AK Partili Sarıyer Belediye Meclis Üyesi Hicran Hamza Çelikyay; “Sarıyer Belediyesi, son 2 yıldır dans etti”

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

AK Partili Sarıyer Belediye Meclis Üyesi Hicran Hamza Çelikyay, Sarıyer Belediyesi’nin son 2 yıldır dans ettiğini ve kadınlara yönelik ciddi projeler üretmediğini söyledi. SARIYER OLAY’a konuşan Çelikyay; “2016 yılında biz ‘çöpler toplanmıyor’ demek istemiyoruz. Meclisi bu tür basit konularla meşgul etmek istemiyoruz. Ancak halktan gelen şikayetler var” dedi.

NEVRA YERLİKAYA/ ÖZEL RÖPORTAJ

Hicran Hamza Çelikyay… Sarıyer Belediye Meclisi’nde dikkat çeken konuşmalara ve sözleriyle çoğu kez polemiklere neden olan renkli bir isim. Meclisin ilk ve tek başörtülü üyesi. Aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi de olan Çelikyay ile Sarıyer ve ilçe siyasetini konuştuk. SARIYER OLAY sordu, AK Partili Çelikyay samimi ve içtenlikle cevapladı…

Öncelikle sizi tanıyalım. Kendinizden söz eder misiniz?

İstanbul’da doğdum. 1996 yılında Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı Bölümü’nden mezun oldum. 3 yıl Bilgisayar Öğretmenliği yaptıktan sonra 2000 – 2009 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde Coğrafi Bilgi Sistemi uzmanı olarak görev yaptım. 2010 yılında Bahçeşehir Üniversitesi Kentsel Sistemler ve Ulaştırma Yönetimi yüksek lisansını yüksek onur derecesiyle tamamlayıp Marmara Üniversitesi Yerel Yönetimler Ana Bilim Dalı Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim Bilim Dalı’nda doktora programına başladım.

Siyasi hayatınız nasıl başladı?
2014 yerel seçimlerinde AK Parti Sarıyer Belediye Meclis Üyeliği ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis üyeliğine seçildim. Sarıyer Belediye Meclisi’nde Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Komisyonunda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde ise Trafik ve Ulaşım Komisyonu’nda görev yapmaktayım. Aynı zamanda Türkiye Belediyeler Birliği Meclis Üyesiyim. Avrupa Belediyeler Bölgeler Konseyi (The Council of European Municipalities and Regions CEMR) ve Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Türkiye Delegasyonu üyesiyim. İstanbul Teknik Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi’nde sertifika programlarına katıldım. Sivil Toplum Kuruluşları ve Kent konseylerinde çeşitli projelerde görev aldım. Çalışma alanlarım arasında Metropoliten Yönetim, Kentsel Sistemler, Akıllı Şehirler, Avrupa Birliği, Yerel Dış Politika, Yerel Yönetimler ve Kent Konseyleri bulunmaktadır.

“İSTANBUL’DA EN FAZLA DOSYA TRAFİK KOMİSYONU’NDA”

Görev aldığınız Büyükşehir Belediyesi Trafik Komisyonu’nda bugüne kadar Sarıyer’le ilgili ne gibi çalışmalarınız oldu?

Ulaşım ve Trafik Komisyonu, İstanbul’un tüm ilçelerini düşündüğümüzde dosya yoğunluğunun oldukça fazla görüldüğü bir komisyon. Komisyon çalışmalarımıza 2014 seçim yılından itibaren hiç aksamadan devam etmekteyiz. İhtisas komisyonları, kararların mecliste görüşülmeden önce uzmanlık yönüyle incelenmesidir. Teknik bir komisyon olduğumuz için görüşülen dosyaların oybirliği ile karara bağlanmasına özen gösteriyoruz.

Komisyon çalışmalarınızda Sarıyer’le ilgili projeler neler oldu?

Sarıyer ilçemizle de ilgili birçok kararı görüştük geçen süre içerisinde. Ulaşım ve Trafik Komisyon konuları genelde metro çalışmaları, raylı sistemler, ana arter ve bağlantı yolları, tüneller, yol ve kavşak çalışmaları gibi konuları içermekte. Sarıyer ile ilgili ilk akla gelen büyük proje, 3. köprü ve bunun bağlantı yolları projeleridir. Kuzey Marmara Otoyolu, komisyonumuzda tüm aşamaları ile görüşülmüştür. Sarıyer’e değer katacağını düşündüğümüz bu çalışmalar, halen çeşitli düzenlemeler ile devam etmektedir. Bunun dışında, halkın trafikten bir nebze nefes alabileceği artık ulaşımın vazgeçilmez alternatifi haline gelmiş metro çalışmaları da komisyonda görüşülmektedir.

“SARIYER’İN KENTSEL VE BÖLGESEL DONATI İHTİYAÇLARI GÖZETİLDİ”

Beşiktaş-Sarıyer İlçeleri Levent-Hisarüstü Metro Güzergahı, İstanbul-Sanayi-Seyrantepe İlave Metro Güzergahı, İTÜ-İstinye Metro Bağlantı Projesi, Cendere Ayazağa Çayırbaşı bağlantısı Yol projesi, Seyrantepe Cendere Yolu – TEM Otoyolu Bağlantısı yol Kavşak Projesi gibi çalışmalar ile Sarıyer Büyükdere Caddesi, Darüşşafaka Caddesi-Ulu Caddesi Kesişimleri Yol Kavşak Uygulama Projesi, Cendere Vadisi Seyrantepe finikiler hattı görüşülüp karara bağlanan önemli çalışmalardandır. Bunların dışında, tüneller de ulaşıma önemli destek olarak Sarıyer için gündeme gelmiştir. Sarıyer Kilyos Karayolu Tüneli Projesi, Dolmabahçe-Levazım-Baltalimanı-Ayazağa – Çayırbaşı Tünelleri Projesi toplamda 6 tünel uzun bir şeridi birbirine bağlayacak. Kilyos’tan çıkan bir otomobil, hiç kesintiye uğramadan Dolmabahçe’ye kadar gelebilecek. Tabi ki ulaşım denince otoparklar da hatırlanmalı. Zemin altı otoparklar tüm İstanbul genelinde hizmet vermeye başladı. Sarıyer genelinde de otopark alanlarına ilişkin planlama çalışmaları yapılıyor. Sarıyer’in otopark ihtiyacı ile birlikte kentsel ve bölgesel donatı ihtiyacının da karşılanması hedeflendi.

KİREÇBURNU’NA ZEMİN ALTI OTOPARKI YAPILACAK

Bilindiği gibi, araç sayısının artması ile yol üzerinde parklanma yapılması ulaşım sorununa yol açmakta bu da otopark problemini beraberinde getirmekte olup, otopark alanlarının yeterli sayıda düzenlenmesi, ulaşım sorununun da çözümlenmesine olanak sağlayacaktır. Bu otoparklar altı otopark ve üstü yeşil alan veya mevcut donatıların korunması şeklinde tasarlanıyor. Alanlarda belirli yüksekliğe kadar bitki ve ağaçlandırma da yapılabilecek. Hali hazırda Ayazağa ve Kireçburnu mahallelerimizde zemin altı otopark kararlarını aldık.

“YEREL HİZMETLERİN YÜRÜTÜLMESİNDE PROBLEMLER VAR”

Sarıyer Belediye Meclisi’nde bugüne dek verdiğiniz başlıca önergeler neler? Bu önergelerle ilgili aldığınız cevaplar sizi tatmin etti mi?

AK Parti grubu olarak Sarıyer Meclisi’nde bir çok önerge verdik. Bir o kadar da sözlü olarak diret muhataplarına ilettiğimiz konular var. Açıkçası bir çok yerel hizmetlerin yürütülmesinde ciddi problemler var. Bizler önergelerimizde belirli niteliği gözetmeye çalışıyoruz. Her konuyu kürsüden dile getirmekten artık imtina ediyoruz. Mesela ben 2016 yılında bir belediyeye “çöplerinizi toplayın” demek istemiyorum. Bu tür problemler 90’lı yıllarda kaldı. Zaman zaman vatandaşlar sokaklarından çektikleri çöp yığınlarının resimlerini bizlere iletiyorlar. Bizler bu tür konuları da iletsek gündeme bile sıra gelmeyebilir.

Önergelerimiz bu titizlikle hazırlanıyor. Amacımız mevcut yönetime ihmal ettikleri hizmetleri hatırlatabilmek. Benim önergelerim çoğunlukla alanımla ilgili teknik meselelere dayanıyor. İnanmadığınız ve bilmediğiniz konuları savunamazsınız. Amaç biraz da olsun farkındalık oluşturmak.

Üzerinde çalıştığım konu ve önergelerin bir kısmı şu şekilde oldu: Sarıyer Kent Konseyi’nin çalıştırılmasının maalesef mevcut Kent Konseyi yönetmeliğine uygun olmadığı, Hazırlanan SKEP Raporu’nun bir türlü uygulamaya geçirilemediği, üye olunan SODEM Derneği’nin faaliyetlerinin ulusal dış ilişkiler stratejilerine uyumlu olup olmadığı, Yeşilay Haftası’nda bağımlılığın önlenmesi ve gençlerin bağımlılık yapıcı maddelerden korunmasına yönelik etkinlik ve faaliyetlerin yapılmadığı, 2013 yılında büyük bir proje gibi lansmanı yapılan ama hüsran ile sonuçlanan maalesef hedeflenen hiç bir düzenlemenin gerçekleştiremediği Rumelihisarı ve çevresi düzenlemesi ile Nispetiye Caddesi ve engelli yol izleri, Ramazan ayında yapılan etkinliklere davet edilen sanatçılara ayrılan belediye bütçesi, Konut ve Barınma Hakkı ile mahallelerimizdeki mülkiyet problemleri, kültürel miras ve varlıklar (tarihi eserler ve yapılar) konusunda yapılması gerekenler, medyaya yansıyan üzücü görüntülere maruz kalan hayvan rehabilitasyon merkezi, 15 Temmuz başta olmak üzere şehit ve gazilerimize belediye tarafından yapılan veya yapılamayan destekler hakkında, bazı mahallelerimizdeki parkların ihtiyaç dışı yenilenmesi, Sarıyer halkının verdiği vergilerle çalışmalarını kurulmuş ve faaliyetlerini yürüten Sarıyer TV’nin faaliyetleri, Dış ilişkiler çalışmaları, Kardeş Kent protokollerinin Sarıyer ilçesi ile denk şehirlerle yapılmayıp Sarıyer’e katkı sağlamaktan öte küçük ölçekli şehirlere yardım kampanyasına dönüştüğü şeklinde önergelerim oldu.

“SARIYERLİ SİYASİ GRUPLARIN BİRBİRİNİ TANIMASI BÜYÜK AVANTAJ”

Sarıyer Belediye Meclisi’ndeki genel havayı diğer ilçe meclisleriyle karşılaştırırsanız sizce arada nasıl bir kalite farkı var? Ve bu aradaki farkın nedeni sizce nedir?

İstanbul’da 39 ilçe meclisi bulunmakta. Hepsi hakkında görüş bildirebilmek için tümünü gözlemlemek gerekir. Her ilçenin kendine özel karakteristiği ve dinamikleri var. Hatta geçmişten gelen yerel yönetim geleneği var. Sarıyer Meclisi’nin dinamik bir yapısı var. Gündem her an beklenmedik bir şekle evrilebilir gibi geliyor bana. Örneğin; bazen sakince görüşülen bir konu sonrasında hararetli tartışmalar yaşanabiliyor. Sarıyer, popülasyonu çok az değişime uğrayan bir ilçe. Bunun getirdiği olumlu sonuçlar var. Sarıyer’in en önemli avantajı her iki siyasi grup üyelerinin birçoğunun birbirini önceden Sarıyer özelinde tanıyor olmaları. Bu durum, tartışmaların meclis sınırında kalmasını, özele taşmamasını sağlıyor.

“AK PARTİ UYARICI MUHALEFET TARZINI BENİMSİYOR”

Sarıyer Belediyesi’nin başarısız ve başarılı bulduğunuz yönleri nelerdir?

AK Parti grubu olarak yönlendirici ve uyarıcı muhalefet tarzı benimsiyoruz. Halkın yararına gördüğümüz yapılan işlerin devamlılığı noktasında görüşlerimizi belirtirken ihmal edilen eksik yönleri de gündeme getiriyoruz. Belediye yönetiminde ön plana çıkan kültür – sanat aktiviteleri var. 2015 yılı Faaliyet Raporu’nun başkan tarafından yapılan sunumunda ilk dile getirilen “sosyal belediye” oldukları. Bu kapsamda; Yaşlı Bakım Merkezi, Engelli Çocuk ve Ailelerine Destek Merkezi, öğrenim gören öğrencilere burs desteği, mali imkanı bulunmayan öğrencilere yönelik üniversite hazırlık merkezi gibi faaliyetleri sıralanabilir. Ancak “belediyecilik” çok yönlü hizmetleri içeren bir yönetim. Salt sosyal belediyecilik yönünün ele alınması diğer hizmetlerin ihmalini veya zayıflatılmasını getiriyor. Yasalarla belirlenmiş alanlar içerisinde tüm hizmetlerin eşit ve dengeli bir biçimde halka sunulmalı.

“SARIYER’İN TEMEL SORUNLARI GÖRMEZDEN GELİNİYOR”

Örneğin, EÇADEM sosyal faaliyetler arasında öne çıkanlardan. Bu halde bile ne yazık ki engelli yol izleri Nispetiye Caddesi ve Ayazağa’da görüldüğü gibi ya bir duvara ya da bir tabelaya doğru yönlendirilmiş. Yani iyi olduklarını iddia ettikleri konularda bile eksiklikler var. Bunun dışında, Sarıyer’in temel sorunları görmezden geliniyor. Mülkiyet problemi için henüz ciddi bir adım atılmış değil. Okullarımız çok kötü durumdaydı. Bizim zorlamamız ve devamlı gündeme getirmemiz ile şimdi ilgilenilmeye çalışıyorlar ancak yaptıkları ne yazık ki boya – badana işlerinin ötesine geçmiş değil. Diğer belediyelerin zaten yaptığı ve bahsetmeye gerek duymadığı işler bunlar.

Sarıyer’in çözüme kavuşması gereken sorunlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Diğer yandan çözülmesi beklenen temel problemleri var. Teknik projelerin eksikliği var. Ne altyapı ne de üstyapıda ileriye dönük de olsa bir projeden bahsedilmiyor. Bahsedilen projeler ise zamanla hedeflenen noktanın çok gerisinde kalmış. 2012 Faaliyet raporuna bir bakın. Nispetiye Caddesi için veya İstinye Dereiçi için neler hayal edilmiş şimdi ne haldeler.

Özellikle son dönemde artış gösteren kadına şiddet olaylarına bakış açınız nedir?

İçimizi acıtan kadın şiddeti ve önlenmesi kapsamında kadınlarımıza birebir dokunma, maddi, manevi, psikolojik ve hukuksal boyutta destek henüz yapılamadı. Yerel yönetimlerin üstten bakış açısından kurtulup halka dokunan projeler geliştirmeleri beklenir. Sarıyer Belediye yönetimi, kadına şiddete dikkat çekmek amacıyla her yıl dans etkinliği düzenliyor. Bu dans faaliyetinin yurtdışında gelişen bir hareketten yola çıktılar. Bu hareketin felsefesini anlattık biz. Amaç kadın sığınma evi açmak, şiddet gören kadınlara her yönden destek olabilmek. Ne yazık ki Sarıyer Belediyesi, son 2 yıldır sadece dans etti. Ancak ne kadın sığınma evi hakkında ne de şiddete maruz kalan kadınlar hakkında en ufak bir girişimde bulunmadı. Bu tür temelsiz yaklaşımlar halkımız arasında da anlamsız karşılanıyor.

“VETERİNERLİK FAKÜLTESİ RAPORUNU YAYINLASINLAR”

Bir diğer başarısızlık SKEP raporu. Raporda belirtilen hedef maddeler 2010 yılından beri gerçekleşmeyi beklemekteler. Her dönem akademisyenlere hazırlatılacak ilerleme raporları bile yok. Bu rapor zaman ve kaynak israfı olmuş durumda. Hayvan rehabilitasyon merkezi, basında çıkan haberler sonrası veterinerlik fakültesinden bağımsız bir akademisyene rapor hazırlatılacaktı. Bunu talep ettik, rapor hazır da bize verilmiyor mu bilemiyorum? Meclis açılırken şeffaflıktan bahsettiler. Bu raporu kamuoyu ile paylaşsınlar o halde. Şeffaflık derken bir de meclis toplantılarının en azından Sarıyer TV aracılığıyla canlı yayınlanmasını talep ettik. Teknik hiç bir sorun yok. 3 yıldır ne TV’den ne Web’den yayınlanmıyor. Bu da nasıl bir şeffaflık sorusunu gündeme getiriyor.

Sizce Sarıyer’in acil çözüm bekleyen sorunları neler? Sizin bu konulara yönelik çözüm önerileriniz var mı?

Bu sorunlardan en belirgin ve bana göre ivedi olarak çözülmesi gereken problem mülkiyet problemi. Sarıyer Belediye Meclisi’nde birçok kez gündeme getirdik. Bildiğiniz gibi geçen dönem İBB tarafından hazırlanan Derbent Kentsel Dönüşüm Projesi Sarıyer Belediye’sinin yargıya taşıması ile uygulanamadı. Bunu yerine alternatif çözüm de sunulmuyor Sarıyer Belediyesi tarafından. Bu proje gerçekleşseydi diğer mahallelerimiz için de örnek olacaktı ve belki de biz bugün bu problemden bahsetmiyor olacaktık.

Mülkiyet probleminin çözümlenmesi noktasında Ayazağa Planları’nın İBB Meclisi’nde kabulü güzel bir örnek. AK Parti olarak grubumuzun büyük emeği ve çabası var. Sonuç odaklı çalışılması gerekmekte. Bu planlarda halkın beklentisi ve talepleri maksimum derecede göz önüne alındı. Eğer halkın yararına bir konu ise siyasi çözümsüzlüğü bir kenara bırakmak zorundasınız.

“SARIYER YEREL KALKINMASINI TAMAMLAYAMADI”

Sarıyer, doğal güzellikleri ve konumu itibariyle cazibe merkezi haline gelebilecek ilçelerimizden. Birçok avantajı kendi içinde zaten barındırmakta. Bir yönü Karadeniz’e diğer yönü Marmara’ya açılıyor. Ancak yerel kalkınmasını tamamlayamamış bir ilçe. Sarıyer’in marka kent olması, cazibe merkezi olup ilçe dışından ziyaretçi çekmesi, yerel pazarlarının canlanması gerekmekte. Bu yönü için maalesef hiç bir çalışma yapılmıyor. Sarıyer’in böreği, deniz ürünleri, tarihi kaleleri ve çeşmeleri, ormanları, yeşil alanları var. Doğal kaynak suları var. Bunların başarılı stratejilerle canlandırılması, ilçenin markaları yapılması gerek. Halkın ekonomiye katkısı sağlanırken halkın da kazanması ve kalkınması sağlanmalı.

“SARIYER HALKI SANDIKTAN FARKLI BİR YÖNETİM ÇIKARTABİLİYOR”

Sarıyer’in bugünkü fotoğrafına bakarak 2019 yerel seçimlerinden nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?

7 Haziran ve 1 Kasım Genel Seçimlerinde AK Parti, oy oranlarında ciddi bir artma gerçekleştirdi. Hatta CHP oylarını geçti. Genel ve Yerel seçim sonuçlarının dinamikleri çok farklıdır. Yerel seçimleri etkileyen birçok irili ufaklı unsur var. Genelde hiç hesap etmediğiniz veya etkisi az olan bir mesele yerelin durumunu değiştirebilir veya genel seçimlerde elde ettiğimiz başarı, gelecek seçimler için bir yol gösterici olabilir. Sarıyer, farklı iktidarların farklı dönemlerde yönetimde bulunduğu bir ilçe. Halk, sandıktan kolaylıkla farklı bir yönetim çıkarabiliyor. Siyasette ideolojiler ve kimlikler önemli faktörlerdir. Ancak yerel siyasette hizmetin halka daha etkin, verimli, hızlı ulaştırılması, ekonomik, sosyal ihtiyaçlar, güvenlik ve eğitimle ilgili göstergelerdeki vaatleriniz ve başarınızla birlikte anlamlıdır. 2019’da şimdiye kadar yapılamayan hizmetler için daha fazla şans verilmeyeceğini düşünüyorum.

“DARBE GİRİŞİMİ MİLLETİMİZİN KAHRAMANCA KARŞI DURMASIYLA ÖNLENDİ”

Ülkemizin içinde bulunduğu tabloyu nasıl buluyorsunuz?

Bunu çok geniş yanıtlamak isterdim. Dünya ölçeğinden bakıp tümdengelim yordamıyla ülkemizi değerlendirmek gerekir. Bildiğiniz gibi Temmuz ayında hain bir darbe girişimi ile karşılaştık. Milletimizin kahramanca karşı durması ve boyun eğmemesi ile zafer kazanıldı. Bu, bir nevi 2. Kurtuluş Savaşımızdı. Çünkü darbe sonrası ortaya çıkan planlar, ülkemizin aslında bir işgal hareketine maruz kalacağı şeklindeydi.

Diğer yandan dünya, küreselleşmeden sonra içine kapandığı bir döneme giriyor. Ülkeler birer birer küresel köyler halini aldı. Dış dünyaya ve diğer milletlerin sorunlarına kapalı, kendi çerçevelerini aşamayan milletler var. Ülkelerde dar çerçevede aşırı milliyetçi akımlar ve onları destekleyen; yabancı düşmanlığını söylemlerine yansıtan liderler iktidara taşınıyor.

Suriye başta olmak üzere çevre ülkelerde meydana gelen iç savaş ve karışıklık sonucu birçok sığınmacı Anadolu’nun merhametli topraklarına sığınmış durumda. Bunun yanı sıra ülkemize yönelik iç ve dış terör tehditleri ve terör eylemleri gerçekleşmekte. Ekonomi üzerinde oynanan bir spekülasyon var. Her yönden Türkiye yıpratılmaya ve çevresindeki ateş çemberinden kıvılcım sıçratılmaya çalışılıyor. Bu konjonktürde Türkiye’yi ayakta tutan vatan sevgisi ve milletimizin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a duydukları güven. Bu kadar zor dönemlerden geçen ülkemizde terörün, ekonomik ve siber saldırganların ve onları besleyenlerin istediği olmadı. Ülkede halk nezdinde, ne panik havası ne de ümitsizlik ve kaos var. Milletçe birbirimize dayandık ve çevre ülkelerdeki insan hak ihlallerine karşı dik durarak mazlumların yanında olduk. Avrupa ülkelerinde ana haberlerin en önemli meselesi bir kedinin ağaca çıkması olabiliyor. Bizde ise her an bir “son dakika” gündemi var. Kalkınmasın, büyük projeleri uygulayamasın diye Türkiye’nin önüne hep uğraşması gereken konular servis ediliyor.

İlk Kurtuluş Savaşı’mızı nasıl tüm dünyaya karşı mücadele ederek kazandık ise; bundan sonraki mücadelemizi de milletimizin birlik ve beraberliği ile aşacağımıza inancım tam. Öncelikle evlatlarımız sonra bizden yardım bekleyen mazlumlar için bunu başarmak zorundayız.

“HALKIMIZ MEVCUT BELEDİYEYİ DENETLEMELİ”

Sarıyer halkına vermek istediğiniz mesajlar var mı?

Nitelikli hizmetlerin yapıldığı, çevreye ve canlılara saygılı, sağlıklı ve kolay ulaşılabilir yaşam koşullarının sağlandığı, kalkınmasını tamamlamış bir ilçede yaşamak herkesin olduğu gibi Sarıyer halkının da hakkıdır. Halkımız mevcut belediyeyi daha fazla denetlemeli, eksik bırakılan hizmetlerde ise uyarıcı görevini yapmalı, daha talepkar olmalıdır. Çeşitli STK’lar aracılığıyla veya kent konseyinin ilgili komisyonlarına dahil olarak belediyenin faaliyetlerini denetlemeleri ve görüş bildirmeleri mümkün olabilecektir. Özellikle kadınlarımızın hem siyasette hem de sosyal yaşamda daha fazla yer edinmelerini arzu ederim. Zira, toplumun yarısını kadınlar oluşturur diğer yarısını da kadınlar yetiştirir.

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Bu haber 2 Ocak 2017 tarihinde yayınlanmıştır. (11 ay önce)

Habere yorum yaz