AK Parti Sarıyer İlçe Başkanı Salih Bayraktar’dan Sarıyer Gazetesi’ne özel bomba açıklamalar; “Sizi evlerinizden atacaklar diyenlerin propagandasını bitirdik”

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

SARİYERGAZETESİ.COM – BEKİR BATU – ÖZEL RÖPORTAJ

AK Parti Sarıyer İlçe Başkanı Salih Bayraktar, Sarıyer Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Bekir Batu’nun sorularını yanıtladı. Gazetemiz ekibini makamında ağırlayan Bayraktar; “Yıllardır insanları AK Parti gelirse sizleri evlerinizden atacak, kovacak diye propaganda yapıyorlardı. İmar Barışı ile bu kirli propagandayı bitirdik. CHP’liler kurultay için daha 600 oyu sayamadı, merak ediyorum bunlar ülkeyi nasıl yönetecek? Sarıyer Belediyesi’nde hırsızlık ve yolsuzluk tavan yaptı. Belediyenin 500 milyon civarında borcu var. Şükrü Genç’i Ağır Ceza’dan FETÖ’cü hakimler kurtardı. Sarıyer’de yanlış işler yapan herkes mutlaka hesap verecek” diye konuştu.

AK Parti Sarıyer İlçe Başkanı Salih Bayraktar, ilçe başkanlığı binasında Sarıyer Gazetesi İmtiyaz Sahibi & Genel Yayın Yönetmenimiz Bekir Batu ve Haber Müdürümüz Rukiye Ay ile Reklam Müdürümüz Yasemin Cebeci’yi ağırladı. Sarıyer Gazetesi ekibine samimi açıklamalarda bulunan Bayraktar’ın sözleri ilçede gündeme bomba gibi düşecek. AK Parti İlçe Başkanı Bayraktar; İmar Barışı’ndan, CHP’deki iç sorunlara, Sarıyer Belediyesi’nde yaşananlardan FETÖ’cü Erkan Karaaslan dosyasına kadar pek çok konuda çarpıcı mesajlar verdi.

İMAR BARIŞI İÇİN 3 YIL UĞRAŞTIK

İlçe Başkanı Salih Bayraktar şunları söyledi; “İmar Barışı konusunda hükümetimiz çok önemli bir düzenleme gerçekleştirdi. Siyaset zaman zaman bunu kullanmış, bazı rant odakları bunu fırsatçılığa çevirmiş ve bugünlere gelinmiş. Tabi artık buna bir dur demek lazımdı ve yasal hale getirmek gerekiyordu. Bu durumu yasal hale getirmezsek suiistimaller devam edecekti. Biz bu anlayış ve düşünceyle dedik ki buna bir temiz sayfa açalım, yeni bir başlangıç olsun. Böylece İmar Affı’nı gündeme getirdik. Ama geçmişi de yasal hale getirelim dedik. 13 milyon binadan bahsediyoruz. Neredeyse Türkiye’nin tamamının problemi. Şimdi eğer biz bunu çözmezsek, vatandaşımız hukuken işgalci ve kaçakçı durumunda kalacak. Bu sefer ahlaki değerleri de çökertmiş oluruz. İmar Barışı yasası hiç kolay hazırlanmadı. Biz bununla tam 3 yıl uğraştık. Gece gündüz çalıştık. Bakanlık nezdinde toplantılar yaptık. Büyükşehir nezdinde, hocalarla bu işin gerçekte uzmanlarıyla bir sürü görüş alışverişinde bulunarak yasanın en doğru, en güzel ve en faydalısını çıkaralım istedik.

HİÇBİR SEÇİMDE İMAR SORUNUNU İSTİSMAR ETMEDİK

İmar problemi Sarıyer’de her seçimde vatandaşımızın, insanımızın önüne bir seçim malzemesi olarak konuluyordu. İnsanlarımızın duyguları ve hassasiyetleri sömürülüyordu. Ben buna şahsen üzülüyordum. İnsanlarımızın bu mağduriyetleri üzerinden siyaset yapılmasına gerçekten bir Sarıyerli olarak da üzülüyordum. 5 seçim geçirdim, hiçbir zaman bu sorunu bir seçim malzemesi olarak insanımızın önüne koymadım. Ama bu sorunu nasıl çözebiliriz bunun gayreti içerisinde olduk. Çok şükür hem Çevre ve Şehircilik Bakanımız, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız olsun, Cumhurbaşkanımız olsun bu konuda sonsuz desteklerini verdiler. Bu yasanın çıkmasıyla ilgili her türlü özveride bulundular ve riski aldılar, cesur davrandılar. Bu yasanın çıkmasına vesile oldular.

SİZİ EVLERİNİZDEN KOVACAKLAR PROPAGANDASI YAPILIYORDU

Bu yasa çıkmadan önce Sarıyer’de her seçimde şunu yapıyorlardı. Ak Parti belediyeyi alırsa; sizi buradan kovacaklar, atacaklar, evlerinizi yıkacaklar ve kendi müteahhitlerine peşkeş çekecekler… Siyasi argümanları hep buydu. Peki biz bu yasayı komisyona getirdiğimizde başbakanımız hiç istinasız açıkladığında o zaman da ne dediler? “Bu yasa zenginlere çıktı, yalılara çıktı” dediler. Yalıların böyle bir meselesi yok. Yalıların hepsi tarihi eser ve tescilli binalardır. Zenginin de böyle bir meselesi yok. Zengin birisi gidip de gecekondu yapmaz. Kaçak bir yapı yapmaz ona ihtiyacı yoktur. Ama sadece bir algı kirliliği yaparak bunun üzerinden siyaset yapmak adına böyle bir girişimde bulundular. Seçim öncesinde bu yasa hiçbir işe yaramaz, bununla sadece elektrik su bağlatırsınız diyenler, şimdi nerdeyse bu yasayı biz çıkardık diyecekler. Hatta önümüzdeki günlerde bunu diyecekler.

CHP’NİN İMAR BARIŞI’NI SAHİPLENMESİ, TOPLANTILAR YAPMASI BİZİ MUTLU ETTİ

Şimdi bakıyorsunuz Sarıyer’de CHP’liler imar barışı adı altında toplantılar yapıyor. Tamam güzel sahiplenin ama keşke baştan da sahiplenseydiniz bunu. Şu anda onların sahiplenmesi bizi çok mutlu ediyor. En azından vatandaş biliyor ki bu yasayı Ak Parti çıkardı. Ak Parti’nin çıkarmış olduğu yasanın doğru olduğunu gördüler ve bu yanlıştan döndüler. Bundan müteessir değiliz. O çalışmalardan da ayrıca mutluyuz. Gerçekten bizim adımıza da yasayı anlatıyorlar. Bu gelinen nokta açıkçası bizi mutlu ediyor. Ama keşke baştan da sadece oy ve seçim zamanı diye bunu yapmasalardı. İnsanın bir duruşu ve çizgisi olur. Ben bunu bilsem ki cahilliklerinden yaptılar tamam eyvallah, bilmediler anlamadılar bunun için yaptılar deriz. Ama öyle olmadığını biliyoruz.

Sadece bu insanları aldatarak ve kandırarak oy avcılığı yaptılar. İşte o zaman bu topluma bir görev düşüyor. Sen beni kandırdın mı, ben de seni hesaba çekerim. Bunu kim yaparsa yapsın, bunun A partisi B partisi olmaz. İnsanımızı kandıramazsınız. Bu kandıran biz olursak bizi hesaba çekecekler. Başkası olursa onu hesaba çekecekler. Çünkü doğruluk, dürüstlük ortak değerlerdir, her zaman üstün tutulmalıdır. Biz bunları üstün tutmaz ve toplumun bu değerlerini çökertirsek bunun üzerine ne inşa etmeye kalkarsak kalkalım ayakta kalması mümkün değildir.

SARIYER’İN SOKAKLARI BİRİLERİNE DAR GELECEK

Biz Sarıyer’de siyasette bir paradigma değişikliği yaptığımızı düşünüyorum ve kimsenin ne yaptığını da hiç dikkate almıyorum. Biz sadece işimize bakıyoruz. Başkalarının standartlarını da kendimize hiçbir zaman ölçü almadık. Bizim hedeflerimiz ve ilkelerimiz var. Bu yolda yürümeye devam ediyoruz. Kim ne yaparsa yapsın, bizi hiç ilgilendirmiyor. Dikkat ederseniz hiçbir zaman o onu demiş, şu bunu demiş diye hiç hesap yapmadık. Çiğ yemedik ki karnımız ağrısın. Allah’ın izniyle alnımız ak başımız dik. Sarıyer’in sokaklarında biz dolaşıyoruz. Ama şunu çok açık ve net söylüyorum. Bu Sarıyer’in sokakları birilerine dar gelecek. Neden çünkü biz kimin ne yaptığını, çok iyi biliyoruz. Sarıyer’de neler olup bittiğini çok iyi biliyoruz. Bunların hesabını da tek tek soracağız. Bunda çok kararlıyız.

Kimse neyse bilemiyorum ama bu insanların hakkını ve hukukunu çiğneyenlere hesabını soracağız.

Ben Salih Bayraktar olarak özellikle böyle mücadeleci bir insanım. Azimliyiz, kararlıyız ve sonuca odaklanan bir ekibimiz var. Bunun üstesinden inşallah geleceğiz. Bunu yaparken de toplumu da bunun içerisine katarak yapacağız. Bizim yöneticilik anlayışımızda ben yok, biz var. Herkes bu yönetimin içerisinde olacak. Herkesi yönetime katacağız, kimseyi dışarıda bırakmayacağız. Bizim yönetim anlayışımızda bu var. Ben Sarıyer’de doğdum büyüdüm, Sarıyer çok farklı kültürlere ev sahipliği yapan gerçekten önemli bir coğrafya. Ben burada doğduğumda komşularımız Ermeniler ve Rumlar’dı. Onlardan iyi şeyler de öğrendik, onların kültürlerinden de zenginliğimiz oluştu. Bunu genele de yaymak lazım: İnsanları ayırarak kutuplaştırarak yalnızlaştırmamamız lazım.

Ama Sarıyer’de adeta mahalle kültürünün yok edilmeye çalışıldığı bir gayreti görüyorum. Ama Sarıyer’in bir özelliği var. İstanbul’da hiçbir ilçede bulamayacağın 40 -50 yıllık arkadaşlıkların, dostlukların devam ettiği bir ilçe. Bunlar benim için değerli ve biz bunlara ne katabiliriz bunun peşinde olmalıyız, bu gayret içerisinde hareket etmeliyiz. Böyle yaptığımız zaman bu değerlidir, anlamlıdır. Size de faydası var, topluma da faydası var ama bunun dışındakiler çirkindir, zararlıdır.

İnşallah Sarıyer’i güzel günler bekliyor, o ışığı görüyoruz, hayallerimiz var Sarıyerle ilgili. O hayalleri hep birlikte sizlerin de desteğiyle gerçekleştiririz diye düşünüyorum.

SARIYER BELEDİYESİ’NDE GÖZ GÖRE GÖRE YOLSUZLUK VE HIRSIZLIK YAPILIYOR

Belediyecilik yaparken öncelikle şeffaf olmanız gerekiyor, orada bırakın meclis üyesini vatandaşa hesap verir durumda olmanız lazım. Hatta bu hesabı belli bir aralıkta vermeniz lazım. Ama maalesef bunlar yok, hep hesap vermekten kaçılıyor. Önerge veriyorsunuz, önergeye cevap alamıyorsunuz. Böyle durumlar söz konusu. Gelin kaçmayın, bir şey yoksa hesap vermekten niye kaçıyorsunuz, bu hesabı şeffaf bir şekilde verin. Bu sizin paranız değil milletin parası. Sizin paranız olursa bunu istediğiniz gibi kullanabilirsiniz kimse de size hesap soramaz. Orada istediğiniz bonkörlüğü yapabilirsiniz, israf edebilirsiniz ama milletin parasını gerçekten korumak ve kollamak zorundasınız. Milletin parasını korumak ve kollamakta çok hassas olacaksınız. Bu böyle olmalı ama biz maalesef Sarıyer Belediyesi’nde her türlü yolsuzluğun, hırsızlığın, arsızlığın yapıldığını; çok açık, net ve belgeleriyle, hatta kendi ağızlarıyla da itiraf edildiğini biliyoruz. 118 milyonluk işçi alım ihalesindeki teminat mektubunun sahte olduğunu belediye başkanı kendi ağzıyla itiraf etti. Peki ne yaptın? O müdürler neden halen yerinde duruyor?

Sen belediye başkanıysan burada olan bitenden sen sorumlusun. Ben yapmadım diye bir şey yok. Siz belediye başkanısınız, bir kenara kaçamazsınız.

FETÖ’CÜ ERKAN KARAASLAN GÜNLÜK 40-50 BİN LİRAYA DANIŞMANLIK YAPMIŞ

Diğer taraftan FETÖ’cü Erkan Karaaslan’a verilen ihaleler belli. Çok açık, gizli saklı değil. Danışmanlık hizmeti alımı adı altında milyonları vermişler. Nasıl bir danışmanlıkmış, nasıl bir hizmet alımıymış bu? Adamın günlüğü 40-50 bin liralara tekabül ediyor. Böyle bir danışmanlık ücreti var mı? Bunun gibi birçok mesele var. Sonra da belediyenin borcu 500 milyonların üzerine çıkmış. Nasıl çıkmaz ki herkes belediyeyi soyup soğana çevirmiş, yağmalamış resmen bir facia var ortada.

BELEDİYE BAŞKANI’NIN YERİNE BEN OLSAYDIM İSTİFA EDERDİM

Ben bugün böyle bir durumla karşılaşsam “Evet ben bunu engelleyemedim, böyle bir durum oluştu deyip istifayı basarım. Böyle bir şey yok ben yapmadım diyemezsiniz. Buranın başı sizsiniz, ben yapmadım dediğiniz halde adamlar orada duruyor. Evet teminat mektubu sahte kendi beyanıdır, verildiği bankanın şubesini biliyorsunuz Söğütlü Çeşme ama böyle bir şube yok. Teminat mektubu nakit para demektir. Biz bunu ortaya çıkarmasaydık, gitmişti. Biz çıkardık bunu ortaya.

Yargıda bazı soruşturmaların gizli şekilde gittiğini düşünüyorum. Erkan Karaaslan üzerinden soruşturmalar devam ediyor, bununla ilgili müfettişlerden bilgi alamazsınız zaten.

ŞÜKRÜ GENÇ’İ AĞIR CEZA’DAN FETÖ’CÜ HAKİMLER KURTARDI

Şükrü Genç, 2014 öncesinde Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyordu. Deliller, belgeler, tapeler hepsi ortada, davacı ortada ama bakıyorsunuz dosya ansızın Ağır Ceza’dan çıkarılıp daha hafif suçlara bakan Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderiliyor. Bunu FETÖ’cü hakimlerin yaptığını biliyoruz. İşbirlikçiler yaptı bunu, hukukçulara sorduğumuzda böyle bir hadisenin hiçbir eşi benzeri olmadığını söylüyorlar. Bir tek adamı cımbızla çeker gibi alacaksınız, Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderip oradan da beraat ettireceksiniz. Hepsi ortada, tapeler, alınan rüşvetler her şey ortada. Dosyanın bir kısmını yok etmişler.

Aşağı yukarı 2 sene takip etmişler dinlemeler ve tapeler var. Tapelerin birçoğunu yok ettiler, bazıları daha var, ama rezilliğin bini bin para. Sıkıntılar gerçekten çok büyük, şunu söyleyeyim biz bu mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz. Vatandaş bunu ne kadar sahiplenirse o kadar karlı çıkar, sahiplenmezse o yine vatandaşın bileceği iştir. Ben böyle yönetileceğim demesidir, biz bunu böyle okuruz, saygıyla karşılarız. Bizim sorumluluğumuz vatandaşı doğru bilgilendirmek, doğru yönlendirmek. Biz her zaman doğrunun yanında olacağız. Güzelin ve faydalının yanında olacağız. Ne pahasına olursa olsun biz Ak Parti olarak bilsek ki şu yalanı şu iftirayı atacağız ve seçimi kazanacağız asla böyle bir şeyin içinde olamayız. Ak Parti Teşkilatı ve Salih Bayraktar olarak bir iftiramızı, bir yalanımızı şöyle önümüze koyun, ben ertesi gün istifa ederim. Bu kadar da açık konuşuyorum. Bilmeden hata yapabilirim, hata yapmam demiyorum, insanız ama kasıtlı olarak biz böyle bir işin içinde olmayız. Bu kadar da iddialı konuşuyoruz.

BEN HİÇBİR MAKAMA ADAY OLMADIM, BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA DA ADAYIM DEMEM

Biz hiçbir zaman hiçbir makama aday olmadık. Yine de olmayacağım, açık söylüyorum. Böyle bir makama da aday değiliz. Bunun için de entrika, kulis filan da yapmam ilçe başkanlığına da ben aday değildim. Şartlar ne olur bilemem ama inşallah bu görevi bizden daha iyi yapacak bir arkadaş çıkar, bu yükü üzerimizden alır. Çok açık ve net söylüyorum. Ben açık ve net bir insanım. İnşallah bu yükü bizim üzerimizden alır, bizim işimizi kolaylaştırır. Onun için kimin belediye başkanlığına aday olacağı da çok önemli değil. Tabi ki önemli ama şu bir gerçek ki Ak Parti’nin hedeflerine, ilkelerine anlayışına uygun bir insanın burada aday olacağına inanıyorum, öyle de olacaktır. Onun dışında birisinin burada aday olması da hem doğru değil hem de mümkün değil diye düşünüyorum.

BELEDİYEYİ AK PARTİ ALIRSA, AYNI ZAMANDA SARIYER KAZANIR!

24 Haziran’da bir seçim geçirdik. Yeni hükümet sistemini oyladık ve burada da Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında 5 yıl milletimiz yetki verdi. Önümüzdeki 5 yıl bu ülkeyi Ak Parti hükümet anlayışı yönetecek, şimdi bizi yerel seçim bekliyor. Büyükşehir seçimi var, Sarıyer belediye seçimi var. Biz burada hükümet, Büyükşehir ve yerel ağı tamamlarsak Sarıyer buradan çok karlı çıkar.

Neden çünkü mukayese ettiğim zaman Ak Partili belediyelerle yönetilen ilçeleri aradaki çok büyük farkları çıplak gözle görebiliyoruz. Sarıyer aslında imkanlarıyla coğrafyasıyla çok daha güzel hizmetleri alabilecek vasıflara sahip bir ilçe. Ama maalesef Sarıyer şu anda bu hizmetlerden yeteri kadar nasibini alamıyor. Neden bir siyasi çekişmenin içerisine giriliyor, sen yaptın ben yaptım meselesi. Sarıyer buradan gerçekten ciddi bir kan kaybı yaşıyor. Önümüzdeki seçimde inşallah Sarıyer’i Ak Parti yerel yönetimiyle buluşturursak çok güzel hizmetlerden öteye burasının bir huzur ilçesi olacağını düşünüyorum. Bizim en önemli projemiz gençleri bu ülkeye kazandırmak, hepsini bilim adamı, doktor, mühendis yapma gayreti içerisinde olacağız. Bununla ilgili de ciddi çalışmalarımız var. Diğer taraftan gençlerin kötü alışkanlıklarından arındırılması bizim için çok önemli. Uyuşturucu başımızın belası. Bunları sadece emniyet tedbirleriyle çözmek mümkün değil. Eğitim tedbirleriyle bunun önlemini almayı planlıyoruz.

Tabi ki insanımızı ayrıştırmak kutuplaştırmak yerine birleştirmek, kaynaştırmanın arayışları ve mücadelesi içerisinde olacağız. Ben bunu önemsiyorum çünkü Sarıyer gerçekten çok farklı kültürleri içerisinde barındıran bir ilçe. Anadolu’nun değişik yörelerinden çok farklı insanların yaşadığı bir ilçe. Biz yeni projelerle bunu besleyerek insanımızın bu kültürel zenginliğini arttırmak istiyoruz. Sarıyer’i bir huzur ilçesi haline getirmek bizim en büyük amacımız.

Sonrasında tabi ki Sarıyer’i gerçekten insan onuruna yakışan bir ilçe haline getirmek. Sokaklarıyla, caddeleriyle, sosyal tesisleriyle, hastanesiyle, sportif faaliyetleriyle, spor tesisleriyle hepsini bir bütün olarak ele almak lazım.

Sarıyer bu imkanlara sahip ve bunu hak eden bir ilçe. Sarıyer’i AK belediyecilik ile buluşturursak Sarıyer’in kazanımları olur, 5 yılda Sarıyer’in çehresi değişir. Ak Parti yerel yönetim anlayışıyla Sarıyer’i buluşturursak bunların hepsi gerçekleşir. Biz de buna gereken desteği veririz. Sarıyer bu şansını kaybetmemiş olur. Biz geldik gidiyoruz. Ölümlü dünya, bugün başkanız yarın değiliz, işte bu fırsatları doğru değerlendirirsek kazanan kim olur elbette Sarıyer olur. Onun için süreci iyi okumak lazım, iyi değerlendirmek lazım. Doğru karar vermek lazım. Seçimi de ona göre yapmak lazım. Gerçekten dertliyiz. Ben Sarıyer’e geldiğimde adı terörle anılan mahalle sayısı 14 -15 idi. Bunları ilk defa konuşuyorum, arka planda ne mücadeleler verdiğimizi bir bilseniz, insanlara bu iş laylay lom geliyor. Bunu yaparken de bedenimizi ortaya koyduk. Armutlu’da bana saldırdılar. Orası neresi İstanbul’un göbeği.

Ak Parti teşkilatlarının bir saldırganlığını gördünüz mü? Biz buna müsaade eder miyiz? Hep saldırılan biz olduk. Bugüne kadar diktatör diyorlar ya, hangi gücü kullandık mağdur olan her zaman biziz. Ak Parti iktidarından önce bu insanlar mağdur edilmedi mi? O iktidarın gücü bu insanlara kullanılmadı mı? Kafasından başörtüler çekilip alınmadı mı? Başörtülü kızlarımız için ikna odaları kurulmadı mı? Bu mağduriyet değil mi? Bırakın insanları özgürce yaşasın. Şimdi bu dönemde Ak Parti iktidarı döneminde kime saldırıldı? Kimin özgürlüğüne dokunuldu? Var mı böyle bir şey?

Ülkede demokratik bir seçim oluyor. Halkın yüzde 52’si oy veriyor. Seçim bittikten sonra da herkes liderinin etrafında toplanıyor. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı’na saygı duymak zorundasınız. Sen seçilirsen de gel, sen doğru projeleri koy, sen seçil. İnsanları aldatarak, kandırarak değil, şimdi neyi yapıyorlar dertleri ne? Sadece ve sadece önümüzdeki yerel seçimlerde belediye başkanlıklarını belirleme, kapma oradaki rantı yönetmek. CHP’nin başka bir meselesi yok, ülkeye hizmet etmek katkı sunmak gibi bir dertleri yok. Daha Kurultay için 600 oyu bile sayamadılar ülkeyi nasıl yönetecekler?

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Bu haber 27 Ağustos 2018 tarihinde yayınlanmıştır. (4 hafta önce)

Habere yorum yaz