Belgrad Ormanı Koruma Gönüllüleri Derneği Başkanı Abdülkadir Bilge; “Arboretum, yeni evlenen çiftlerin fotoğraf stüdyosuna döndü”

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Sarıyer Gazetesi’nin sorularını yanıtlayan Belgrad Ormanı Koruma Gönüllüleri Derneği Başkanı Abdülkadir Bilge, Bahçeköy’deki Atatürk Arboretumu’nun asıl amacından giderek çıktığını ve yeni evlenen çiftlerin fotoğraf stüdyosuna döndüğünü söyledi. Bilge; “Belgrad Ormanları’na yılda 400 bin araç, 1.5 milyon kişini giriyor. Doğayı korumak için gerekli ek önlemler alınmalı “dedi.

SARİYERGAZETESİ.COM- HABER MERKEZİ

2012 yılında doğasever ve sanatseverlerin bir araya gelerek kurdukları ‘Belgrad Ormanı Koruma Gönüllüleri Derneği’ 2017 yılında projelerini arttırarak devam etti. Derneğin başkanlığını yürüten ve Sarıyer’de pek çok konuda çalışmalara öncülük eden Abdülkadir Bilge ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Abdülkadir Bey, dernek olarak misyonunuz nedir?

Bilinçli, olayları sorgulayan, düşüncelerini özgürce ifade etmekten korkmayan bunları yaparken ahlaki değerleri ön planda tutan, yüreklerindeki sevgiyi çoğaltmaya çalışan ve bunları ilişkilerinde kullanacak bireyler yetişmesine ön ayak olmak.

Peki 2017 yılında ne gibi faaliyetleriniz oldu?

Sosyal sorumluluk projelerimizi arttırdık, Sarıyer’de yaşayan engelli vatandaşlarımıza elimizden geldiğince yardım ettik. Tekerlekli sandalye, hareket edebilen yatak gibi bunun yanı sıra Alzheimer hastası olan vatandaşlarımızın yakınlarına konusunda uzman psikolog arkadaşlarımızla psikolojik yardımda bulunduk.

Peki sanatsal olarak ne gibi faaliyetleriniz oldu?

Sanatsal açıdan derneğimiz bünyesinde bir sanat evi oluşturduk. Bahar aylarında ormanımızda geleneksel bahar pikniği düzenledik, bunun yanı sıra Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde, sanat güneşimiz Zeki Müren’i anma konseri düzenledik. Sanat korosu oluşturarak müzikle ruhsal sıkıntıların giderilmesi anlamında çalışmalarımız oldu.

BOSEF’i anlatabilir misiniz?

Fotoğrafçılık kulübümüz BOSEF’le birlikte İstanbul’un çevresindeki köyleri fotoğraflayarak, kentleşmenin bu bölgelere nasıl tahribat verdiğini tespit ettik. Ahşap oymacılığı, resim, seramik, heykel, bahçıvanlık, atölyelerimizde bireysel becerilerimizi geliştirecek, ruhsal olarak bizleri rahatlatacak çalışmalar yaptık.

Öğrenciler için ne gibi çalışmalar yaptınız?

Eğitim için İstanbul dışından Sarıyer’e, Bahçeköy’e gelen genç arkadaşlarımıza İngilizce, Fotoğrafçılık ve Resim dersleri verdik. Bunların dışında sonbaharda konularında uzman arkadaşlarımızla; doğa yürüyüşleri düzenleyerek, insanlarımıza doğa sevgisini aşılamaya çalıştık, bu geziler sırasında arkadaşlarımıza doğayı, tabiatı tanıttık özellikle de mantarları anlattık.

Eğitimleri kimler veriyor?

Bu dersleri, eğitimleri bizden hiç bir ücret talep etmeden gönüllülük esasını özümsemiş eğitimci dostlarımız sayesinde yaptık ve derslerimize, eğitimlerimize katılan vatandaşlarımızın hiç birinden en ufak bir ücret talep etmedik, etmiyoruz.

Peki Abdülkadir Bey, İstanbul’da gün geçtikçe artan bir Arboretum trendi var bunu nasıl yorumluyorsunuz?

Doğaseverler olarak en çok sıkıntı yaşadığımız konulardan bir bu diyebilirim. Belgrad Ormanı içinde kurulan 9 tane tabiat parkı var, Atatürk Arboretum’u da bunlardan biri, insanlar buraya hafta sonları adeta akın ediyorlar, üzücü olan şu Arboretum içinde ne bir koruma muhafızı var, ne de burayı gelenlere anlatacak bir rehber. Arboretum adeta evlenen çiftlerin fotoğraf stüdyosu haline dönmüş durumda. Oysa Arboretum demek; “çok çeşitli ağaç ve ağaççıkların bulunduğu, bu amaçla özel olarak hazırlanmış botanik bahçesi” demek. Burası aynı zamanda öğretici bir bilimsel alan olmakı.

Belgrad Ormanı’na, resmi verilere göre yılda giren araç sayısı bu yıl 400 bin, insan sayısı 1 buçuk milyon. İstanbul gibi bir metropolde insanlar yeşil sıkıntısı çekiyor doğal olarak Belgrad Ormanı’na yöneliyorlar, önlem alınmazsa yakın gelecekte bu durum ormanlarımızı sıkıntıya sokacak.

Sizce ne gibi tedbirler alınmalı?

Öncelikle Belgrad Ormanı, Muhafaza Ormanı olarak kalmaya devam etmeli, tabiat parkı statüsü kaldırılmalı. Tabiat Ormanı’na örnek olarak Mehmet Akif Tabiat Parkı’nı inceleyebiliriz. Kentli – orman ve kent – orman içi dinlenme alanları arasındaki ilişkiler İstanbul ölçeğinde değerlendirilmeli ve planlanmalı. Belgrad Ormanı tek elden sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte bir danışma kurulu oluşturularak bilimsel verilerle yönetilmelidir.

Halkımıza doğa ve çevre bilincini geliştirici paneller ve toplantılar yaparak bu bilinci arttırmaya çalışmalıyız, doğa hepimizin ve bozulursa bir yedeğinin olmadığının bilincini her bir vatandaşımıza anlatmalıyız.

Peki son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Öncelikle çalışmalarımızda bize destek olan tüm dostlarımıza ve kurumlara çok teşekkür ederiz. Tüm insanlarımızın bu vesileyle yeni yıllarını şimdiden kutlar, yeni yılın ülkemize huzur, barış ve bereket getirmesini dilerim.

        

Beğen
Beğendim Sevdim Komik İlginç Üzüldüm Kızdım

Bu haber 7 Ocak 2018 tarihinde yayınlanmıştır. (7 ay önce)

Habere yorum yaz