İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tarabya Koyu’na el attı

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tarabya Koyu’nda kazıklama çalışması başlattı. Koya verilen zararı tespit ederek yetkilileri uyaran ve çalışma başlatılmasına öncülük eden SARIYER OLAY Yazarı ve Boğaziçi Dernekleri Platformu İcra Kurulu üyesi Mehmet Cemal Başkardeş son durumu şu ifadelerle anlattı.

Cemal Beşkardeş’in bu konudaki mesaji şöyle; “Tarabya Koyu ile ilgili olarak 2015 yılında bir çalışma yapıldı. Tarabya Koyu’nun kurtarılıp geçmişteki doğal ve estetik güzelliklerine geri dönmesi için duyarlı halka ve yetkililere sesleniyoruz.

TARABYA KOYU’NUN SON DURUMU

Tarabya Koyu’na cephesi olan lokanta ve işyerlerinin sahipleri, yerel balıkçılar ve denizcilerle ile görüştük. Onların tüm görüş ve önerilerini not ettik. Fotoğraflar çektik, bunları BODEP Boğaziçi Dernekleri Platformu’nun Facebook sayfasında tekrar tekrar paylaştık…

Şu anda can cekişmekte olan Tarabya Koyu’nda saptadığımız başlıca olumsuzlukları aşağıda özetliyoruz:

Koy’da İSPARK-İSTMARİN marinası kurulurken denizin dibine atılan 15’er tonluk yüzlerce dev beton bloklar, koyun girişine sonradan yapılan iki adet yüzer dalgakıran, bağlanan sayıları 200’ü aşan tekneler sonucunda, göz göre göre Koy’daki doğal akıntılar engellenmiş, suyun çevrimi (devridaimi) durdurulmuştur.

Koy’da canlıların yaşamı sona ermek üzeredir. Suyun oksijen üretimi azalmıştır. Koyun geri kesimindeki Park’ın önündeki kirli sulara martılar bile konmamakta, balıklar azalmaktadır.

Koy’un Tarabya Parkı’na yakın kesiminde, özellikle yağışlardan sonra denize yoğun çamur ve atıkların karıştığı, suyun renginin koyu kahve-siyaha döndüğü görülmektedir.

Marina’da bir sintine ve sıvı atıkları toplama sistemi yapılmadığı için bağlı teknelerde biriken atıklar çeşitli zamanlarda (genellikle geceleri) Koy’un sularına boşaltılmaktadır.

Koy çevresi dip kesimlerinde daha keskin hissedilir biçimde lodos havalarda kötü kokmaktadır. Kokuşmanın şiddeti lodos ve gündoğusu esen havalarda daha ağırlaşmaktadır. Hava, sülfür-metan gazı, yani çürük yumurta ve yoğun lağım kokmaktadır.

Koy’un çevresinde gezenler denizi görememekte, örneğin Tarabya Parkı’nda oturanlar, Koy çevresinde gezinenler yalnız tekneleri seyretmek zorunda kalmaktadırlar. Halkın Koy’da suya girmesi, denizden yararlanması İBB İSPARK tarafından yasaklanmıştır. Bu durum açıkça insan haklarının, yani yurttaşlarımızın doğal çevrelerinde yaşam haklarının ihlalidir. Kamusal alan olan Tarabya Koyu halkımıza kapatılmış, yalnız buraya giren çıkan teknelerin sahiplerine verilmiştir….

Özetle, İBB’nin bir yan kuruluşu olan İSPARK marina işletmesinin neden olduğu olumsuzlukların sonucunda Tarabya Koyu’nda doğal yaşamın yanısıra insanların doğal çevreden yararlanma olanakları bitirilmektedir.

Halk yararına olacak çözüm, İSPARK marinanın buradan kaldırılmasıdır. Koy’un dibine atılan tüm dev beton bloklar da, aynı İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 2007 yılında 20 bin tondan fazla atıkların denizin dibinden çıkartılmasıyla sonuçlanan kurtarma operasyonunda yapıldığı gibi, Koy’dan süratle temizlenmelidir. İstanbul’un ve Boğaziçi’nin nadide bir mücevheri olan Koy’da doğal yaşamın geri dönmesi için suyun doğal çevriminin sağlanması şarttır.

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Bu haber 20 Eylül 2017 tarihinde yayınlanmıştır. (3 ay önce)

Habere yorum yaz