ŞORT SALDIRGANI HAKİM KARŞISINDA İFADE VERDİ

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

17

Maslak’ta otobüste yolculuk yapan hemşire Ayşegül Terzi‘ye şort giydiği için tekme atan Abdullah Çakıroğlu, ilk duruşmasında rezil bir savunma verdi. Çakıroğlu, kendini kurtarmak için, “Manevi duygularım tahrik oldu”, “Oturuşu müstehcendi”, “Psikolojik hastalığım var”, “Cinler musallat oldu” gibi akıl almaz ifadelerde bulundu.

Şaşkınlık yaratan olay 12 Eylül günü Maslak’ta meydana gelmişti. 23 yaşındaki hemşire Ayşegül Terzi, Maslak’ta evine gitmek için belediye otobüsüne binmişti. Otobüsün arka tarafında ayakta duran genç hemşireye kimliği belirsiz bir şahıs önce sözle sataştı.

ŞORT GİYENLER ÖLMELİ

Saldırgan şahıs, “Şort giyenler ölmeli” diye söylendikten sonra yukarıdaki demirlerde tutunarak genç kadının yüzüne tekme attı. Yüzünden yaralanan genç kızın şikayeti üzerine harekete geçen polis, zanlı Abdullah Çakıroğlu’nu yakaladı. Adliyeye sevk edilen Çakıroğlu ifade verdikten sonra serbest kalmıştı ancak savcılığın itirazı üzerine tekrar gözaltına alınıp tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Abdullah Çakıroğlu’nun 9 yıl 4 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı. Anadolu 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmada tutuklu sanık Abdullah Çakıroğlu ve avukatı, Ayşegül Terzi ile çok sayıda kadın avukat hazır bulundu. Duruşmada kadın avukatların katılma talebinde bulunmasının ardından sanık Çakıroğlu’nun kimlik tespiti yapıldı, savunması alındı.

otobuste-darp-edilen-aysegul-terzi

KENDİ KENDİME KONUŞMA HALLERİM ARTTI

Duruşmada kadın avukatların katılma talebinde bulunmasının ardından sanık Çakıroğlu’nun kimlik tespiti yapıldı. Mahkeme hakiminin iddianameyi okumasının ardından savunmasını yapan Çakıroğlu, “İş yerinde hastalığım nüksetmişti. Bu da telefon kayıtlarında vardır. Ege’de Murat diye bir hoca efendiden ilaçlarımı istemiştim. Hastalığım ilk başladığında 2 sene önce ona gitmiştim. İlaç verdi, tedavi oldum. Kendime gelmiştim. Son zamanlarda ise kendi kendime konuşma hallerim artmıştı” dedi.

CÜNÜP KELİMESİ BANA AİTTİR

Bunun üzerine mahkeme hakimi, “Bu hoca efendi dediğin din adamı mı” diye sordu. Sanık Çakıroğlu ise, “Evet” diye yanıt verdi. Çakıroğlu, “2 sene kimseye bulaşmadım. Sonra rahatsızlığım nüksetti. Kendi kendine konuşma, bağırma, çağırma hallerim arttı. 2-3 gün üst üste nöbete kalınca psikolojim arttı. Konuşma seanslarım arttı. Otobüsteki hadise vuku buldu” dedi.

Çakıroğlu savunmasında devamla, “Otobüste daha önceden tanımadığım bayanı gördüm. Oturuşu müstehcendi. Doğru oturmasını söyledim. Suratıyla ‘sanane’ anlamında işaret yaptı, önüme döndüm. Durumu hazmedemedim istem dışı reflekste bulundum. Yaptığımı doğru bulmuyorum. Bayanın oturuşunu da doğru bulmuyorum. Hastalık halinde istem dışı reflekste bulunuyorsun. İstem dışı oluyor ancak doğrular üzerinden gerçekleşiyor. Bu şekil oturuşunu doğru bulmadım, uyardım. Kendisi umursamadı, hiç oturuşunu düzeltmedi. Cünüp kelimesi bana aittir. Bu kelimeyi kullandım. Otobüsün içinde bir grup beni dövdü. Bayanın sözü üzerine millet galeyana gelip otobüsten attılar beni, dövdüler. Hapishanede de tartaklandım. Bu olayda sara hastalığımın etkisi büyüktü. Nüksetmişti. Saldırma eğilimim artmıştı” şeklinde konuştu.

CİNLER MUSALLAT OLMUŞ

Sanığın Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde 14 gün kaldığını söylemesi üzerine mahkeme hakimi, “Erenköy dışında bir yerde tedavi gördün mü” diye sordu. Sanık “Hocaya gittim” dedi. Bunun üzerine hakim, “Hoca sana ne yaptı” şeklinde soru yöneltti. Çakıroğlu ise, “Beni okudular. Cinler musallat olmuş dediler” diye yanıt verdi.

sorta-tekme

İNSANLARI SUÇA TEŞVİK EDİYOR

Çakıroğlu mahkemedeki ifadesinde, “Müştekinin kendisini taşıyabilecek bir giyim kuşamı olması lazımdı. Herkesin ortak yaşam alanına yakışmayacak şekilde giyim kuşamı vardı. Ortamı bozuyordu. Otobüste aile, ana baba var. Herkesin ruh dünyasını etkiliyordu. Doğruları birinci dereceden Kuran-ı Kerim’den almak zorundayız. Kadının haya perdesinin oluşması için örtüsü olması gerekiyor. Kuran-ı Kerim ve hadislerde örtünmesi gerektiği belirtilmiştir. Gayrimüslimim diyorsa kendisini taşıyabilecek giyim kuşamı olması gerekiyor. Aksi taktirde insanları suça teşvik ediyor, insanların şehvet duygularını kabartıyor. Benim olayda şehvet duygularım kabarmadı ama istem dışı bir davranışta bulundum” dedi.

AYŞEGÜL HEMŞİRE DE SALONDAKİ İZLEYİCİLER DE AĞLADI

Sanığın savunmasının ardından Ayşegül Terzi’nin ifadesinin alınmasının işlemine geçildi. Davaya katılma talebi olduğunu belirten Terzi güçlükle konuşarak, “Paraya ihtiyacım vardı, kendime nöbet yazdırmıştım. Gece nöbetimi tuttum. Sabah nöbetten çıktım. Üzerimde sivil kıyafetim vardı. Otobüste boş koltukta ters bir şekilde oturdum. Sanığı hiç görmedim. Bayram sabahıydı. Telefonda müzik dinliyordum ve bayramlaşıyordum. Yüzüme biri birden tekme attı. Ne olup bittiğini anlamadım. Sonrasını hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde hastanedeydim. Ağzından çıkan sözleri hatırlamıyorum. Elimdeki poşetleri bacağımın üzerine koydum. Bacağım kapalıydı” diyerek gözyaşlarına boğuldu. Bu sırada salondaki bazı izleyicilerin de ağladığı görüldü. Mahkeme hakimi, Terzi’nin sesinin titrediğini ve ağlamaya başladığını tutanağa geçir

 CANIM ÇOK YANIYORDU

Terzi ifadesinde devamında, “Karakolda söylediklerim tam yazılmadı. Ardından kendi çalıştığım hastaneye gittim. Başımdan darbe aldığımı, kafamın şiştiğini söylediler. Ağzımın içinde kanamalı yaralar vardı. Canım çok yanıyordu. Sanığın hiçbir suçlamasını kabul etmiyorum. Yaptığı eylemi dine bağlamasını doğru bulmuyor ve kabul etmiyorum. Evime çok yakın oturuyor. Ben bunu bana tekrar yapabileceğini düşünüyorum. Serbest kalırsa tekrar yapacağından korkuyorum” dedi. Bu sırada Ayşegül hemşire yeniden ağladı.

 

 

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Bu haber 26 Ekim 2016 tarihinde yayınlanmıştır. (1 ay önce)

Habere yorum yaz