularda büyüyen devrimci gençleri ateşlemenin vazgeçilmez diyalektik malzemesiydi.

Sonra o devrimcilerin bir çoğu parayı buldu. Boğaz kıyısında yalı sahibi olamasalar da boğaza nazır apartman dairelerine kuruldular. ‘Yalı düşmanlığı’ böylece yavaş yavaş soldan sağa doğru evrilmeye başladı.

Nereden çıktı bu 3 bin ‘şerefsiz’?

YSK sitesinde 7 Haziran Genel Seçimleri sonuçlarına baktığımızda yalıların yer aldığı Üsküdar-2, Beykoz, Sarıyer, Beşiktaş seçim bölgelerinde HDP’nin aldığı oy sayısı 46 bin 213 olarak görünüyor. Tabi bu sayıdan ‘yalı dışı’ mahallelerin elenmesi gerekiyor. Kaba ve coğrafik bir hesap yapıldığında ‘yalı mahallerinden’ HDP’ye çıkan oy miktarı maksimum 3 bin olarak görünüyor. 3 bin sayısı ise HDP’nin Türkiye genelinde almış olduğu 5 milyon 847 bin 134 oy içinde devede kulak! HDP’nin yalılardan aldığı oylar Türkiye’de genelinde aldığı oyların ikibinde biri…

Bahçeli’nin siyasi danışmanı Metin Özkan’ın ‘3 bin kişilik şerefsizler listesi elimizde’ açıklamasının kaynağı yukarıdaki bu hesap mıdır bilinmez ama 3 bin sayısının ‘yalı düşmanlığı’ tarihinde önemli bir yeri olduğu muhakkak. Nasıl mı?

Anti-siyonist, anti-batı yazarlar tarafından zaman zaman yazılan 3 bin teorisine göre, Osmanlı’nın mirasını yağmaladıktan sonra boğazın yalılarına çökenler işte bu 3 bin aileydi. O yazarların ifadesiyle bu 3 bin aile “kuruldukları boğazdaki yalılardan milletin kanını emmeye, fildişi kulelerinden seyre doyamadıkları Anadolu’yu, bostan korkuluğu gibi kel-çorak bırakmaya gayret etti”. Yine o yazarların ifadesiyle “TÜSİAD’a üye olan beş yüz zengin işadamı aileleriyle beraber yaşadığı İstanbul Boğazı o kesimin akrabalarıyla birlikte zaman içerisinde yeni bir Boğaz Aşireti yarattı” Boğaz aşireti ithamı Koçlar’dan Sabancılar’a uzun bir zinciri ihtiva ediyordu.

Soma’da protestocu vatandaşa “Niye kaçıyorsun İsrail dölü!” sözüyle dışavurum yapan Erdoğan da, -bir dönem- 3 bin teorisinin bizzat savunucularından oldu. Şu sözler  ona ait: “Boğaza nazır yalılarında viski içen monşerler… Akıllı telefonuyla Boğaz’a nazır ‘tüvit’ atanlar…”

Yalı var, yalı var

Efendim, öncelikle şunu bilelim; yalı almak herkesin harcı değildir. Resmi kayıtlardaki rakamlara göre yalı dediğin zaten sayılı… Yalı gibi yalı olan, eski eser sadece 366 adet yalı var. Bunların 136’sı Sarıyer’de, 109’u Beykoz’da, 84’ü Üsküdar’da, 37’si ise Beşiktaş’ta…

Bakmayın öyle sosyete haberlerini süsleyen ‘yalı dairesi’, ‘yalı yavrusu’ laflarına. Bir kere yalı dediğin suya kavuşacak. Adımını attığında ayakların boğaza değecek. Eskilerin tabiriyle cumbadan balık yakalayacak, halının altındaki kapaktan suya dalacaksın. Sonra yalı dediğin en az 70-80 yaşında olacak. Geçmiş sahipleri arasında mutlaka bir ‘paşa’, bir ‘sultan’, bir ‘zade’olacak. Uzun sözün kısası; yalı sözde değil özde yalı olacak.

Dedik ya, ‘Yalı düşmanlığı’ soldan sağa doğru evrilmeye başladı. Bırakın yalıda yaşamayı, yalının önünden bile geçmemiş ‘varoş’ seçmenleri için yalı polemiği müthiş bir partizan motivasyonuydu. Böylece “boğaz aşireti, monşer” söylemleri boğazın hırçın dalgalarıyla eş zamanlı olarak yalıları dövmeye devam etti. Ta ki yalı satın alabilecek paralar birikinceye dek…

Saray eşrafı, boğaz aşireti, parayı bulan devrimciler derken yalıların yeni müdavimleri de yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. AK Türkler!

Viski’den ayran’a…

‘Yalızade’lerdeki değişim Erdoğan’ın kadim dostu, çocuklarının eğitim sponsoru Remzi Gür ile gündeme geldi ilk. Belki bir yalı değildi ama bir yalı kadar değerli olan boğaza nazır Aslanlı Köşk’ü TMSF’den 24 milyon liraya alınca günlerce konuşuldu.

Sonra başka bir sponsor devreye girdi. Katarlı ünlü işadamı Abdülhadi Mana El Hairi, Yeniköy’deki Erbilginler Yalısı’nı tam 100 milyon Euro’ya satın aldı. Forbes Dergisi’ne göre Türkiye’nin en pahalı yalısı unvanına sahip Erbilginler Yalısı, dünyanın en pahalı 4. pahalı eviydi. Yalının sahibi Sani Müfit Erbilgin, geçmişte “Barajlar Kralı” olarak tanınmış bir müteahhitti.

‘Viskiden ayrana’ evrimin kulislerde dillendirildiği dönemlerde gazeteci Faruk Arslan farklı bir iddiayı seslendirdi: “Son yılların milyar dolarlık ihalelerinde dönen bol sıfırlı milyon dolarlık rüşvetlerde boğazda her biri 10 milyon dolar değerinde 3 politikacıya 3 yalı hediye edildiğini duymak bile istemiyorsunuzdur. Kimin verdiğini de yazayım mı yoksa savcılığa ihbar mı edeyim. Faydası olmayacak, sizde biliyorsunuz. Savcının elinden dosyayı aldınız, 2000 polisi sürgün ettiniz, benim dilekçeme mi bakacaksınız?”

Milyon dolarlık yalıları kimlerin aldığı ilerleyen günlerde başka haberlerin konusu oldu. Türkiye, AK Partili ekonomi bakanı Nihat Zeybekçi’nin Sarıyer’de 10 milyon dolar ödeyerek bir yalı satın aldığını bölgenin kulağı delik gazetecisi Bekir Batu’dan öğrendi. Batu, 7 haziran seçimlerinden bir gün önce yayınladığı haberinde “tüm belgeleri mevcut” diyordu. Sarıyer İlçe Tapu Müdürlüğü kayıtlarına göre 605 ada 80 parselde 146 metrekarelik arsa üzerindeki yalı, Bakan Zeybekçi’nin sahibi olduğu Aktur Araç Muayene İstasyonları Anonim Şirketi üzerine kaydedilmişti. Bakan Nihat Zeybekçi’nin yüzde 49.5 oranında büyük hissedarı olduğu şirkette, Zeybekçi’nin Denizlili hemşerisi Rıza Akça da hissedarlardı.

Viski içip içmediği bilinmez ama ‘o..spunun ve memurun bahşişini peşin veren’ Reza Zerrab’ın yalısı da en çok konuşulan yalılardan biriydi. Kanlıca’daki Mehmet Arif Bey Yalısı’nı 2011’de 40 milyon dolara alan Zerrab, 3 bölümden oluşan yalıyı doğum gününde eşi Ebru Gündeş’e hediye etmişti.

Reza Zarrab’ın satın aldığı yalıları yasalara aykırı olarak restore ettiği, birine kaçak kat çıktığı, yalıların arasına dışarıdan da görünen asansör yaptırdığı, yalıların yan duvarların kırdırarak tüp geçitle birbirine bağladığı ortaya çıktı.

Skandal ortaya çıkınca tüm gözler İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne döndü. Öyle ya, Büyükşehir ekipleri daha önce boğaz hattında ‘yönetmelik dışı’ en ufak bir tadilata müsaade etmemişti. Ama hiçbir şey olmadı. Görünen o ki; birileri yine Rıza’nın önüne yatmıştı…

Hasılı vel kelam…

Boğazın yalıları dün ‘gomonistlerin’ ve İslamcıların, bugün ise Bahçeli’nin milliyetçilerinin hedefinde… Boğazın hırçın dalgaları yalı duvarlarını dövüyor, yalı sahipleri de bundan nasibini alıyor. Görünen o ki; oy devşirmeye matuf siyasi hesaplar sürdükçe, siyasi hezimetlerin faturası yanlış adreslere kesildikçe yalı sahipleri ‘şerefsiz’ yaftasından kurtulamayacak.

***

Cohiba’sının dumanını boğaza doğru üflerken hala aynı şeyi düşünüyordu:

Kimdi  bu “yalılarda viskisini yudumlayıp oyunu HDP’ye veren şerefsizler…”?

Daha Türkiye’de yokken New York 5. Cadde girişindeki Apple mağazasından aldığı IpadAir2’sini çıkardı.

Uydu bağlantılı interneti ile YSK’nın sitesine girmesi ve oy kullandığı 1274 nolu sandık sonuçlarını bulması uzun sürmedi.

CHP 167, AKP 70, MHP 36, HDP ise 11 oy almıştı.

Bardağındaki The Macallan Sherry Oak’ın kalan kısmını yudumlarken aklında bu kez şu soru vardı:

“Kim bu 11 şerefsiz?”

KUTU: MEŞHUR YALI SAHİPLERİ

Boğaz’da en çok yalı sahibi olan aile olarak, 18 yalı ile Sabancılar birinci sırada. İkinci sırada Yalçın ailesi, üçüncü sırada ise Kibar’lar ve Koç’lar var. İşte yalılar ve sahipleri:

Suzan Sabancı Dinçer: Tahsin Bey Yalısı (Yeniköy), Afif Ahmet Paşa Yalısı (Sarıyer)

Yalçın Sabancı: Boğaz’da beş yalısı var.

Demir Sabancı: Hasip Paşa Yalısı (Beylerbeyi)

Demet Sabancı: Zarif Mustafa Paşa Yalısı (Kandilli)

Rahmi Koç: Kont Ostororog Yalısı (Kandilli)

Mustafa Koç: Nuri Paşa Yalısı (Kanlıca)

Ömer Koç: Kandilli’deki yalısında oturuyor.

Ali Koç: Kont Ostrorog Yalısı (Kandilli)

Şarık Tara: Yol Yalısı (Yeniköy)

Murat Ülker: Üsküdar Vaniköy’deki yalısında oturuyor.

Bülent Eczacıbaşı: Hollandalılar Yalısı (Yeniköy)

Ali Ağaoğlu: Amcazade Yalısı (Üsküdar Vaniköy)

Cem Boyner: Kanlıca’daki yalısında oturuyor.

Ali Kibar: Madam Ağavni Muratyan Yalısı (Kuzguncuk), Ferhan Baras Yalısı (Rumelihisarı)

Erdoğan Demirören: Marki Ahmet Necip Bey Yalısı (Kanlıca)

Nezih Barut: Yedi Sekiz Hasan Paşa Yalısı (Kanlıca)

Halis Komili: Kıbrıslı Yalısı (Kandilli)

Remzi Gür: Aslanlı Köşk (İstinye)

Mehmet Emin Hitay: Sadıkoğlu Yalısı (Bebek)

Reza Zarrab-Ebru Gündeş: Mehmet Arif Bey Yalısı (Kanlıca)

Orhan Gencebay: Kanlıca’daki yalısında oturuyor.

Gülşen Bubikoğlu: Kanlıca’daki yalısında oturuyor.

KUTU: YALILARDA ‘EN’LER…

En büyük yalı: Şehzade Burhaneddin Efendi Yalısı. 64 odalı. Yeniköy’de.

En uzun yalı: Kıbrıslı Yalısı. 125 metre. Üsküdar’da.

En vefalı yalı: Zeki Paşa Yalısı. Bir asırdır el değiştirmedi.

En ucuz yalı: Manas Efendi Yalısı. 2,4 milyon liraya satıldı.

En pahalı yalı: Erbilginler Yalısı. Yeniköy’de. Katarlı işadamı Abdülhadi Mana El Hairi’ye 100 milyon avroya satıldı.

En meşhur ‘Yeşilçam’ yalısı: Abud Efendi Yalısı. Kandilli’de. Zeki Müren’in ‘Hep O Şarkı’, Ediz Hun ve Türkan Şoray’ın ‘Sinekli Bakkal’ filmlerine ev sahipliği yaptı.

En meşhur ‘dizi’ yalısı: Ahmet Atıf Paşa Yalısı. Yeniköy’de. ‘Binbir Gece’ dizisiyle birlikte özellikle Arap turistlerin akınına uğradı.

En uğursuz yalı: Sadullah Paşa Yalısı. Çengelköy’de. Sahibi Sadullah Paşa ile oğlu birbiri ardına intihar etti. Paşanın hanımı Necibe Hanım çıldırdı. Yalı, yakın tarihte onu kiralayan Ayşegül Tecimer’e de yar olmadı.

En eski yalı: Amcazade Hüseyin Paşa Yalısı. Kanlıca’da. 26 Ocak 1699’de imzalanan Karlofça Baris antlaşması bile burada hazırlandı.

En güzel yalı: Bu soruya yanıtı teoride ve pratikte bir yalı uzmanı olan Rahmi Koç veriyor: “Erol Aksoy’un o satılan Tahsin Bey Yalısı var. O çok güzeldi.”

En edebi yalı: Recaizade Mahmud Ekrem Yalısı. Üsküdar Vaniköy’de. Servet-i Fünun Edebiyatı’nın doğduğu yalı.

En sağlam ‘sultan’ yalısı: Hatice Sultan Yalısı. Ortaköy’de. Günümüze kadar sağlam olarak gelebilen tek hanım sultan yalısı.

En esrarengiz yalı: Yusuf Ziya Paşa Yalısı. Rumelisarı’nda. İnşa edilirken yıllarca tamamlanamayıp da ıssız kalınca ‘Perili Köşk’ diye anılmaya başlandı. İşçiler çalışırken çok defa paşanın karısının hayaletini gördüklerini iddia etti. Yusuf Ziya Paşa Mısır’da vefat edince vasiyeti gereği yalının kulesinin en üst katının taşları sökülerek Mısır’a götürüldü ve bu taşlardan Paşa’nın mezarı yapıldı.

KUTU: YALIN MI VAR DERDİN VAR!

İş yalıyı almakla bitmiyor. Su kenarında olduğunda rutubet takviyesi yapılması gerekiyor. Tuzlu suyun aşındırdığı ahşap ve paslanmaz yüzey boyalarının, rüzgarın soldurduğu tavandan zemine, çatıdan bahçeye, kayıkhaneden kazan dairesine kadar dış cephenin iki yılda bir yenilemesi gerekiyor.

Suyun gücüyle patlayan iskele fayansları, atık su kanallarını ve iskele merdivenlerini kaplayan midyeler ve yosunlar, çatı oluklarını dolduran yapraklar… Bunlar da cabası… Hırçın dalgaların sürekli yediği rıhtımın, dolayısıyla sırtının ona dayayan yalının denize kaymaması için ekstra güçlendirilmeleri gerekiyor.

Dümeni kitlenmiş bir tankerin toslama ihtimali de her saniye mümkün. Tel örgüsüydü, kamerasıydı derken güvenlik masrafları, meraklı gözlerden uzak tutmak için kamuflaj hizmeti, yalının içinde ve dışında hizmet verecek kadro…

Kısacası yalın var derdin var…

NOKTA HABER | 

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Bu haber 10 Ağustos 2015 tarihinde yayınlanmıştır. (1 sene önce)

Habere yorum yaz