Eski Devlet Bakanı Önay Alpago 11 Ekim Dünya Kız Çocukları gününde basının karşısına geçti

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Eski Devlet Bakan ve İstanbul Dayanışması Platformu Başkanı Avukat Önay Alpago 11 Ekim ‘Dünya Kız Çocukları Günü’ dolayısıyla Taksim Hill otelde bir basın açıklaması yaptı. Kız çocuklarının sorunlarını dile getiren Alpago; eğitim, cinsel istismar ve çocuk gelinler konularına vurgu yaptı.

SARİYERGAZETESİ.COM / MERT CİN 

Halk TV ve Kanal B’de canlı yayınlanan basın toplantısında Dünya Kız Çocukları Günü’nün yanı sıra Türkiye’nin içinde bulunduğu durumla ilgili de değerlendirme yapıldı. Basın toplantısında ünlü şair Ataol Behramol ve Tarihçi Cengiz Özakıncı’da hazır bulundu.

2019 seçimlerinden sonra görevinden ayrılacağını açıklayan Önay Alpago gelecek dönemde İstanbul Dayanışma Platformu olarak Ahlak Hükmünde Kararname adını verdikleri bazı öneriler yayınlayacaklarını belirtti. Referandumda sonuçların gerçeği yansıtmadığını da sözlerine ekleyen Önay Alpago ”Hayır yazılır Evet okunur” şeklinde yorumda bulundu.

Önay Alpago basın açıklamasında şu konulara değindi; Dünya Kız Çocukları günü 11 Ekim tarihinde Birleşmiş Milletlere üye ülkeler tarafından alınan kararla 2012 yılından itibaren kutlanmaktadır. Bu karar Türkiye, Kanada ve Peru’nun önerileriyle alınmıştır.

Alınan kararda kız çocuklarının kendilerini etkileyecek kararların alınmasına katılımı açısından kız çocuklarının desteklenmesinin, güçlendirilmesinin ve onlara yatırım yapılmasının son derece önemli olduğunu belirtmektedir.

Ayrıca bunun başarılmasının kız çocuklarına karşı ”Ayrımcılık ve şiddeti önleyeceği, onların insan haklarından tam ve etkili bir şekilde yararlanmalarını sağlayacağı vurgulanmaktadır.” Kısacası kız çocuklarının toplumda daha güçlü olmaları, her türlü ayrımcılık ve istismardan
kurtulmaları, bütün haklardan eşit düzeyde yararlanmaları hedeflenmiştir.

Böylesine güzel hedeflerin yer aldığı bir kararın öneren ülkelerinden biri olduğumuz için gurur duymamız ve bu özel günü kutlamamız gerekir. Ama ne yazık ki, ülkemizde yaşanan acı gerçekler bizi kutlama yapmak bir yana, sorgulama yapma ve utanç duyduğumuz kimi gerçeklerle yüzleşme sorumluluğu ile karşı karşıya bırakmaktadır.

Her geçen gün yetişkinlerin bile yaşamakta zorluk çektiği bir coğrafyada yaşıyoruz. Burada bir kız çocuğu olarak var olmak, bunun için çalışmak çok zor. Dünyada ilk kez çocuklara bir bayram armağan eden ve kadın erkek eşitliği hukuki ve siyasi alanda gerçekleştirmek adına büyük  devrimler gerçekleştiren Aziz Atatürk’ün ülkesinde, özellikle kız çocukları için her türlü eşitsizlik ve istismar katlanarak artmaktadır.

*Ülkemizde kız çocuklarının en temel hakkı olan eğitim hakkı, ne yazık ki onların elinden(onlara rağmen) alınmaktadır. OECD’nin İyi Yaşam Endeksinde Türkiye eğitiminde refah sıralamasında, orta öğretim ve üstü derecelerden mezun olanların iş gücüne katılım oranlarına göre belirlenen ‘eğitim refahı’ kriterinde 10 üzerinden 0 puan Meksika ile birlikte son sırada yer almıştır.

*4+4+4 sistemi en büyük darbeyi kız öğrencilere vurmuştur. 2016 yılında ilk 4’ten sonra okuldan alınan kız çocuk sayısı 37 bindir. İkinci 4 sonrası
ise 194 bin kız çocuğun eğitimine son verilmiştir. Ve ne yazık ki 8 yılın sonunda bu çocukların ilköğretim diplomaları dahi yoktur.

*Daha küçücük yaşta varlığından utandırılan,

*Cinsel kimliğinden tedirgin edilen

*Toplumsal yaşamda korkularla, ayıplarla, yasaklarla kuşatılan,

*Hayalleri neşeleri özgürlükleri çocuk olma hakları ellerinden alınarak çocuk yaşta çocuk gelin ya da ölü gelin yapılan cocuklarımız hepimiz kalbini hırpalamaktadır.. Türkiye erken evlilik Avrupa da 2. Dünyada 3.dür

*Son 10 yıldır ülkemizde 482 bin kız çocuğu zorla evlendirilmiştir. Bu çocukların 16 bini, 15 yaşın altındadır. 15-16 yaş arasında doğum yapan çocuk anne sayısı 18 bindir. Organları tam olarak gelişmemiş ya da gelişimini tamamlayamamış çocukların gebeliklerinde erken doğum, düşük yapma hatta ölüm riskinin yüksek olduğu, doktorlar tarafından ya ifade edilmektedir.

*14 yaşında akrabasıyla imam nikahıyla evlendirilen, 15 yaşında hamile kalan, evde doğum yaptıktan bir süre sonra fenalaşarak vefat eden Derya B. Veya Kader E.’nin şüpheli intiharı çok sayıdaki trajik örneklerden sadece ikisidir.

*2017 yılının ilk 7 ayında 215 kız çocuk, cinsel istismara uğramıştır. Onlar kimi zaman da en korunaklı mekan olarak düşünülen ailesi içinde, aile bireylerinin kurbanı olmaktadır.

Kız çocuklarının başına gelen ve hayatlarını karartan tecavüz olaylarında ‘küçük kız çocuklarının rızası olduğu’ gerekçesiyle saldırganlara ceza indirimi yapılan bir ülkede, her cezasızlık, her kız çocuğunu benzer tehditlerle karşı karşıya bırakırken, yeni saldırganlara da cesaret vermekte; toplumda adeta bu eylemlerin Yargıda suç sayılmadığına dair bir görüntü ortaya çıkmaktadır.

EKSİK HAKLAR DEMEK, EKSİK HAYATLAR DEMEKTİR.

O nedenle böyle büyüyen;eğitimden, istihdamdan, sosyal hayattan dışlanan bu çocuklar, sadece eş ve anne olmaya yönlendirilen kadınlar olacaklardır.

Her gün özgür iradesine, bedenine, düşüncesine, gülüşüne, kılık kıyafetine kadar kadın düşmanı ve kadını sömüren politikaların üretildiği bir dönemi yaşıyoruz. Ve giderek yaşamdan kopartılmış, hayat damarları kesilmiş, erkeğin ve devletin iktidarına mahkum ve mecbur edilmiş kadınlar yüceltilmektedir. Tevekkül sahibi, kaderci, şükredici kadınlar övülmekte, desteklenmektedir.

Şiddet gören, tecavüz edilen, tecavüz edildiğinde dahi öncelikle sorgulanan kadınlar neredeyse bir Ortaçağ karanlığına sürüklenmek istenmektedir. Ülkemizde 2002-2016 yılları arasında 5 bin 734 kadın öldürülmüştür. Bu kaderi değiştirmeliyiz. Değiştirebiliriz. Cinsiyet eşitsizliğini, kız çocuklarına karşı her tür istismar ve tecavüzü, çocuk gelinleri, kız çocuklarının sağlık ve eğitim haklarından yararlanamamalarını kabul etmemeliyiz.

Birleşmiş Milletler tarafından alınan kararla, üye ülkelerde kutlanan ”DÜNYA KIZ ÇOCUKLARI” Gününü öneren bir ülkede, kız çocuklarına yönelik süregelen ayrımcılığa, eşitsizliğe karşı İstanbul Dayanışma Platformu olarak 11 Ekimi ”FARKINDALIĞI ARTTIRMAK GÜNÜ” olarak kabul ediyor, gerekli mücadeleyi de görevimiz ve sorumluluğumuz sayıyoruz.

    

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Bu haber 12 Ekim 2017 tarihinde yayınlanmıştır. (2 hafta önce)

Habere yorum yaz