Ekin Yılmaz yazdı: Okumak ya da okumamak!

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım
3

Okumak ya da Okumamak!

ABD’li yazar Benjamin Franklin “Bir ülkede okumaya karşı istek artmadıkça, gaflet ve bu gafletten doğacak felaketler azalmaz” demiştir.

Şu an yaşadığımız dünyada sorulan her soruya verilebilecek en haklı cevap bu olsa gerek. Toplum olarak her şeyi biliyoruz ancak bildiklerimizin ne işe yaradığını araştırma ve öğrenme taraftarı olamıyoruz maalesef.

Peki bu ne demek?

SORUSUNU BİLMEDEN CEVABINI BİLMEK…

Fransız yazar Charles de Montesquieu “Az bilmek için çok okumak gerekir” demiş. Ne doğru bir analiz. Ezbere dayalı olan, bundan başka bir şey pek katmayan, alfabedeki harfleri Küçük ‘a’, büyük ‘A’ şeklinde ezberleten bu eğitim siteminde öğrenilmesi gereken kalıpların dışında geriye sadece ne okuduysak o kalıyor.

Her şeyi bilmek yerine okuduğumuz kadarını bilmek ezberci bu sistemde bireyin kendini yetiştirmesi için daha faydalı gibi görünüyor.

Peki diğer taraftan baktığımızda ezberi bozmaya çalışıp okuyan kesim neler tercih ediyor?

Son yıllarda en çok satan ilk 20 kitaba bakalım; Havva’nın Üç Kızı, Harry Poter Ve Lanetli Çocuk, Hayvan Çiftliği, Küçük Prens, İçimizdeki Şeytan, Kırmızı Saçlı Kadın, 1984, Kürk Mantolu Madonna, Şeker Portakalı, Martı, Jonathan Livingston, Çavdar Tarlasında Çocuklar, Tutunamayanlar, Kuyucaklı Yusuf, Kırmızı Pazartesi, Yabancı, Simyacı, Cesur Yeni Dünya, Sineklerin Tanrısı, Anne Kafamda Bit Var, Frida Kahlo Aşk ve Acı…

Peki bu kitaplarının hemen hemen tamamının ortak özelliği ne?

Bu kitapların sıralamasına baktığımızda görüyoruz ki toplum olarak bizler bilgiye, zekâ gelişimine yönelik değil de daha çok ruhumuza, kalbimize, ütopyamıza hitap eden kitaplar tercih ediyoruz. Böylelikle aslında pek çoğumuzun gerçek dünyayı değil de sanal ve ütopik bir dünyayı tercih ettiğini görüyoruz. Belki de toplumsal olarak huzuru yakalamakta zorlanıyoruz. Gerçek hayattan bu kopuş da bizleri gafletler zincirine sürüklüyor.

Boş zamanlarını daha çok televizyon izlemeye ve internete girmeye ya da eğlenmeye ayıran toplumumuz kitap okumaya zaman bile bulamıyor (!) Dolayısıyla okumayı, öğrenmeyi ve kendimizi geliştirmeyi sevmiyoruz. Günlük yaşamımızda bizi eğiten değil, keyiflendiren alanlara daha çok ilgi duyuyoruz.

Giderek okumaya, öğrenmeye ve bilgili olmaya kapalı bir topluma doğru dönüşüyoruz. Unutmamak gerekir ki; “Bilgi güçtür, bilgi gelişmektir, bilgi yaşamı kolaylaştırır, bilgi cehaletin düşmanıdır…”

Dünyanın hakimi olan tüm toplumların aslında bilginin ve eğitimin hakimi olduklarını unutmamak gerekir. Bilgiden ve eğitimden uzak toplumlar ilkelleşmeye ve giderek cahilleşmeye mahkumdur…

Hepinize sevgiler…

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım
3

Bu haber 12 Ağustos 2017 tarihinde yayınlanmıştır. (1 sene önce)

Habere yorum yaz