Kılıçdaroğlu Adalet Yürüyüşü’nün yıl dönümünde Sarıyer’de konuştu

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

SARİYERGAZETESİ.COM – RUKİYE AY 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Sarıyer Belediyesi Boğaziçi Kültür ve Sanat Merkezi (BKSM)’de “Hak-Hukuk-Adalet” belgeselinin gala gösterimine katıldı. Kılıçdaroğlu, “Herkes için, 81 milyon için adalet istiyoruz” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanması üzerine Ankara Güvenpark’tan başlayarak İstanbul’da tamamladığı “Adalet Yürüyüşü”nün birinci yıldönümünde “Hak-Hukuk-Adalet” belgeselinin gala gösterimi Boğaziçi Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapıldı.

KAFTANCIOĞLU, “YÜRÜDÜK, YÜRÜYORUZ, YÜRÜYECEĞİZ”

Programın açılış konuşmasını yapan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, tarihteki Firavun’a direnen Piramid işçilerini, Spartaküs’ü, Gandi’yi, soykırıma karşı Kızılderililerin, maden işçilerinin Zonguldak’tan Ankara’ya yürüyüşlerini hatırlatarak sözü Adalet Yürüyüşü’ne getirdi. Kaftancığlu, “Bu ve daha nice yürüyüşlerin tek ve ortak bir evrensel mesajı vardı: Hak, hukuk, adalet. Yürüdük, yürüyoruz, yürüyeceğiz. O halde varız. Şu anda belki göremiyorsunuz ama salonda Enis Berberoğlu da var. O adaletin tecellisi ve halkın gerçekleri öğrenmesi için tam 165 gündür esarette direniyor” diyerek Berberoğlu’nu da andı.

“ASLA YALNIZ YÜRÜMEYECEKSİN” PANKARTI AÇILDI

Adalet yürüyüşünün 1 yıldönümünde yürüyüşe katılanların da bulunduğu gala gösterimi sırasında duygusal anlar yaşandı. Kılıçdaroğlu salonda eşi Selvi Kılıçdaroğlu ve Oya Berberoğlu ile birlikte oturdu. “Asla yalnız yürümeyeceksin” pankartı açılan törende önce Nurhayat Altaca Kayışoğlu sahne alarak, CHP’nin seçim şarkıları arasında da yer alan “Geliyoruz zincirleri kıra kıra hey” şarkısını seslendirdi. Kılıçdaroğlu da şarkıya salondakilerle birlikte alkışla eşlik etti.

Salona alkışlar ve “Hak, hukuk, adalet” sloganları eşliğinde giren Kılıçdaroğlu yaklaşık yarım saat süren konuşmasında salondan büyük alkış aldı. Önemli mesajlar veren Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şu şekilde:

“SEÇİMDE DE ADALET İSTİYORUZ”

“Bir Cumhurbaşkanı adayı hapiste, bir Cumhurbaşkanı adayından hiç kimse söz etmiyor, bir Cumhurbaşkanı adayı şöyle veya böyle dillendiriliyor. CHP’nin adayı, ‘Ayıp olmasın ona da televizyonlarda yer verelim.’ deniliyor. Ama bir beyefendi günün 24 saatinde, uyku dönemleri dahil neredeyse televizyonun tamamında yer alıyor. Seçimde bu mudur adalet? ‘Bu adalet.’ diyorsanız, gidin oyunuzu verin. ‘Bu adalet değildir, yanlıştır.’ diyorsanız, oy vermeyeceksiniz. Birisinin elini kolunu bağlayacaksın, diğerini günün 24 saati altına atı vereceksin ‘Koştur’ diyeceksin Türkiye sathında. Arabası, uçağı, binlerce koruması var, dünya kadar parası var, nereden geldiği belli olmayan serveti var. Seçimde adalet yok. Seçimde de adalet istiyoruz.”

“KAYBOLAN ADALET DUYGUSUNU YEŞERTMEK İÇİN YÜRÜDÜK”

“Adalet Yürüyüşü”nü, adalete özlem duyan herkes, geleceği aydınlatmak, uygar, medeni dünyada birlikte yaşamak, eğitimde, sokakta, caddede, medyada, seçimde, geçimde adalet için yaptıklarını anlatan Kılıçdaroğlu,  “Adalet yürüyüşünü, kaybolan adalet duygusu yeniden yeşertmek, kimse ötekileştirilmesin, kadın-erkek eşitliği olsun, medya bağımsız olsun, hakimler gerçekten hukukun üstünlüğü ve vicdanlarına göre karar versinler diye yaptık. Toplum öz güveni yüksek bir toplum haline gelsin diye, ‘Güçlü olan biziz. Kararı verecek olan biziz. Adaleti bu ülkeye getirecek olan biziz.’ algısını güçlendirmek için yaptık. Maltepe’de milyonlar vardı. Bir duvar vardı önümüzde. Şimdi o duvarı yıkma zamanı. Duvarı yıkmak hepimizin görevidir. Bu işin sağı solu yoktur, adalet herkes için ortak bir kavramdır. Kim adaletsizlik yapıyorsa, onunla mücadele etmek toplumun ortak görevidir” dedi.

“24 HAZİRAN’DA SANDIĞA GİDECEĞİZ”

“Hangi siyasi görüşten, hangi kimlikten, hangi inançtan olursak olalım adaleti ülkemizde tesis etmek zorundayız. 24 Haziran’da sandığa gideceğiz. 450 kilometreye yakın adalet için yürüdüysem benim bu milletten beklentim vardır. Bireysel hiçbir beklentim yok. Bu topraklarda bir çocuk yatağa aç giriyorsa, bir kişi haksızlığa uğruyorsa, asıl failler ellerini kollarını sağlayıp gezerken garibanlar içeri atılıyorsa, ihaleler yandaşlara dağıtılıyorsa, adaletli bir devlet yoksa, ben rahat değilim. Toplumun da rahat olmaması lazım.”

“GEÇİMDE DE ADALET OLMALI”

“Geçimde de adalet olmalı. Bir çocuğun bu cennet gibi vatanımızda yatağa aç girmesi, 17 milyon yoksulun olması adalet midir? Londra’daki tefecilere 151 milyar dolar faiz ödeyeceksin, 17 milyon insan ekmek peşinde koşacak burada. Bu mudur adalet? Herkesin karnının doyduğu bir Türkiye. Milyonlarca işsiz var. Milyonlarca insanın olduğu bir yerde, ‘İşsizliği şöyle çözeceğim, çözeceğim’ diye bir cümle kuramıyor. Çifitçi perişan, esnaf doğru dürüst siftah edemiyor, sanayici perişan. Bir iktidar rantiye sınıfına çalışırsa orada adalet olmaz. Çünkü çiftçi, esnaf, işçi, sanayici alınteri döker. Çalışan herkes alınteri döker. Alınteri dökmeyip havadan para kazanan bir sınıf vardır, onun adı da rantiyedir. Ve iktidar uzun süredir rantiyeye çalışıyor. Geçimde adaletin olması için gelir dağılımının adil olması lazım.”

“EĞİTİMDE ADALET OLMALI”

Eğitimde adalet olması lazım. Geldiğimiz nokta allak bullak edilen bir adalet sistemi var. Anne çocuğunu hangi okula gönderecek, hangi sınava girecek belli değil. 16 yılda 14 kez eğitim sistemini değiştiriyorsunuz, çocukları kobay olarak kullanıyorsunuz. Bir tarafta 25 kişilik sınıflar, öbür tarafta da birleştirilmiş sınıflar. Farkında bile değiller. Eğitimde de adalet, fırsat eşitliği. Çocuklarımızın bilgi ve becerilerini geliştirebilecekleri bir adalet sistemi istiyoruz.

“YAŞAMDA DA ADALET İSTİYORUZ”

Yaşamda da adalet istiyoruz. Hiç kimsenin kimliğinden, inancından, yaşam tarzından dolayı su çlanmadığı, saygı gördüğü bir Türkiye istiyoruz. Bu olmadığı takdirde gerilim çıkacaktır, insanlar birbirini sorgulamaya başlayacaktır. Son 16 yılda caddede, sokakta birbirimize selam veremez noktaya geldik. Bunların tamamının kalkmasını istiyoruz.

“MEDYADA ADALET İSTİYORUZ”

Medyada da adalet istiyoruz. Yüzde 90 medyayı kontrol altına alacaksın, vatandaşın derdini medya görmeyecek. Tek bir örnek vereceğim. Bir işsiz geldi TBMM’nin girişinde kendisini yaktı. Korkudan gazeteler, TV’ler haber yapamadılar. ‘Birini ürkütür müyüz’ diye. Ben Salı konuşmasında bunu gündeme getirdim, ondan sonra haber oldu. Ve beni eleştirerek haber oldu. Biz bu ülkede haktan, adaletten bahsediyoruz. Bir vatandaşımızın kendisini yakması ne demektir? Bıçağın kemiğe dayanması demektir. Adalet niye istiyoruz, kimse bu lafları etmesin, herkesin karnı doysun diye.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının sona ermesinin ardından “Hak-Hukuk-Adalet” belgeselinin gala gösterimi yapıldı. Programın sonunda Kılıçdaroğlu ve katılımcılar sahneye çıkarak “Adalet Yürüyüşü” marşını birlikte söyledi.

FOTO GALERİ

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Bu haber 14 Haziran 2018 tarihinde yayınlanmıştır. (6 ay önce)

Habere yorum yaz