BELEDİYE BAŞKANI ŞÜKRÜ GENÇ’TEN SARIYER OLAY’A BOMBA AÇIKLAMALAR: “HALK İSTERSE ÖLÜNCEYE KADAR BAŞKANIM”

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım
1

SARIYER OLAY‘a konuşan Belediye Başkanı Şükrü Genç, cevabı en çok merak edilen “Yeniden aday olacak mı?” sorusuna şu sözlerle açıklık getirdi:

“Dedem 103 yaşında öldü. Dedeme çektiysem, ben de belki 90 yaşıma kadar yaşarım. Eğer halk isterse ölünceye kadar onlara hizmet etmek isterim. Sarıyer için daha yapacağımız çok projeler var. 3. dönemde de diğer dönemlerde de Sarıyer’de başkan olmak isterim. Ancak sadece bizim istememiz yetmez, yeter ki insanlarımız bunu gerçekten istesin. Çünkü onlar istemezse, izin vermezse hiçbir şey olmaz. İnsanlarımızın kararı, bizim için her şeyin üstündedir”

 

NEVRA YERLİKAYA/ÖZEL RÖPORTAJ

Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, SARIYER OLAY‘ın sorularını yanıtladı, gazetemiz aracılığıyla ilçe gündemini sarsacak çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gazetemizin kalitesine hayran kaldığını söyleyen Belediye Başkanı Genç, siyasette çok ses getirecek mesajları yine ilk kez SARIYER OLAY aracılığıyla verdi. İşte Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in “o” açıklamaları;

3 Nisan 2009’dan beri Sarıyer Belediye Başkanlığı yapıyorsunuz. Geçen bu süreci değerlendirmenizi istesem neler söylersiniz?

Bizden önce Sarıyer haraptı bitaptı deme durumum yok. Herkes çalıştı elbette.  Biz olaya politik olarak bakmıyoruz ama bizim elbette ki farklılıklarımız var.  Sarıyer, Şükrü Genç vatandaş iken neler çekiyordu, Şükrü Genç Belediye Başkanı olduktan sonra neler yaşadı buna bakmamız lazım.

“KIŞ AYLARINDA ARABAMLA SOKAKLARA GİREMİYORDUM”

Bu farklılıklardan hemen söz edeyim. Kış aylarında kar yağdığında sokağıma arabamla giremiyordum. Vatandaş Şükrü Genç iken giremezdim ama başkan oldum ve artık bütün sokaklara kış aylarında sorunsuz bir şekilde girebiliyorum.  Sarıyer’de 4 bine yakın sokak var ve hepsi başkanlığım döneminde açıldı. Bizden önceki dönemde belediyemizin bile önünü su basıyordu. Kapıda kum çuvalları vardı. Göreve gelir gelmez hemen gerekli çalışmaları yaptık, yağmur yağdığında artık bu sorunlar yaşanmıyor.

EN YAŞANILIR İLÇE SARIYER

Sarıyer’in hiçbir şekilde düzenli bir alt yapısı yoktu, bugün bütün alt yapı sorunu hemen hemen çözüldü. Yaşamda kalite oluştu. İnsanların  yaşam kaliteleri arttı ve bundan dolayı insanlarımız artık çok daha mutlu.  Şuna inanıyorum ki Sarıyer’de görülen bu huzur ve rahatlıkta bizim payımız çok yüksek. İstatistikler gösteriyor ki en yaşanılır ilçe Sarıyer oldu.

Yaşlısı genci, çocuğu kadını diye ayırmadan eşit ve sosyal belediyecilik anlayışı ile hareket eden Sarıyer Belediyesi’nin eksik gördüğünüz tarafları var mı?

Var. Eksiklerimizin olmaması mümkün değil. Mesela Büyükşehir’in yetki karmaşasına maruz kalıyoruz. Bundan dolayı tamamlayamadığımız işler var. Yetki karmaşası yüzünden ciddi problemler yaşıyoruz.  Bu problemler hat safhada.

“BÜYÜKŞEHİR BİZE MÜDAHALE EDİYOR”

Yetki karmaşasını biraz açar mısınız?

Eğer bu alana ben hakim olsam, bir şey yaptığımda bana müdahil olmaslar çok daha güzel işler yapma fırsatımız olur. Özellikle Sarıyer sahilini ihya ederiz. Örneğin 2009 yılında göreve geldiğim zaman, Piyasa Caddesi’ne kadar bütün caddeyi projelendirdik. İTÜ  öğretim üyeleriyle beraber projeler geliştirdik ama yetki kargaşasından dolayı uygulama şansını  bulamıyoruz. Bu başlı başına bir olay. Bunu yapabilsek Büyükdere’nin çehresi değişecek.  Mesela Kazıklıyol’un karada kalan parçaları sanat havuzlarına dönüşecek ve caddeler tarihine uygun şekilde işlenecek. Bu yetki karmaşası olmasa ve bize müdahale edilmese caddeler, kaldırım taşlarına kadar değişecek.

Yetki karmaşası yüzünden yapamadığınız çalışmalar var mı?

Burada yaşıyoruz ama yetki alanları Büyükşehir’de olan yerler var. Mesela hala bir balıkçı tesisimiz yok. Yaptırmıyorlar.  Bu acı bir durum. Neden yaptırmıyorlar? Sebep; onların olsun… Çok gereksiz ve akıl dışı gerekçeler öne sürülüyor. Ne yazık ki kasaba politikacılıkları devam ediyor. Bir iş yaparsak artı puan alır hesabındalar. Balıkçıların üstüne çekilen tentedeki Sarıyer Belediyesi adı bile onları rahatsız ediyor.  Bizi arayıp “Tabelaları kaldırın, Büyükşehir’i rahatsız eder” diyorlar.  Bizim onlarla hiçbir problemimiz yok, onlar bize problem yaratıyor. Hala bekleyen projeler var. Gümüşdere ve Bahçeköy planları hala bekliyor. Planlar bitmiş halde ama uygulanmıyor. Ama biz yine de bunlara takılıp kalmıyoruz. Biz neler yapıyoruz buna bakalım. Biz yaşam kuran bir belediyeyiz.

“Yaşam kuran belediye” misyonunuzu açar mısınız?

Her zaman dile getirdiğimiz şeydir; Sarıyer Belediyesi yaşam kurar. Bizim için yaşam önemlidir. Yerel yönetimi biz yaşam olarak görüyoruz. Bugünkü yaşamı nasıl kolaylaştırırız yarınki yaşamı nasıl hazırlarız diye düşünüyoruz. Hem fiziksel hem sosyal yaşamdan söz ediyorum. Sanat, kültür ve herbir alanda yaşama nasıl müdahil olabiliriz diye düşünüyoruz.

“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN İLK MADDESİ KATILIMCILIK’TIR”

Bu anlamda çalışmalarınızda önemsediğiniz “katılımcılık”  özelliğiniz var. Katılımcı belediye tam olarak nedir?

Katılımcılık önemlidir. Demokratik yerel yönetim alanı olan belediyelerde işin A’sı B’si budur. Eğer sen katılımcı olmazsan olmaz. Sürdürülebilirlik ile sürekliliği insanlar karıştırıyor.  Sürdürülebilirliğin ilk maddesi katılımcı olmaktır. Bu sadece belediyede değil yaşamda da önemlidir. Katılımcılığı yaratamadığımız taktirde olmaz. Bizim bu kadar çok alanda başarılı olmamızın temel nedeni katılımcılıktır. Biz yaşamın her alanında varız. Olayların içindeyiz. Uğraşmadığımız alan yok. Biz çevremizde kim varsa, herkesi yaşamın ve sürecin içine katıyoruz. Engellisi, kadını, çocuğu herkes dahil olmak üzere herkes işlerimize katılmaktadır.

“SARIYER’İN ALIŞIK OLMADIĞI İŞLER YAPIYORUZ”

Sarıyer’in alışık olmadığı ve tanık olmadığı işler yapıyoruz.  Toplumsal  ihtiyaçları gideriyoruz ve bunu yaparken insanlar arasında asla ayırım yapmıyoruz. Irkı ve inanışı ne olursa olsun herkese adil yaklaşım içindeyiz. Bunların yanında birlik ve beraberliği olmazsa olmaz sayıyoruz. Sevgi ve barış üzerine herkesi yaşama davet ediyoruz ve içimize alıyoruz. Bu bölge çok büyük bir bölge. Çok farklı insan grupları var. İnanılmaz yoğunluk var ve bizi yoruyor. Günlük planlama yapamıyoruz bazen. Çünkü hareketlilik çok fazla. Buna yönelik de Kalkınma Eylem Planı hazırladık.

Peki nedir bu Kalkınma Eylem Planı?

Çok ciddi gereksinimleri tespit ettik ve teker teker yerine getiriyoruz. Sarıyer’in ana yapılanması ile yani STK’lar, muhtarlar, üniversiteler ve esnafları her türlü  insanı dahil ettiğimiz Kalkınma Planı hazırladık. Bu plan bizim elimizde bir anahtardır. Sokakla çok barışığız. Yoğun bir şekilde sokaktayız. İnsanları birebir dinliyoruz. Çocuklar ve özellikle yaşlıları seviyoruz ve ilgileniyoruz. Yaşamın her alanındayız. Spordan kültüre dek birçok alanda yine katılımcı anlayışla Sarıyer’in kalkınması için onlarca maddeden oluşan planımızı uygulamaya başladık.

“SARIYER’DE YAŞAMI DEĞİŞTİRDİK”

Sarıyer’de her alanda çalışmalarımız yaşamı değiştirdi.  Gitmediğim, görüşmediğim insan yok. Yaşı ve statüsü ne olursa olsun herkesle görüşürüm. Vatandaş neredeyse oraya gideriz. Yalnızca belediye işleri değil, sokakta sosyal anlamda ne tür iş varsa yapmaya çalışırız. Kız istemeye bile gidiyorum. Kavga eden insanları barıştırmaya gidiyorum.

“KORUYUCU BELEDİYECİLİK YAPIYORUZ”

Sarıyer Belediyesi’ni diğer belediyelerden ayıran yönleriniz sizce neler?

Bizi diğer belediyelerden ayıran en farklı yönümüz bunca yoğun uğraş alanıdır. Bu yoğunluk da yaşamın içinde ve yaptığımız her şeyi yaşıyor olmamızdan kaynaklanıyor. Yaşamadan bir şey olmaz. Özellikle kadın ve çocukları mutlu etmek, beni mutlu ediyor. Yalıda oturan kadınla, gecekonduda oturan kadının beklentisi farklıdır. Hepsine hitap ediyoruz. Gönül işi yapıyoruz. Olaya belediyenin rutin işleri olarak bakmıyorum. Yaşamın içine dalıyoruz. Sosyal ihtiyaçlar giderilmeden olmaz. İnsanların sonradan psikologlarla çözüm aramasına gerek kalmamalı, biz buna engel oluyoruz. Biz koruyucu belediyecilik yapıyoruz.  İnsanların problemlerine çözüm üretiyoruz. Yaşamları sekteye uğramadan devam etsin istiyorum.

“DESTEK ALIRSAK PROJELERİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

Sarıyer Belediyesi’nin yakın zamanda hayata geçireceği birçok proje var. Bunları özetlemenizi istesem neler söylersiniz?

Ben 2009 yılında Sarıyer’e geldim ve durmadan çalıştım. Bundan sonra da Sarıyerliler için çalışmaya devam edeceğim. Çok fazla projem var. Sarıyer’i insanlar futbol ile anıyor ama biz sporun her dalında aktif olarak varız. Özellikle çocukları spora yönlendiriyoruz. Yaz ve kış spor okulları oluşturacağız. Bu alanlar var, bu geleneği yaşatacağız. Hafta sonları en az 300 çocuğa spor yaptırmalıyım. Kadın voleybol kulübümüz beşinci seneyi oynuyor. Çok başarılar elde etti. Milli Takım’a sporcu yetiştiriyoruz. Alt yapıda yüzlerce sporcumuz var. Sadece voleybol değil diğer alanlarda da aktifiz. Spor salonu eksikliğimiz var. Buna el atacağız. Yeterince sponsorluk ve benzeri destek almıyoruz. Destek alırsak bu işleri yapacağız. Bunu çözmek zorundayız. Yaşamın içindeyiz diyoruz, herkesin de katılmasını istiyoruz. Bir toplumda çocuklar eğitimli ise gelecek o kadar güzel olur. Gelecek sadece beni değil, bütün bölge insanını ilgilendiriyor. Bu anlamda bize herkes destek olmalı.

“90 YAŞINA KADAR BELEDİYE BAŞKANIYIM”

Herkesin çok merak ettiği soruyla devam etmek istiyorum. Üçüncü dönemde de Belediye Başkanı olmayı düşünüyor musunuz?

Halkımız isterse ölene kadar belediye başkanıyım. Bunu herkese söylüyorum. Dedem 103 yaşında öldü, ona çektiysem Allah nasip ederse belki 90 yaşına kadar yaşayabilirim.  Halk istedikten sonra her şey olur, ben Şükrü Genç olarak ölünceye kadar hizmete hazırım. Ancak onlar istemezse hiçbir şey olmaz. Önümüzdeki dönemlerde yapmak istediğimiz çok farklı projelerimiz var. 3. dönemimizde özellikle gençlerimizin istihdamına yönelik çalışmalarımız olacak. Meslek Yüksek Okulları mezunlarının ciddi sıkıntıları var. İnsanları belli konularda aranan kitleye dönüştürmek zorundayız. Bu da olanaklarla alakalı bir durum. Meslek kurslarını arttıracağız. Gençliğe nasıl yön verirsek ülke o kadar kalkınır. Sarıyer hizmetlerimizden memnun kaldığı sürece, 90 yaşıma kadar başkanlık yapmak isterim. Enerjimizi yitirmiyorum. Geldik ve burada olacağız. Daha çok işler yapacağız. Bunu herkes görecek. 2009 yılında başladık ve hizmetlerimize aralıksız devam edeceğiz. Yeter ki halkımız bizi desteklesin, sahip çıksın. Yoksa halkımız istemezse hiçbir şey olmaz.

“TORUNLARIMI WHATSAPP’TAN GÖRÜYORUM”

Bu kadar yoğunluk içinde ailenizi görebiliyor musunuz? Torunlarınız Can Rüzgar ve Deniz Cem’e çok bağlı olduğunuzu biliyorum. Onları özlüyor musunuz?

Belediyecilikte hafta sonu bile yoktur. Yoğunluk hat safhadadır. Torunlarımı çok özlüyorum.  Onları göremiyorum ama sokaktaki çocuklarla idare ediyorum. Çocukları çok seviyorum. Torunlarımı whatsapp’tan görebiliyorum. Fotoğraf ve videolarıyla idare ediyorum.

“NAZIM HİKMET’E HAYRANIM”

Sanata ve doğaya da çok düşkünsünüz. Makamınızda da çiçekler ve akvaryum var. 

Doğayı ve yeşili seviyorum. Odamda da akvaryum ve çiçekler var. Müzik ve şiiri de çok severim. Uzun hava dinlerim. Kendim de türkü söylerim. Şiir okumaya da bayılırım. Nazım Hikmet ve Can Yücel hayranıyım. Ayrıca profesyonel folklör oynarım. Her yöreyi oynarım. Sanatla her zaman ilgili olmuşumdur. Öyle ki canım sıkıldığı zaman doktorum, uyumadan önce türkü dinlememi tavsiye der. Müzik her zaman büyük bir motivasyon sağlar.

“SLOGANCILIĞI BIRAKMAK ZORUNDAYIZ”

Türkiye’nin 15 Temmuz darbe girişiminden sonraki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Ülkenin gidişatı konusunda neler söylemek istersiniz?

Ülkenin durumu hakkında umutluyum. Ben insanları sağduyuya davet ediyorum. Toplumun ortak duygularda birleştirilmesi ile huzura kavuşuruz. Partilerin önemi yok. Birlik ve barış ile hareket etmek gerekir. Taksim Yenikapı mitinginde inanılmaz gururlandım. Türkiye’de olmazsa olmaz bir değer vardır. O da Atatürk ve Cumhuriyet’tir. Biz bugünlere Atatürk ve Cumhuriyet’le geldik. Atatürk’ü yaşamaz ve yaşam biçimi yapmazsanız olmaz. Slogancılığı da bırakmak zorundayız. Türkiye’nin şu anda içinde bulunduğu durumdan herkes sorumludur. Ben Başkan olarak bunu yapmaya çalışıyorum. Ülke hepimizin. Sıkıntılardan tek grup çıkamaz, hepimizin toplum olarak refaha çıkması gerekir. Diyarbakır’daki insanı da buradaki insanı da yanımıza alacağız. Mozaik bir yapılanmanın olduğu  yerde bunu yapmamız şart.

DAYANIŞMAYI ÖN PLANA ÇIKARMAMIZ GEREKİR

Mesele sadece Fetullah Gülen Örgütü meselesi değil şu anda buna benzer başka kurumlar da var. Hiçkimse kıvırıp bir yerlere kaçmaya kalkmasın. Müslüman bir toplumuz. Bunun tarifi olmaz. Geçmişten oluşan gelenekler vardır, Türk büyüklerinin söylediği şeyler bellidir. Gelenekleri değiştirmeye kalkışmak olmaz. Gelenekler değişmez alışkanlıklar değişir. Topluma bu gelenekler çerçevesinde sahip çıkmak zorundayız. Toplumda bir dayanışma vardır ve bunu daha da ön plana çıkartmamız gereken dönemdeyiz. Eğer bunlar yapılmazsa iç savaş hali yaşanır ki altından kalkamayız ve yazık olur.  Bu memleketin dünyanın en önemli memleketi olduğunu hiçbir zaman unutmamamız gerekir. Ülkemizde gözleri var gibi şeylerle kendimizi avutmayalım. Onların senin topraklarında tabii ki gözleri var. Buraları kontrol altına almak istiyorlar. Biz kuvvetli olacağız ve buna asla izin vermeyeceğiz. Biz şu anda dünyanın merkeziyiz. Savaşlarda kimse kazanmaz. Herkes kaybeder.

“YURTTA SULH CİHANDA SULH DÖNEMİ BİTTİ DEMEK CEHALETTİR”

Birinin artık kalkıp “Yurtta sulh cihanda sulh dönemi bitti” deme aptallığı içinde olmak, cehalet içinde olmaktır. Türkiye için yazıktır. Savaş ve barış ortamı biter mi? Her zaman birileri silah satmaya çalışacak, barıştan yana olanlar da buna karşı çıkacaktır. Biz ülkemizde barışı sağlayacağız ve çevremize de bunu yayacağız. Kavga ile hiçbir yere varamayacağımızı bilmek zorundayız. Umudumu hiçbir zaman kaybetmedim. Umutsuz yaşanmaz. Özellikle gençleri bu konuda motive etmek zorundayız. Çevrede çember daralmamalı geniş tutmak gerekir. Daha fazla insanla biraraya gelmek gerekir. İsim vermeye gerek yok, devlet büyüklerinin çevrelerini genişletmesi gerekir. Herkesin onlara ulaşması gerekir. Çevre ile ne kadar aktif isek o kadar her şeyden haberimiz olur. Ben Belediye Başkanı olarak insanları sosyal medyadan bile takip ediyorum. Sorunlarına çözüm buluyorum. Neredeyse her şeyden sosyal medya ile haberdar oluyorum.

Değerli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederim. Son olarak Sarıyerliler’e söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Ben de teşekkür ederim. Sarıyerlileri çok seviyorum onlar da beni sevsin isterim. Türkiye’yi, Sarıyer’den kurtaracağız.  Buradan arkadaşları ülkeye yayacağız.Türkiye’de her alanda etkin olan insanlar yetiştiriyoruz. Siyasetçi olması gerekmiyor. Sarıyer’de birçok konuda yetişmiş insan var. Zaman içinde bu sayı daha fazla olacak. Üçüncü dönemde ve sonra da Başkan olacağım ve çalışmaya devam edeceğim.

sariyerolay.com/ özel röportaj

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım
1

Bu haber 8 Aralık 2016 tarihinde yayınlanmıştır. (5 ay önce)

Habere yorum yaz