Derbent Mahalle Muhtarı Aydemir Görmez: “Derbent’i ipten aldık!”

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım


Çamlıtepe… En çok bilinen ismiyle Derbent. Sarıyer’in kentsel dönüşüm konularında gündemden hiç düşmeyen mahallesi. Derbent, inşaat şirketlerinin sürekli göz diktiği ancak mahalle halkının ortak direnişiyle çantacıların bir türlü giremediği yer.

***

Derbent Muhtarı Aydemir Görmez, yıllardır tapu mücadelesi veren mahallesinin sorunlarını ve çözüm yollarını gazetemize anlattı. “Kentsel değil, yerinde dönüşüm istiyoruz” diyen Görmez; “Önceliğimiz tüm halkımızla birlikte yıllardır mücadelesini verdiğimiz tapularımızı almak” diye konuşuyor.

NEVRA YERLİKAYA/ ÖZEL RÖPORTAJ

Sarıyer’in son dönemde gündemden düşmeyen mahallesi Çamlıtepe diğer adıyla Derbent. Bölgede halkın çıkarına olmayan her türlü kentsel dönüşüme meydan okuyan mahallelinin en büyük isteği de arazilerinin kendilerine devredilmesi. Konuyla ilgili İlçe Meclisi’ne verdikleri önerge kabul edilmesine rağmen senelerdir sürdürdükleri mücadelede hala sonuca varılamadı.

Derbent Mahallesi Muhtarı Aydemir Görmez, Derbent Mahallesi Yerleşimcileri Konut-Yapı Kooperatifi’nin 2011’de yıkıldığı dönemde, 2 bin çevik kuvvet polisinin de katıldığı yıkımda “polise mukavemet” ettiği gerekçesiyle 7 ay 15 gün hapis cezasına çaptırılmıştı. Derbentliler’in kentsel dönüşüm ve riskli alan mücadelesinde başrolde olan Muhtar Aydemir Görmez bu konuda merak edilen her şeyi Sarıyer OLAY‘a anlattı. SARIYER OLAY sordu, Muhtar Görmez tüm sorularımıza içtenlikle cevap verdi.

Sizi tanıyabilir miyiz?

1966 yılında Balıkesir Manyas’ta doğdum. 44 yıldır Derbent’te yaşıyorum. 4. Levent’te aile şirketimizde otomotiv işi yapmakla beraber, bir dönemdir de Derbent Muhtarlığı yapıyorum.

Uzun yıllardır Derbent’te yaşayan bir isimsiniz. Muhtar olmak aklınızdan geçiyor muydu? Bu süreci anlatır mısınız?

Aklımda muhtarlık hiç yoktu. Kentsel dönüşüm olayıyla ilgili mahallemizin önde gelenleriyle bir araya gelip Çamlıtepe Mahallesi Kooperatifi’ni kurduk. Kooperatifin kurucu başkanlarındanım.

“HALK BENİ DESTEKLEDİ, KAZANDIM”

Bu mahallede her muhtarlık seçiminde adaylar çıkar. Burada yörecilik vardır. Benim seçildiğim dönemde 8 aday vardı. Balıkesirli olan üç hane vardır, buna rağmen ben seçildim. Eski muhtarı devirmek için açık ara oyla ben seçildim. Halk desteğiyle tek aday gösterildim ve halk beni seçti. Mücadelemi halk gördü ve bana teşekkürleri bu oldu. Benim muhtar olmak gibi bir planım yoktu. Eski muhtarı çok uyardım; halkla beraber hareket et dedim. Hep muhtar olarak kal, yeter ki halkla beraber ol dedim. Bunu 1500 kişinin içinde de söyledim. Mahalleli kendi sorunlarına çözüm bulacağıma inandığı için beni seçti.

“MUHTAR OLMAMIN NEDENİ KENTSEL DÖNÜŞÜMDÜR”

Muhtar olmamda en büyük sebep kentsel dönüşüm mücadelemizdir. Bizden önce Derbent’in hakları savunulmamış. Halk burada mücadele ederken burada kentsel dönüşüm olmasından yana olmuştur. Biz, kentsel dönüşümü değil “yerinde dönüşümü” sağlamaktan yana olduk. Başarılı olduk. Belki de Türkiye’de ilk yerinde dönüşüm başlasın denilen yer Derbent’dir. Biz her zaman “kentsel değil yerinde dönüşüm” diye diye bunu insanlara ezberlettik. Cumhurbaşkanımızın ve bakanlarımızın da cümlelerinde böyle geçiyor. Onlar da artık kabullendi ve bu tabiri kullanıyor.

Sizin muhtarlığınızdan önceki dönemde başlayan kentsel dönüşüm girişiminde mahalleli müthiş mücadele verdi. Bugün durum nedir?

Benden önce burada dönüşüm olmasını istediler ama halkın lehine mi diye bakılmadı. Halkı mağdur edecek kararlar alınmaya başlanmıştı. Neyse ki halk bilinçlendi. Kooperatifimizin derneğimizin ve vatandaşlarımızın açtığı 8 dava oldu. Plan iptal davası açtık. 2013 yılında Derbent’in lehine olan dava kazanıldı. Arkasından 2013’te burası riskli alan ilan edildi. Bununla alakalı da Danıştay 14. Daire’de dava açtık. İptal davası 1 yıl sürdü.

“ŞÜKRÜ GENÇ HER ZAMAN YANIMIZDA OLDU”

Bu süreçte “Bir Umut Derneği”, gönüllü hukukçularımız ve elbette Belediye Başkanımız Şükrü Genç yanımızda olmuştur. 10 yıldan beri hiçbir çıkar ilişkisi içinde olmadılar bizimle. Biz bazen pes ediyoruz ama onlar omuz veriyor. Bugüne kadar kazandığımız 9 davanın baş mimarı onlardır. Hukukçular öğrenci gibi bizi eğittiler yasaları öğrettiler. Yönetici olan bütün arkadaşlarım yasaları ezbere biliyor. Savunduğumuz davanın haklarını yasaları biliyoruz. Derbent, Sarıyer’e hak arama konusunda çok şey sağlamıştır. Her şeyi hukuk çerçevesinde yaptık ve 9 dava kazandık. Davamızın ne olduğunu takip etmemiz için eğitim şarttı.

Derbent halkı artık bu konularda tamamen bilinçlendi diyebilir miyiz?

Evet kesinlikle diyebiliriz. Sokakta halk bize soru sorduğunda “bilmiyorum” demiyoruz ve halkımızın da bir soruya karşılık “bilmiyorum” demesini istemiyoruz. Hukukçularımız bize çok destek verdi. Çok zor dönemler geçirdik. Mahallemdeki arkadaşlar ve şahsıma karşı fiili müdahaleler yaşadık. Dernek binamız 1972’de yapılmıştı. Buranın yıkılmasıyla başlayan fiziki müdahale sonrası zor dönem başladı. Özellikle kadınlarımız her zaman bizim yanımızda olmuştur. Hiçbir zaman yılmadık. Biz bir hak aradık ve mücadele ettik. Hiçbir vatandaşımızı hukukun dışına itmedik. Halkımız şimdi daha bilinçli.

“ÖZELLİKLE KADINLARIMIZI EĞİTTİK”

Özellikle kadınlarımızı eğittik. Kadınlarımız her zaman eğitim toplantılarımıza katıldı. Bu mücadelede baş mimarımız kadınlardır. Toplantıları hiç aksatmadılar sabahın erken saatlerinde geldiler. Hocalarımızdan aldığımız bilgileri halkımıza anlattık. Derbent halkı artık daha bilinçli. Bana gelen herkese belgeli gelin diyorum. Kimse mağdur olsun istemiyorum.

Derbent konum olarak merkezi bir yerde bulunmakta. Bu konumundan dolayı da inşaat firmalarının iştahını arttırıyor. Kentsel dönüşüm girişimleri ve riskli alan ilan edilmesi gibi olumsuzluklarla mahalleli ve siz nasıl baş ediyorsunuz?

Derbent, Sarıyer’in merkezidir. Burası Maslak Kasrı’na, iş merkezlerinin yoğun olduğu Levent’e yakındır. Buraya ulaşım çok rahattır. Derbent insanı çok misafirperverdir. Derbent’e hiçbir zaman “çantacı” giremez. Girdiği yerden kovulurlar. İnsanlar bizim sayemizde artık daha bilinçli. Halk artık mahalle ile alakalı bir durum olursa derneğe, kooperatife ve muhtara sorun derler. Bizde bu güç olduğu sürece Derbent daha güçlü olur. Buraya 60 sene önce gelip elektrik su yokken bu hale getiren insanlar var. Bu insanların haklarını ve burayı korumak gibi büyük bir sorumluluğumuz var.

“BENİM SİCİLİM TEMİZDİR”

Benim sicilim temizdir. Bir trafik cezamı bile anında öderim. Kanun ve hukuka saygım var. Ne hikmetse bu mücadeleye girdiğimden beri başıma gelmeyen kalmadı. Çeteden yargılandım. 2012 yılında sabaha karşı dernek başkanım ve ben dahil olmak üzere 14 arkadaşımı evimize operasyon yapılarak KCK denilerek gözaltına alındık. Ulusal kanallara çıktık. KCK ve arsa mafyası denilerek 4 gün nezarette kaldık. Tutuksuz yargılandık. Çağlayan Adliyesi etrafında çıkacağımız gün iki bin vatandaş bizi bekliyordu. O aşamada CHP milletvekili Mehmet Sevigen ve Şükrü Genç ile bütün siyasi parti temsilcileri destek oldu. Başkan sabahın altısından akşam saatlerine kadar destek olmuştur.

“İFTİRAYA UĞRADIK ÇOK ACI ÇEKTİM”

Beni sabaha karşı gözaltına almaya geldiler. 110 metrekare evimde polisten geçilmiyordu. Evimi talan ettiler. Sara hastası annem kriz geçirdi. Ailem perişan oldu. Bize yapılanın iftira olduğunu anladılar. Benim evime terör örgütü diyerek geldiler. Örgüt yuvası sandılar. Çok acı çektim. Mahallem için başını yere eğecek şey yapmadım. Alnım ak. Mahallem o süreçte her zaman destek oldu. Biz şerefsizlik yolsuzluk yapmadık. Mahallelim beni davul zurnayla karşıladı. O güçle ayaktayım. Bizi yıldırmak istediler ama yılmadık ayaktayız.

Derbent Mahallesi’nin muhtarlığınızdan öncesini ve sonrasını değerlendirmenizi istesem neler söylersiniz?

Biz Derbent’i ipten aldık. Bizden önce bazıları mahallenin yıkılmasını istedi. Buranın yıkılması için elinden geleni yaptı; mahalleliye mahallenin yıkılacağını ve hak alamayacakları söylendi. İnşaat firmalarıyla anlaşarak insanlar gitmeye zorlandı. 40 ev mahalleden taşındı. Gidenlerin yüzde doksanı da Sivaslıdır. Mahallede herkes ne olduğunu iyi biliyor. Biz bu mahalleyi ipten aldık. Bunu yaptıran inşaat firmasıdır. Derbent’te rantı olan kentsel dönüşüm isteyenler yaptırdı. Halkı bilinçlendirmek istedik ve mücadele ettik diye yapıldı. Biz kooperatif kurduk ve halka haklarını anlattık. Derbent’i aydınlattık. Ciddi süreç geçirdik. Bu süreçte ben 3 kez yargılandım. Mücadelemiz sürecinde çok tehditler aldık ve mahkeme süreçleri başladı.

“GECELERİ GİZLİ EV TOPLANTILARI DÜZENLEDİ”

Benden önceki dönemde mahallemizde gizli ev toplantıları düzenlenirdi. Oraya giden arkadaşlarımız şahit olmuştur her evde başka yalanlar söylediler. Çalışmalarımıza sekte vurmak için her şeyi yaptılar. Allah’a şükür ki doğru yoldaydık ve halkı kandıramadılar. Mahallenin yüzde doksanı bilinçlendi. Büyükşehir görevlileri ile ortak olup halkı kandırmak istediler ama yalanları bizi daha da güçlü kıldı. Aldatma politikası işe yaramadı. Bizim söylediklerimiz doğru çıkmaya başlayınca halk anladı ki diğer taraf onları kandırıyor. Bir toplantı yapılacaksa herkese açık yerde yapılmalıdır. Gizli toplantılar yaptılar ama yine de gücümüzü engelleyemediler. Halk bize güveniyor. Halka her zaman şunu söylerim; en büyük gücümüz birlik olmamızdır. Burada hak varsa bunu bölünmeden “ben” demeden “biz” diyerek kazanırız.

“ARAZİLERİMİZİN DEVRİNİ İSTİYORUZ”

Derbent’in beklentileri neler?

Derbent’te yaşayanlar olarak hak ettiğimiz arazilerin devrini istiyoruz. Sarıyer’de bizim gibi olan bütün mahalleler için de aynı şey geçerlidir. Burada halk istemediği sürece herhangi bir dönüşüm yapılamaz. Riskli alan ilan edebilirsiniz avantajları vardır. Buna saygı duyuyorum. Ama önce bizimle görüşmelidirler. Halkın taleplerini yerine getirmelidirler. Hukuki güvence sağlanmalıdır. Sulukule ve Fikirtepe bize kötü örnektir. Buralarda başarılı olamadılar, insanları mağdur ettiniz bizi etmeyin. Orada yaşayanların tapuları var ona rağmen mağdur oldular bizim tapumuz yok. Tapu Tahsis Belgelerimiz iptal edildi, saygı duyarım ama siz devletsiniz devlette her şey bakidir, kişiler gider kurumlar kalır. Bizden paralar aldınız Ziraat Bankası’na gönderdik. Birden dönüp dediler ki Tapu Tahsis Belgesi’ni kaldırdık.

“BİZDEN ALINAN PARALAR İADE EDİLSİN”

Ben de devletime soruyorum; Bizden Tapu Tahsis Belgesi için aldığın parayı bize iade ettiniz mi? Biz makbuzu hala saklıyoruz. Bugün ki enflasyona göre ödediğimiz paranın karşılığı 184 bin TL. Devlet vatandaşını tapu vereceğim deyip paraya el koyar mı? Devlet mağduriyetimizi gidermelidir. Kazanılan hak geri alınmaz. Biz vatandaş olarak görevimizi yerine getirdik paramızı ödedik tapu istiyoruz. 2984 sayılı yasa da bize bu hakkı tanıyor. Tapuyu alacaksa üzerinde yaşayanlar almalıdır. Arsalarımızın üzerinde yaşayanlara devrini istiyoruz, sonra riskli alan ilan ederler müteahhide hak tanırlar ne isterlerse yapsınlar. Arazilerin, üzerinde yaşayanlara devrini istiyoruz.

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Bu haber 1 Mayıs 2017 tarihinde yayınlanmıştır. (3 ay önce)

Habere yorum yaz