Arif Verimli; “Teknolojiyi çocuklara yasaklamak yerine doğru kullanımını öğretmeliyiz”

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

SARİYERGAZETESİ.COM – BEKİR BATU – ÖZEL RÖPORTAJ

Zekeriyaköy’de hizmete giren Prof. Dr. Arif Verimli Özel Çocuklar Eğitim Rehabilitasyon Merkezi kapılarını Sarıyer Gazetesi’ne açtı. Prof. Dr. Arif Verimli ve eşi Aydan Verimli sorularımızı yanıtladı. Yaşadığımız çağın teknolojik gelişmeler açısından geçiş dönemi olduğunu belirten Verimli, “Teknoloji kullanımına aileler son derece hassas oldukları için her davranışı bağımlılık olarak niteliyorlar. Ama çocuklara cep telefonu ve interneti yasaklamak ya da sınırlamak yerine onlara doğru kullanmasını öğretmeliyiz” dedi.

Sarıyer’de içerik olarak böyle bir rehabilitasyon merkezi bildiğim kadarıyla yoktu. Prof. Dr. Arif Verimli Özel Çocuklar Eğitim Rehabilitasyon Merkezi projesi nasıl gelişti?

10 yılı aşkın zamandır meslek hayatımda yaşadıklarımdan dolayı böyle bir yer açma fikrim vardı. Benim pek fazla zaman ayırmam mümkün olmadığından eşime “bu işi yapar mısın” diye teklif ederdim. Sonrasında burası bize bahçe içerisinde ferah bir yer olduğu için uygun geldi. Bu projeyi tasarı halinde eşime açtım sağ olsun kendisi destekledi. Bütün amacım eğitim dışı kalmış, aileleri zorlayan çocukları biraz daha toplumsallaştırabilmek, anne babalara biraz ferah zaman sağlayabilmekti. Çocukları eğitime vakit ayırırken anne babalar da o vakitlerini kendilerine ayırsınlar gibi bir düşünceyle hareket ettik. İnsanlığa kendi ölçümüzde bir nebze de olsa katkıda bulunarak onların hayatlarını onarabilirsek ne mutlu bize diye düşündük. 9 Temmuz itibariyle de tüm ekibimizle hizmete açıldık.

Kaç yaş aralığındaki çocuklara hizmet veriyorsunuz? Kişilik olarak hangi sıkıntılar veya rahatsızlıklarla ilgili konularla ilgileniyorsunuz?

Normal okuldan yararlanamayan, örneğin down sendromu, otizm, rett sendromu, ağır zeka gerilikleri, konuşma bozuklukları, yaygın gelişimsel bozukluk ve özgül bozukluk gibi geniş profilde çocukluk hastalıklarında eğitim vermeyi hedefliyoruz. Yaş grubu olarak 4-5 yaşından başlayıp 18 yaşına kadar olan profili içinde hareket edeceğiz. Örneğin, çocukta her şey normal sadece beyinsel anlamda matematik ya da okuma-yazma alanı problemliyse bu özgül bozukluktur. Bunun tedavisine yardımcı olabilmeyi amaçlıyoruz.

Sadece Sarıyer genelinde mi hizmet vereceksiniz yoksa İstanbul’un değişik ilçelerinden gelecek vatandaşlar da yararlanabilecek mi?

Aydan Verimli: İstanbul’un değişik ilçelerinden yararlanabilecekler. Servis hizmetleri de planlıyoruz. Hacıosman Metrosu’ndan saatlik ring seferleri yapacağız. Örneğin bir öğrencimiz Habibler’den gelecek. Servis hizmetimiz olmasa da ailesi getirecek. Bakırköy’den gelecek 3 öğrencimize servis hizmetimiz olacak.

Peki, seanslar nasıl oluyor? Pazartesi Salı bir grup gibi mi sabah gelip akşam mı çıkıyorlar?

Devletin desteklediği bir grup var. Sağlık raporu almış oradan Rehberlik Araştırma Merkezleri’ne (RAM) başvurmuş ve tedavi masraflarını devletin karşıladığı kişiler. Devlet raporlu olan öğrenci rahatsızlığını ispatladıktan sonra ayda 8 saat bireysel, ardından grup derslerini ödüyor. Artı özel biçimde bu işin finansmanını yapacaklar planlandı genel anlamda. Dolayısıyla toplam kapasitemiz yani raporlu öğrenci kapasitemiz 300. Fiziki imkanlarımız yeterse bunun dışına çıkabiliriz. Fiziki imanlarımızı bu nedenle geliştirmek istiyoruz. Bir de raporlu olup da velinin ekstra getirdiği öğrenciler var. Devletin verdiği saat ona yeterli gelmediği için “çocuğumun 10 saat daha ders almasını istiyorum” diyenleri de alabiliyoruz.

Özel Kağıthane Nar Tanesi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’yle sizin çalışma birlikteliğiniz oluyor mu?

Aydan Verimli: Prof. Dr. Arif Verimli Özel Çocuklar Eğitim Rehabilitasyon Merkezi olarak çok yeni bir merkeziz. Gideceğimiz yerleri araştırarak sürdürdüğümüz saha çalışmalarız devam ediyor. Arif Bey öğrencilerin kesin teşhisle gelmesini istiyor. Bunun için de burada çalışan psikologumuz var. Çocuğu teşhisini değerlendirerek verileri Arif Bey’e sunuyor. Son olarak Arif Bey öğrencinin sonuçlarını değerlendirip, örneğin Down Sendromu ise kesin teşhisle merkezimize alıyor. Bizim amacımız kesin teşhisi koyup ailelere ona göre yardımcı olmaktır. Bunlar kişinin hayatını değiştirebilecek küçük müdahaleler. Hayata bir derecelik katkı vermenin devamı geliyor.

Ailelerin çocuklarıyla ilgili endişeleri neler?

Ailelerin tek korkusu “benden sonraya kalırsa çocuğum ne yapabilir” oluyor. Yani çocuklar hastalıklarını bile bilmiyorlar ama aileler çok daha zor durumdalar. O yüzden kendilerine yapabilecekleri şeylere en üst noktada yapabilirlerse ve biz de buna katkıda bulunursak ne mutlu bize diyeceğiz. Çocukların aileleri de çok ciddi psikolojik desteğe muhtaç ve mutsuz durumdalar. İleriki dönemlerde Pazar günleri ailelere çalışma arkadaşlarımız ve profesyonel ekiplerce psikolojik anlamda destek vermek için toplantılar düzenleyeceğiz. Oradan da herhangi bir ücret talep etmeyeceğiz. Bu tür problemler eğer bir çocuğun üzerinde varsa ve daimi kalınıyorsa ona en az 2 kişi bakmak zorunda kalıyor. Bir kişi yetmiyor. Anne yardım ediyor diyelim ama anne yemek yaparken çocuğu 5 dakika bırakabilir. O anda da çocuğun başına kötü şeyler gelebilir. Dolayısıyla bir psikiyatrik problemi bulunan özürlü bir birey 2 kişiyi ekonomiden düşürür. Çok varlıklı olmadıkça tedavi, ilaç ve doktor masrafları aileleri oldukça olumsuz etkiliyor. İşten ve üretimden uzak geçen dönem ekonomik zaman kaybına yol açarak aileyi yavaş yavaş düşürüyor.

Prof. Dr. Arif Verimli Özel Çocuklar Eğitim Rehabilitasyon Merkezi’nde kaç personeliniz var? Burada verilen eğitimle ilgili bilgi alabilir miyiz?

Haftanın diğer günleriyle birlikte Cumartesi günleri de açığız. Sadece Pazar günleri kapalıyız. Biz burada şimdilik minimal personelle ilerliyoruz. Okul müdürümüz ve koordinatörümüzün beraberinde eşim Aydan Hanım genel işleri organize ediyor. Eşimle burayla ilgili her konuda sık sık telefonlaşıyoruz. Ekibimizde deneyimli psikolog bir arkadaşımız da var. Çocukların hayat öykülerini teker teker geniş bir şekilde alarak sağlıkla ilgili bir dosya hazırlıyoruz. Nerede müdahale gerekecek ne yapılacak onu belirliyoruz ona göre hizmet sunuyoruz. Eğer aile problem varsa o aileleri de sanıyorum hafta sonları özellikle Pazar günleri eğitime almayı planlıyoruz.

Bir de çağımızın hastalığı teknolojik bağımlılık var. Aileler çocuklarının tedaviye muhtaç bir şekilde bağımlı olduklarını anlayamayabilir. Bunun bir kıstası var mıdır? Merkezlere gelmeden evde de alınabilecek tedbirler var mı?

Yaşadığımız 10 yıl tam bir geçiş dönemi oldu. Daha önce teknolojik haberleşmenin ve bilgi iletişim sistemlerinin hayatta en az olduğu dönemin anne ve babaları, teknolojiyi sonuna kadar yaşamış çocuklarla uğraşıyor. Dolayısıyla teknoloji kullanımına karşı anne babalar son derece hassaslar ve her davranışı bağımlılık olarak niteliyorlar. Bu benim günlük hayatımdan edindiğim bir bilgidir. Oysa teknolojik gelişmeleri, haberleşmeyi, interneti, yazışmaları, bilgisayarı, tableti, cep telefonlarını gündemden çıkarabilmemiz mümkün değil. Cep telefonsuz ve televizyonsuz günlere geri dönemeyiz. Bütün mesele şudur; çocuklara cep telefonu ve interneti yasaklamak ya da sınırlamak yerine onlara doğru kullanmasını öğretmeliyiz. Örneğin şiddet içeren bilgisayar oyunları var. Şiddet içeren bilgisayar oyunlarından mümkün olduğu kadar çocukların uzak durmasını sağlamamız gerekiyor. Bilgisayar oyunlarından uzak tutmak çare değil ama şiddet içerenlerden uzak tutmayı sağlayabiliriz. Sınırlamalar çocuğu tatmin edecek şekilde olmalıdır. Dolayısıyla anne-babaların kendi bilgilerini geliştirmeleri gerekiyor. Çocuğunuz 10-12 yaşında ama ailesi cep telefonunu kullanmasında onun kadar usta değildir. “Gel bakalım Ahmet benim şu telefonumu yap” deyip ondan yardım istiyorsunuz. Lokantaya gidince çocuk anne babayı rahat bıraksın diye eline tablet veriyorlar ama “eve gidince oynama” gibi eksikler içeren bir eğitim yaklaşımının içinde olamayız.

Peki, internet kullanımında süre sınırlaması makul bir çözüm müdür? Bunu nasıl çözebiliriz?

Genel anlamda şöyle diyebiliriz, düşünce ve hayat alanınızın yüzde 70’ini kapsamadığı sürece alarma geçmenize gerek yok. Bazı Amerikan filmlerinde görürsünüz bilgisayar başında hackerlar vardır. Bilgisayarın başından kalkmazlar, cips yerler ve hepsi de kiloludur. Çocuklara bunları anlatarak daha sağlıklı bir hayat için nasıl davranacağını örneklendirebiliriz. Ancak bir defa anlatmak yetmez bizzat örnek de olmak gerekir. Anne baba çocuğuna örnek olmalıdır. Çocukların bundan mahrum edilmesini yanlış buluyorum. Mahrum edilmeden doğru kullanmasını öğretmek gerekiyor.

Otizm veya down sendromu özelliklerini taşıyan bir çocuğun ailesiyle birlikte kurumunuzdan yararlanabilmesi için nasıl bir yol izlemesi gerekiyor?

Öncelikle bu konuda devletimizin her türlü takdirin üstünde bir desteği var. Bu nedenle çocuğun teşhisiyle alakalı resmi kurumlara başvurup, teşhisi aldıktan sonra da rehberlikle eğitim araştırma merkezlerine gidip Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı özel eğitim gerektiğine dair raporlarını alacaklar. Bir de isteyen bireyler bunun dışında kendileri de merkezimize direk başvurabilirler. Ama ihtiyacı olan insanları daha öncelik vermeye çalışıyoruz. Önce resmi poliklinikler ve resmi çocuk psikiyatrlarına arkasından da rehberlik eğitim araştırma merkezlerine başvurarak raporlarını alıp istedikleri bir yerle anlaşacaklar. Çocuğun alması gerekli eğitimle ilgili bir planlama yapılacak. Bunun dışında isteyen herkes bu konuda bizim deneyimli arkadaşlarımızdan da bilgi alabilir. Öte yandan çocukların başına gelebilecek olan kazalarla ilgili merkezimizde hepsinin önlemini almaya çalışıyoruz.

ADRES: Zekeriyaköy Mahallesi Benjamin Sokak No: 1/L

Sarıyer / İstanbul (Zekeriyaköy Acıbadem Karşısı)

Tel & Fax: (0212) 201 61 73

Gsm: (0532) 304 80 11

www.arifverimliozelegitim.com

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Bu haber 26 Temmuz 2018 tarihinde yayınlanmıştır. (3 hafta önce)

Habere yorum yaz