Yeniköy’de bir pazar günü…

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Yeniköy bir zamanlar İstanbul’da Boğaziçi’nde Rum vatandaşlarımızın en yoğun oldukları yerleşim bölgesiydi. Mütareke ve işgal yıllarında Rum vatandaşların önemli bölümü ayrıldı. Ardından mübadele ve 6-7 Eylül nedeniyle Yeniköy’deki Rum vatandaşların sayıları azaldı.

 Yeniköy’de Türk, Ermeni ve Yahudi nüfusla birlikte yaşayan Rum vatandaşlar, örfleri, âdetleri, yaşam biçimleriyle Yeniköy’ü renklendirmiştir. Yeniköy’deki Rum vatandaş sayısının azalmasına rağmen Laki Vinges‘in başkanı olduğu Yeniköy Rum Vakfı eski örf ve âdetleri yaşatmaya çalışıyor.
Bu âdetlerden biri de her yıl 26 Temmuz’da Paraskevi Ayazması’nda yapılan tören. Yeniköy eski yıllarda bol ve şifalı sularıyla ünlü bir yerleşim bölgesi imiş. Çok sayıda ayazması varmış. Ayazma, Ortodoks Rumların kutsal olduğuna inandıkları su kaynaklarına verilen isim. Eskilerde, su kaynaklarını korumak arayışında hemen her kaynağın kutsallığına inanılmış. Her su kaynağına bir azizin veya azizenin ismi verilmiş.

Dostluk önemli
Yeniköy’deki ayazmaların çoğu yok olmuş durumda. Orhan Türker’in 2004 yılında Sel Yayıncılık tarafından bastırılan “Nihori’den Yeniköy’e” isimli kitabında, yakın zamana kadar suyu akan 9 ayazmadan söz edilir. Paraskevi Ayazması, suyu kesilmemiş ayazmaların en bakımlısıdır.
Yeniköy’de eskiden beri bozulmayan bir âdet var. Gayrimüslimler Müslümanların, Müslümanlar gayrimüslimlerin kutsal günlerinde birbirlerini kutlar. Geçen hafta Paraskevi Ayazması’nda kutlanan senelik yortuya Yeniköy’de yaşayan Müslüman komşular olarak bizler de katıldık.

Örf ve âdetler yaşıyor
Metropolit İrineos geleneksel dualarını okudu. Tütsüler yakıldı. Evlerde ve ülkemizde bereketin artması için ekmekler kutsandı. Ayazmanın, şifa dağıttığına ve özellikle görme rahatsızlıklarına iyi geldiğine inanılan suyuyla yüzler yıkandı. Ayazmanın tam önünde 400-500 yıllık bir çınar ağacı var. Çevresi 5 metreye yakın olan bu ağaçtan Çelik Gülersoy’un “İstanbul’un Anıtsal Ağaçları” kitabında söz edilir.
Yeniköylülerin inanışı olarak çınarın etrafında 3 kez dolaşıldı. Çınarın kabuğundan birer parça alındı. Bu kabuklar evlerde saklanıyor, seneye getirilip çınarın dibine bırakılıyor. Bu kabuk, evde yıl boyu sağlık, bereket, huzur, mutluluğa destek veriyor.
Bu pazar yazısını gençliğinde Yeniköy’de (o zamanların adıyla Nihori’de) yaşamış olan ünlü Yunan şairi Konstantinos Kavafis’in (1863-1933) yazdığı “To Nihori-Yeniköy” isimli şiirin ilk dörtlüğüyle bitireceğim: ”Ey yabancı, eğer doğanın sana gülümsediği/Ve her çınarın arkasında bir gül kadar güzel/Bir genç kızın gizlendiği bir köy görürsen
/Orada dur./ Nihori’ye ulaştın demektir.” (1882-1885)

Güngör Uras

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Bu haber 4 Ağustos 2015 tarihinde yayınlanmıştır. (1 sene önce)

Habere yorum yaz