24 Kasım Öğretmenler Günü Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde coşkuyla kutlandı!

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

SARİYERGAZETESİ.COM – MELİSA SÜME

24 Kasım Öğretmenler Günü Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in ev sahipliğini yaptığı Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde ilçede görev yapan eğitimcilerin yoğun ilgisi ve büyük bir coşkuyla kutlandı.

Davete İlçe Milli Eğitim Müdürü İbrahim Tahmaz, Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Hatice Yazlık, CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Yeter Büyükdurmuş, CHP Sarıyer İlçe Başkanı Sevim Yalınkılıç, Sarıyer Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Erdem, Sarıyer belediyesi meclis başkan vekili Hüseyin Coşkun, Kulüp Başkanı Hayrettin Dereli, Çevre Koruma ve Çevre Kültürünü Geliştirme Derneği Başkanı Emine Güler Sönmez, Okul müdürleri ve müdür yardımcıları katıldı.

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Hatice Yazlık, konuşmasını yapmak üzere Alpay Cavlak’ın ‘Öğretmen’ adlı şiirini okudu. “Sözlerini geleceğin aydınlık yarınlarını yaratan, geleceğe imza atan siz değerli öğretmenlerimizle bugünde buluşmaktan Sayın Başkanım adına hepinize hoş geldiniz diyor sevgilerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.

İBRAHİM TAHMAZ OKUL ANILARINI ANLATTI

İlçe Milli Eğitim Müdürü İbrahim Tahmaz, “Her öğretmeni yetiştiren öğretmenlerimiz var. Şimdi arkadaşlarıma şöyle bir soru sormak istiyorum. Sizin eğitim hayatınızda unutamadığınız öğretmenleriniz var mı? Yalnız kötü örnekler olanını değil iyi örnek olarak aklınızda kalanları hatırlamanızı istiyorum çünkü bu iyi örnekler ve davranışlarla hatırladığımız öğretmenlerimizin davranışlarını sergilememiz lazım diye düşünüyorum. Mesela aklıma şöyle bir anım geliyor, ben 1974 yılında Anadolu’dan İstanbul’a göç eden bir ailenin çocuğuyum. O zamana kadar hiç okul görmemiştim. Sınıf denilen yeri bilmiyordum. Sadece abim ve ablamla okula gittiğimi biliyorum birde okula gitmeden önce yanımızda bir dal odun götürdüğümüzü biliyorum. Çünkü sobayı herkesin götürdüğü o odunla yakarak ısınırdık diye biliyorum. Onun dışında okul denilen bir ortamı bilmediğim için Zeytinburnu Yeşiltepe İlkokulu’nda okula başladığımda o gün sınıfa girdiğim anı çok net olarak gözlerimin önüne getirebiliyorum. 3 sıra halinde öğrencilerin oturduğu bir sınıfta beni bir bayan öğretmen karşıladı. Saçları sarıydı. Ben köyde sarı saçlı bir bayan hiç görmemiştim. Annemin kolundaydım korkuyordum. Beni öyle güler yüzle karşıladı ki “hoş geldin sınıfımıza” diyerek bana adımı sordu. Çekinerek adımın “İbrahim” olduğunu söyledim. Elimden tuttu beni orta sıralarda bir yere götürdü. Götürürken söylediği cümleleri hiç unutmam dedi ki “İbrahim seni şimdi sınıfımızın en çalışkanı olan arkadaşın Mehmet’in yanına oturtacağım ve sende sınıfın en çalışkanı olacaksın” dedi. Bakın görün bismillah dedik ve eğitime başladık öğretmen hemen hedef koydu. Bunu anlatma sebebim öğretmenlik öyle bir meslek ki bir arkadaşımızın bir tane mimiği bir tane çocuğumuzu hayata bağlayabilirken bir tane uygun olmayan davranış o öğrencimizi hayattan kopartabilirde. O yüzden bizler bu kutsal görevi yaparken kendi kişisel problemlerimizi sınıfın dışında bırakarak görevimizi yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Şunu da belirtmek isterim ki bazıları sızlanır imkansızlıkları görünce bu kadar para için mi yapıyorum bu öğretmenliği karşılığı bu mudur diyenlere eğer biz yaptığımız bu kutsal işi aldığımız maaşla kıyaslarsak olaya yanlış yerden bakıyoruz demektir ben böyle düşünüyorum. Bu güzel mekanda sizinle buluşmamızı sağlayan yaklaşık 53 bin öğrencimizin eğitim gördüğü Sarıyer’imizde fiziki imkanlarımızın giderilmesi iyileştirilmesi için elinden gelen gayreti gösteren belediye başkanımıza sizler adına çok teşekkür ederek saygılarımı sunuyorum” diye konuştu.

BAŞKAN GENÇ TÜM ÖĞRETMENLERİ KUTLADI

Başkan Genç; “Toplumumuzun o kadar büyük değerleri var ki bir laf vardır “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum”  o zaman biz sizlere binlerce yıl köle olmaya hazırız sevgili öğretmenler hoş geldiniz diyerek konuklarını ağırlayan genç sözlerine şöyle devam etti; “Ben öncellikle Van’da kaybettiğimiz 75 gencecik yavruyu hiç unutmadım 75 öğretmen kardeşimize mezar olan o lanetli binayı ve o kaybettiğimiz canları hiç unutmuyorum. Eğitim yaptıkları görev aldıkları yerde kurşuna giden çok eğitim şehitlerimizde var hiçbirini unutmadık. Genç, konuşmasında şehit öğretmenleri anarak, “Sizlerin yetiştirdiği o fidanlarla karşılaştıkça yılgınlığımı kaybediyorum, cesaretleniyorum” dedi.  Tüm öğretmenlerimi hatırlıyorum her zaman söylerim özellikle ben ilkokul öğretmenim sevgili Ayşe Ulubilgeyi hiç unutmadım. Onu da yad ediyorum. Arkadaşlar amaç şu bizim siyasetle falan işimiz yok biraz evvel müdürümüz okula ilk gittiği günü anlatmışken bende o zaman size ilkokula nasıl başladığımı anlatayım mı?”

GENÇ OKUL ANILARINI ANLATTI

Şükrü Genç sözlerine şöyle devam etti; “1960 ihtilalin hemen sonrası Şahin Nigar İlkokulu. O dönemin müdürü sevgili İbrahim hocam yad ediyorum, mekanı cennet olsun. Anadolu’da biliyorsunuz çocuklar ne zaman doğarlar, nüfus kağıtları ne zaman çıkar belli olmaz. Benim de doğumuma göre nüfus kağıdım daha sonra çıkmış 1955 doğumlu gösterilmişim ve o anda 1954lüler okula başladılar. Okulda oturduğumuz eve çok yakın. Ben her sabah evden çıkıyorum okula gider gibi gidiyorum çocuklarla bahçede oynuyorum zil çalıyor onlar derse giriyor ben bahçede tek başına kalıyor onların çıkmasını bekliyorum tekrar derse giriyorlar tekrar bahçede kalıyorum derken bir gün müdürümüz İbrahim hoca dedi ki sen niye derse girmiyorsun senin niye? Önlüğün yok çantan yok. Dedim ki beni okula almıyorlar. Nasıl yani dedi. Sen kaç yaşındasın dedi. Söyledim e peki dedi sen niye derse girmiyorsun dediğinde dedim ki kaydımı yaptıramadım ve o ara çok enteresan okula kömür gelmiş öğretmenime dedim ki öğretmenim ben bu kömürü taşısam beni okula alır mısınız? Öğretmenim dedi ki sen bir babanı çağır bana. Babam tabii panik adamcağız acaba cam mı? Kırdı çerçeve mi? Kırdı diye büyük bir çekingenlikle ertesi gün okula geldi. Dedi ki ya bu çocuğun yaşını büyütün okula alalım ve iki ay ben kayıtsız idareten okula gittim zaman kaybetmemek arkadaşlarımdan geri kalmamak için. Yaş büyütme hikayesini de size söyleyeyim şimdi tabii bize kim şahitlik yapacak? Anacığımın, babacığımın çevresinde olan insanlar. Kim? anneannem. Kadıncağız zaten ürküyor. Devletin karşısında gelip hiçbir zaman durmamış ki şimdi namı değer esma hanım anneanneme soruyorlar diyorlar ki anacığım söyle bakalım bu çocuk kaç yılında doğdu? Vallahi diyor oğlum bilmiyorum ki 20 mi? desem 25 mi? desem o zaman diyorlar ki üniversiteyi de bitirdi herhalde hiç okumasına gerek yok ( gülüyor) sonra işte bizimde okula başlayışımız bu şekilde oldu diyen genç; bugünlerde sizlerin yetiştirdiği o fidanlarla karşılaştıkça onların kendilerine olan özgüvenlerini yaşadıkça inanılmaz derecede güven alıyorum ve inanılmaz derecede cesaretleniyorum. O yılgınlığımı kaybediyorum. Bizim Sarıyer akademinin sorumlusu Sami hocamla bir gün otururken akademi biliyorsunuz 7. sınıftan başlıyor çocuklar eğitime iki tane küçük kız çocuğu vardı kaça gidiyorsunuz dedim 3’e dedi. Derse mi geldiniz dedim yok ben ablamı bekliyorum dedi bir tanesi. Diğeri ise hiç konuşmuyor biri ne kadar çekingense öbürüde o kadar özgüven. Sami hocam beni gösterdi tanıyor musun kim dedi bu bey? Yok dedi tanımıyorum. Sami hoca dedi ki bak bu bey belediye başkanı deyince minik kız öyle mi kimliğinizi görebilir miyim dedi. Çıkarttım hemen kimliğimi gösterdim. Baktı evet belediye başkanıymışsınız sizi kutluyorum ve özür diliyorum dedi (gülümseyerek) şimdi bakın bu bir özgüven arkadaşlar ve bunu siz veriyorsunuz biz özgüvenli bir toplum olmak zorundayız. Ben bunu yurt dışında çalışırken yaşadım Bizlere bir algı var. Hepimiz bu algıyı biliyoruz. Ama bu algıyı kızarak bağırarak değiştiremeyiz. Bu algıyı sizlerin sayesinde değiştirebiliriz. Sizlerin yetiştirdiği geleceği bir sonraya bir sonraki nesillere emanet ederek o şekilde bu algıyı değiştireceğiz. Dünyanın en güzel ülkesiyiz. Dünyanın en güzel şeyleri bizde var ama birileri bizim o en güzel şeylere sahip olmamızı istemiyor. Birileri o en güzel şeyleri dünyayla paylaşmamızı da istemiyor. Siz öğretmen arkadaşlarımın sorumluluğu çok fazla. Bizler de yani bu yaşamın içinde olanlar yöneticiler yönetici sorumluluğunda, yurttaşta yurttaş sorumluluğunda olarak sizlere çok ciddi bir şekilde sırt vermek zorundayız. El uzatmak değil sırt vermek zorundayız. Sizlerin dertlerini en aza indirgemek zorundayız. Sarıyer belediyesi olarak bütün çalışma arkadaşlarımla bunları yapmaya çalışıyoruz. Sizlere bir gün yetmez ama bugün özel bir gün iş yaşamınızda çoluğunuzla çocuğunuzla hepinize sağlıklar diliyorum. Torunlarınızı da görerek onları da eğiterek iyi insan olmalarını sağlayarak ülkesini çok seven adam gibi adamlar yetiştireceğinize hiç şüphem yoktur dedi.

ŞÜKRÜ GENÇ ÖĞRETMENLERLE PASTA KESTİ

Konuşmanın sonunda Başkan Genç tüm öğretmenlerle birlikte pasta kesti. Saat 19:00 ‘da başlayan davet değerli sanatçı Songül Diyar’ın şarkı ve türkülerine halaylar eşliğinde eşlik eden öğretmenlerimizin daveti keyifli dakikalarla sona erdi.

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Bu haber 24 Kasım 2018 tarihinde yayınlanmıştır. (2 hafta önce)

Habere yorum yaz