Günde 4 saat yolculuğa kaç hikaye sığar?

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

SARİYERGAZETESİ.COM – RUKİYE AY – KÖŞE YAZISI

Her gün mesafeleri görmezden gelip yolda 4 saatini geçiren bir insan olarak, vapur, otobüs, minibüs, metro, metrobüs ve dolmuş gibi çokça ulaşım aracını kullanıyorum. Bu zaman diliminin büyük bir kısmı zihin yorgunluğunu hafifletmek için beynin kendi kendini motive etmesiyle geçiyor. Kulaklıkta hafiften bir müzik, sayfalar dolusu okunan kitaplar da diğer başlıca alternatiflerim arasında… Tabi bu arada çevreyi gözlemlemek de mesleki bir alışkanlık…

İstanbul’da yaşamak, böylesine geniş bir coğrafyada eğer medeniyet öğrenilmediyse “buradan başka İstanbul yok” tabiriyle sık sık dile getirilir. Çünkü toplum içerisinde uyulması gereken kuralların önemini dikkate almayan birey yaşamı bir kargaşaya sürükler. Sözün kısası, “saygı”, “hoşgörü” ve “empati” gibi kavramların başkenti İstanbul olmalıdır ki bu şehir daha yaşanabilir olsun. Ama maalesef günümüzde toplumda artık bireyin kendisine özsaygısı olmadığı kadar çevresine de olmadığını görüyoruz. Zaten empati kurabilmenin yani kendimizi karşımızdaki insanın yerine koyabilmenin en güzel yolu önce kendimize çeki düzen verebilmekten geçer. Yaşam ufak detaylarla belki de daha anlamlı. Çünkü aslında o detaylar yaşamın akışının en baskın tonundaki rengidir.

Yalnızlaştıkça bireyselleşen ve toplum olabilme yetisinden gittikçe uzaklaşan bir zamanda yaşıyoruz. Dolmuşta evine gidene kadar sanki özel aracındaymış gibi saatlerce yüksek sesle telefonda konuşanından tutun da, sarımsak kokusuyla etrafa nefes saçanlara, kulaklık takmadan yüksek sesle müzik dinleyenlere, oturdukları koltuktan arkaya kendilerini serbest bırakarak gerinenlere, oturdukları yerden daha fazla yer tutanlara, telefonunuzun ekranını dikizleyenlere, giyiminize puan verirmişçesine etrafı süzdükçe kendini daha da beğenenlere! Ne diyelim…

Bence tüm bunların yerine biraz toplu taşıma kuralı öğrenelim. Hatta ilköğretimde öğretilmişti hatırlayalım. Dünyanın kendi etrafımızda değil, kendi yörüngesi etrafında döndüğünü kabullenirsek belki hoşgörüyü az da olsa öğreniriz ne dersiniz? Eleştiriye açık olalım, hiç kimse mükemmel değildir. Ama her zaman daha iyi olmak ve kendini geliştirmek için bir çaba içerisinde olması gerekir. İnsan gün gelir kendi umursamazlığının bedelini bir başkasından göreceği saygısızlıkla öderse bir anlamı kalmaz.

İyilik ve güzellikten yana günler sizinle olsun…

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Bu haber 30 Kasım 2018 tarihinde yayınlanmıştır. (2 hafta önce)

Habere yorum yaz